|
Tweet | Tarih: 04-01-2022 10:39 |
İş dünyası Türk Lirasına karşı güveni sağlayacak adımlar atılmasını, güven veren enflasyonla mücadele programının açıklanmasını beklerken, Merkez Bankası yönetiminin de bu yüksek enflasyona yol açan politika hatalarının sorumluluğunu üstlenmesi istedi.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Davut Çetin, TUİK’in Aralık ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.
Tüm sektörlerde yaşanan maliyet artışlarına ve bu durumdan olumsuz etkilenen KOBİ’lerin finansmana ihtiyacı olduğunu belirten Çetin, ekonomi yönetiminin güven veren bir enflasyonla mücadele programı açıklaması gerektiğini kaydetti. Çetin, şöyle devam etti.
‘’TÜFE ve ÜFE’deki Aralık ayı oranları son 30-40 yılın, yıllık oranlar ise 2001 krizi sonrasının en yüksek enflasyon oranlarıdır. TUİK tarafından açıklanan enflasyon, finans sektörü uzmanlarının beklentilerini aşmış olsa da reel sektör hesaplamalarının altında kalmıştır. Reel sektörde maliyet artışları üç haneli rakamlara çoktan ulaşmıştır.’’
''Enflasyon sepetinde revizyon yapılmalı''
TUİK’in yüzde 36 olarak ilan ettiği ''TÜFE hesabında yer alan bazı kalemlerin soru işareti yaratmaya devam ettiğini'' ifade eden ATSO Başkanı Çetin, şunları kaydetti:
‘’TUİK’e göre enflasyon gıda ve ulaştırma grubu ağırlıklıdır. Gıda tarafında buğday-un, yağ, et, süt ürünleri fiyat artışları etkili olmuş, sebze-meyve grubu ise gıda enflasyonunu frenleyici rol oynamıştır. Ulaştırma tarafında ise akaryakıt ve otomobil zamları enflasyonu yükselten kalemlerdir. Buna karşılık giyim grubu enflasyonu yüzde 20 olarak belirlenmiştir, oysa TUİK sepetinde giyim grubundaki bütün kalemlerin fiyat artışları çok daha yüksektir. Kira enflasyonu mevzuat gereği yüzde 12 olarak açıklanmaktadır. Oysa bu da gerçekçi değildir. Enflasyon sepetinde de revizyon ihtiyacı görülmektedir. Ortalama enflasyon sepetinin ve enflasyon hesabının toplumun farklı kesimlerinin durumunu yansıtmadığı, alternatif hesaplamaların da yapılabileceği açıktır.’’
''Maliyet artışları üç haneye ulaştı''
''TUİK Yİ-ÜFE hesaplamasının nispeten daha gerçekçi olduğunu ve sektörlerin genelinde üç haneye ulaşan maliyet artışını daha iyi yansıttığını'' ifade eden Çetin, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
‘’Yıl başında yapılan ve 2021 enflasyonuna dahil olmayan zamlar, özellikle elektrik ve doğal gaz zamları, birçok sektörümüz için altından kalkılamayacak bir yük doğurmuş, girdi maliyetleri-ücret-fiyat hesaplamaları altüst olmuştur. KOBİ’lerimizin önemli bir kısmı halkın satın alma gücünün düşmesi nedeniyle maliyet artışlarını fiyatlarına yansıtamamaktadır.’’
Kayıt dışılığın ve haksız rekabetin arttığı bu dönemde KOBİ’lere finansman desteği verilmesinin kalıcı bir çözüm olmasa da aciliyet kazanan bir önlem haline geldiğine vurgulayan Çetin, ‘’Enflasyondaki bu tırmanmanın geçici olmasını temenni ediyoruz ve firmalarımızın soğukkanlı olmasını istiyoruz. Hükümetin KGF destekli kredi, sübvansiyon ve vergi indirimi paketlerini gecikmeden açıklamasını bekliyoruz’’ dedi.
''TL’ye güveni tesis eden adımlar atılmalı''
Merkez Bankasının enflasyonla mücadeleyi terk ettiğini ifade eden Davut Çetin, şunları dile getirdi:
‘’Merkez Bankasının, aylardır yaptığımız uyarıları cevapsız bırakarak beklentileri yönetememesinin, gerçekçi olmayan faiz indirimine giderek enflasyonla mücadeleyi terk etmiş görünmesinin maliyetini şimdi üç haneye giden enflasyonla maliyet artışlarına dayanamayan iş dünyamız da ödüyor. Merkez Bankası yönetimi bu yüksek enflasyona yol açan politika hatalarının sorumluluğunu üstlenmelidir. Ekonomi yönetimi TL’ye güveni tesis ederek döviz kuru-enflasyon sarmalını kıracak adımlar atmalıdır.’’