DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gaziantep’te düzenlediği basın
toplantısında 6 Şubat’ta on bir şehirde büyük yıkıma yol açan depreme ilişkin
sorular sordu. Vatandaşların sorduğu soruları iktidara yönelttiğini söyleyen
Babacan, “Gün, bu soruları sorma zamanıdır. Gün, şeffaf şekilde sorularla
yüzleşme zamanıdır. Gün, vatandaşımıza gerçekte ne olduğunu anlatma
zamanıdır” dedi.
Depreme hazırlık senaryolarını, raporları, eylem planlarını, depremden sonra
arama kurtarma ve yardımlaşma çalışmalarındaki gecikmeyi masaya yatıran
Babacan şöyle konuştu:
“Kullandığım tek kelimeyi takip ediyorlar, ‘Duymadık’ demesinler”
“Baştan söyleyeyim. ‘Ali Babacan Gaziantep’te bir basın toplantısı yapmış,
haberimiz yok’ demesinler. İki saatlik televizyon programında kullandığım tek
bir kelimeyi takip edip ağzına dolayan bir hükûmet var. Bilmedik, duymadık
falan yok. Vatandaşımız bu soruların cevabını bekliyor.”
‘Kurumlar niçin gecikti? Böyle bir afete karşı gerçekten hazır mıydı?’
“AFAD’ın çok önceden hazırladığı bir Müdahale Planı vardı. Arama-kurtarma,
sağlık, yangın, güvenlik, trafik, haberleşme, enerji, tahliye, ulaşım, beslenme,
barınma hizmetlerinden sorumlu kurumlarımızın hazır olması ve derhal
müdahale etmesi gerekiyordu. Bu kurumlar ne zaman harekete geçtiler? Niçin
geciktiler? Kurumlarımız böyle bir afete karşı gerçekten hazır mıydı? Yoksa bu
hazırlıklar kâğıt üzerinde kalan bir egzersizden mi ibaretti?”
‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi AFAD’ı zayıflatmış mıdır?’
“AFAD eskiden Başbakanlığa bağlı bir kurumdu. Diğer bakanlıklar arasında
koordinasyon yapma gücü ve pozisyonu vardı. Daha sonra bir bakanlık altında
sıradan hale getirildi. AFAD uzmanlarıyla karar vericiler arasına uzun
mesafeler konuldu. Sistem değişikliğiyle, tüm koordinasyon Beştepe’de
toplandı. Soruyorum: Pek çok kurumu sıradanlaştırsan, Beştepe dışındaki her
kurumu önemsizleştiren Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi AFAD’ı
zayıflatmış mıdır? Kurumun koordinasyon kabiliyetini yok mu etmiştir?”
‘Ulusal Deprem Stratejisi Eylem Planı’na ne oldu?’
“AFAD, 2012-2023 yıllarını kapsayan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı
hazırlamıştı. Bu plan o günkü Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girdi. Bu
planın uygulamasının 2023 yılında tamamlanması hedefleniyordu. Bu eylem
planına ne oldu? Bu planda yer alan çalışmaların ne kadarı hayata geçti?”
‘2017 yılında tamamlanmış olması gereken hedefe ne oldu?’
“Başta okul ve hastaneler olmak üzere, Türkiye’deki bina envanteri çıkarılacak
ve mevcut yapılar hasar görebilirlikleri ve riskleri esas alınarak
gruplandırılacaktı. 2017 yılında tamamlanmış olması gereken bu hedefe ne
oldu? Özellikle deprem yaşadığımız 11 ilimizde kamu binalarının hasar
görebilirlikleri ve riskleri belirlendi mi? Belirlendiyse gereği olarak ne yapıldı?
Ya da bu çalışma hangi illerde tamamlandı? Okul, yurt ve hastanelerin hangi
ilimizde ne kadarı tarandı? Okul, yurt ve hastanelerden hangileri hakkında
yıkım, güçlendirme veya kullanım kararı verildi? Bunların ne kadarı yıkıldı?
Güçlendirilecekse, projeleri yapıldı mı?”
‘Sosyal medya kısıtlamasıyla kurtarma çalışmalarına engel
olduğunuzu düşünüyor musunuz?’
“Afet sonrasında iletişim konusunda ne yaptınız? Sosyal medya kısıtlaması ile
kurtarma ve yardımlaşma çalışmalarına engel olduğunuzu düşünüyor
musunuz? Vatandaşımızın haber alma özgürlüğüne engel olduğunuzu
düşünüyor musunuz?”
‘Personel sayısı yeterli mi görüldü, yetersizlik öngörülmesine rağmen
takviye mi edilmedi?’
“AFAD’ın 2022 Performans Programı kitapçığında ‘1789 arama kurtarma
personelimiz var’ diyor. Soruyorum: Kamu, özel kuruluşlar, askeri ve sivil
kuruluşlar, belediyeler, itfaiye gibi kurumların bünyelerinde bulundurdukları
toplam arama kurtarma personeli sayısı kaçtır? Bunun envanteri afet
öncesinde AFAD’da var mıydı? Afete müdahale edebilecek arama kurtarma
personel sayısı yeterli mi görüldü yoksa yetersiz olduğu öngörülmesine
rağmen takviye edilmedi mi?”
‘AFAD koordinasyonundaki gönüllülerden kaçı 48 saatte çalışmalara
başladı?’
“Afetlerin sık yaşandığı ülkelerde çok sayıda gönüllü eğitiliyor ve afet anında
derhal mobilize oluyor. Koordinasyon içinde çalışıyor. Bu depremde AFAD’ın
eğittiği, mobilize ettiği, koordine ettiği gönüllü sayısı kaçtır? Bu gönüllülerden
ilk 24 saatte, ilk 48 saatte kaç tanesi afet bölgesinde çalışmalara başlamıştır?”
‘Tatbikatın raporları ortada yok, tespit edilen eksiklikler nelerdi?
Neden giderilemedi?’
“AFAD’ın 9-10-11 Ekim 2019 tarihinde Kahramanmaraş merkezli bir deprem
senaryosu tatbikatı yaptığını biliyoruz. Kahramanmaraş Pazarcık ilçesinde 7,5
büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği ve 7 ilin bu depremden
etkileneceği öngörülmüştü. Bu senaryoya göre yapılan tatbikatın sonucu ne
olmuştu? Hangi kararlar alınmıştı? Tatbikatta tespit edilen eksiklikler nelerdi?
Tatbikatın raporu ortalarda yok. Eksikler tespit edildiyse neden bugüne kadar
o eksiklikler giderilmedi? Bu tatbikatı ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşacak
mısınız?”
‘Kaç canımızı kaybedeceğimizi tahmin etmiştiniz?’
“2019 tatbikatına göre kaç binanın yıkılacağını öngörmüştünüz? Kaç canımızı
kaybedeceğimizi tahmin etmiştiniz? Yine bu tatbikata göre kaç arama
kurtarma personeline, kaç adet çadır ve battaniyeye ihtiyaç olacağı
hesaplanmıştı? Ulaşımdaki aksamalar nasıl giderilecekti? Kesintisiz
haberleşmeyi nasıl sağlayacaktınız? 2019’daki tatbikatın ardından ne
yaptınız?”
‘Deprem uyarıları dikkate alındı mı?’
“Kahramanmaraş’ta 6 ay evvel başta İl Başkanımız olmak üzere, sivil toplum
kuruluşları ve diğer siyasi partilerin il başkanları deprem uyarıları yaptı. Bu
uyarılara cevap verildi mi? Bu uyarılar dikkate alındı mı?”
‘AFAD lojistik depolarındaki malzemeler eksiklik nedeniyle mi,
plansızlık nedeniyle mi ulaştırılamadı?’
“Depremin olduğu bölge ve yakınında AFAD lojistik depoları olduğunu
biliyoruz. Ama vatandaşlarımız soruyor: Bu depolarda depremden önce kaç
adet çadır ve çadır içi malzeme bulunuyordu? Bu malzemeler neden bölgeye
derhal ulaştırılamadı? Malzeme eksiği nedeniyle mi yoksa lojistik planlama
yapılmadığı için mi vatandaşlarımız mağdur oldu? Yoksa Cumhurbaşkanın
talimatıyla yangın söndüren itfaiye gibi, AFAD da talimat gelmeden
depolardaki malzemeleri dağıtmaya başlayamadı mı?”
‘Dayanışmaya niçin mâni oluyorsunuz?’
“AFAD tüm yardımlara el koyup kendisi dağıtmaya çalışıyor. AFAD’ın
imkanlarının sınırlı olduğunu bile bile vatandaşlarımızın kendi aralarındaki
dayanışmaya niçin mâni oluyorsunuz?”
‘Asker ve polislerimizin neden ilk anda kurtarma çalışmalarına
katılmaları sağlanmadı?’
“Askeri kuruluşlar ve emniyet mensupları arama kurtarma faaliyetlerinde
planlama kapsamına alındılar mı? Kurumlar arasında böyle bir protokol var
mıydı? Özellikle asker ve polislerimizin, aldıkları eğitim gereği, derhal
müdahale etmeleri mümkünken, neden afetin olduğu ilk anda kurtarma
çalışmalarına katılmaları sağlanmadı, sağlanamadı?
‘Neden ilk 48 saatte sistem felç oldu?’
“Gittiğim 10 şehirde de duyduğum cümle: ‘İlk 48 saat kimse bize yardım
etmedi’. Kahir ekseriyeti. Neden o ilk 48 saatte sistem adeta felç oldu? Niye
işler yürümedi?”
‘AFAD ile maden işletmeleri arasında protokol var mı?’
“Maden işçileri, yaptıkları iş gereği, hepsi birer doğal arama kurtarmacı.
Maden işletmeleriyle ve çalışanlarıyla AFAD arasında önceden yapılmış bir
protokol var mı? Vatandaşımız acıyla soruyor: Maden işçileri arama kurtarma
çalışmalarına niçin çok geç dahil oldular?”
‘İlk 48 ve 72 saatte toplam kaç enkaza müdahale edildi?’
“Bölgeyi incelediğimizde ve vatandaşlarımız ile konuştuğumuzda birçok
aksayan hizmet olduğuna tanık olduk. Ama bunlardan en önemlisi arama
kurtarma faaliyetleriydi. İlk günlerde enkazın çok küçük bir bölümüne
müdahale edilebildiğini gördük. İlk 48 saatte ve ilk 72 saatte, toplam kaç
enkaza kurtarma amacıyla müdahale edildi?”
‘Hangi enkaza müdahale edileceği nasıl belirlendi?’
“Hangi enkaza müdahale edileceği ya da hangi enkaza müdahale
edilmeyeceği nasıl belirlendi? AFAD buradaki koordinasyon görevini nasıl
yaptı? Yeterli sayıda olmayan arama kurtarma personeli ile enkaza müdahale
ederken önceliklendirme nasıl yapıldı? Kuralı var mıydı?”
‘Yerli ve yabancı ekipler AFAD ile neden uyumlu bir saha çalışması
yürütemedi?’
“Sahadaki arama kurtarma ekiplerinin takibi neden sağlanamadı? AFAD
dışından arama kurtarmalara dahil olan yerli ve yabancı ekipler AFAD ile
neden uyumlu bir saha çalışması yürütemedi? Gönüllülerin koordinasyonu
niçin gecikti? AFAD’ın irtibatta olduğu gönüllülerin sayısı yeterli miydi? Bu
gönüllü vatandaşlarımıza gerekli arama kurtarma ve yardım dağıtım eğitimi
verilmiş miydi?”
‘Ses dinleme ve termal kamera AFAD envanterinde var mıydı?’
“Arama kurtarmada hayati öneme sahip ses dinleme ve termal kamera gibi
cihazların AFAD envanterinde olup olmadığını vatandaşımız merak ediyor. Çok
önemli cihaz; betonun arkasını gösteriyor. Bunlardan AFAD envanterinde var
mıydı? Kaç adet vardı? Bunlar öyle büyük bütçe şeyler isteyen değil. Devlet
bütçesinin yanında bunlar hava cıva.”
İHA tespitinden sonra yönlendirme neden yapılmadı? Kimden talimat
beklendi?
“Devletin elinde uçak ve helikopterin yanı sıra insansız hava araçları var. Tüm
bu araçların koordinasyonu ile havanın aydınlanmasıyla beraber derhal yıkılan
konutlar, yollar, köprüler tespit edilebilir. Teröristlerin bütün hareketleri an an
izlenebiliyor. Daha sonra ‘İHA’larla tespit ettik’ dediler. Yıkımın tespiti ile
yardımlar hemen yönlendirilebilecekken ve AFAD kanun gereği bu yetkiye
sahipken ilk günlerde bu yönlendirme neden yapılamadı? Talimat mı beklendi?
Kimden talimat beklendi?”
‘Vinç ve iş makineleri niçin derhal seferber edilmedi?’
“Enkaz kaldırma çalışmaları için vinç ve iş makinelerine ihtiyaç var. Bu
araçlar niçin derhal seferber edilmedi? Bu araçlar şehirlerin girişindeki
parklarda dururken ilk 1 gün, 2 gün çoğu şehirde niye vinçler, kepçeler,
dozerler harekete geçmedi? Kimden talimat beklendi?”
‘Gecikme ve yetersizlik sebebiyle kaç vatandaşımız hayatını kaybetti?’
“Belki de en önemli soru: Arama kurtarma faaliyetlerindeki gecikme ve
yetersizlik nedeniyle kaç vatandaşımız hayatını kaybetti?”
‘Haberleşme sistemi niçin çöktü?’
“Afet ve acil durumun tümüyle yönetilmesi açısından haberleşme sistemlerinin
daima faal olması hayati önem taşıyor. Bazı bölgelerde haberleşme sistemi
niçin çöktü? Neden iletişim kurulamadı? Hatay’da telefonlar 6 gün boyunca
neredeyse tamamen kesikti. AFAD’ın bu konuda hiç hazırlığı yok muydu?
Bırakın AFAD’ı, Silahlı Kuvvetlerimizin Allah korusun acil bir askeri operasyon,
savaş olur… Cep telefonu sistemine bağlı bir iletişim düşünebilir misiniz?
Silahlı Kuvvetlerimizin böyle bir kapasitesi olmadığına inanmıyorum. Mutlaka
vardır. Devreye sokuldu mu?”
‘Yurtdışından gelen ekipmanların reddedildiği doğru mu?’
“Mobil şebekelerde yaşanan aksaklıkları gidermek için, yurtdışından gelecek
ekipman ve uydu sistemlerinin geri çevrildiği söyleniyor. Bunu da duyduk.
Bizde yeteri kadar baz istasyonu yok, tamam. Yetkililerin reddettiği doğru
mu?”
‘Vatandaşımız hangi ihmaller nedeniyle bir damla suya muhtaç kaldı?’
“Deprem sonrası ilk birkaç gün bazı bölgelerde vatandaşlarımız temel gıda
ürünlerine ulaşamadı. Soruyorum: Vatandaşımız hangi ihmaller nedeniyle bir
tas çorbaya, bir damla suya muhtaç kaldı?”
‘Kimliği tespit edilemeyenlerin sayısını ne zaman açıklayacaksınız?’
“Arama kurtarma çalışmalarında enkaz altında ulaşılamayan ve ‘kayıp’ olarak
sınıflandırılan vatandaşlarımızın sayısını kamuoyu ile ne zaman
paylaşacaksınız? Kaç vatandaşımız hayatını kaybetmiş? Kaç vatandaşımızın
cenazesi enkaz altından çıkmış? Kimliği tespit edilen ve edilemeyen kaç
vatandaşımız var?”
‘İmar barışından faydalanmak için depreme dayanıklılık raporu
istendi mi? İstenmediyse niçin?’
“Afet bölgesinde, 2018’deki imar aflarından yararlanarak Yapı Kayıt Belgesi
alan yaklaşık 300 bin yapı var. Bu yapıların ne kadarı depremde yıkıldı? İmar
barışına giren yapılar kayıtta, yıkılan binalar da… Karşılaştırın, bakalım ne
kadar örtüşüyor. 1. derece deprem bölgesi olduğu bilinen bu bölgede,
binaların imar barışından faydalanabilmesi için depreme dayanıklılık raporu
istendi mi? İstenmediyse niçin istenmedi?”
“‘Asrın felaketi ise niçin müteahhitlerle ilgili yargı süreci başlatıldı?’
“Yaşanan gerçekten ‘asrın felaketi’ ise, ‘Asrın felaketi, tabii ki yıkım olacak’
diyorsak, o zaman niçin müteahhitlerle ilgili hızla bir yargı süreci başlatıldı?
Sorumluluk sadece müteahhitlerde miydi? Müteahhitleri denetleme görevini
yürütenlerin sorumluluğu yok muydu? Savcılıklar niçin sadece bu binaların
müteahhitleriyle ilgili işlem başlatıyor da asıl bu binaları denetlemekle görevli
olanlar hakkında bir süreç başlatmadı?”
‘Olası kast veya bilinçli taksirle öldürmekten davalar açılacak mı?’
“Depremde yıkılan binaların enkazından bilirkişi eşliğinde örnekler alınmadan,
neden enkaz toplama işlemine girişildi? Yıkılan her bir binanın analizi
yapılacak mı? Nasıl yapılacak? Yaşanan can kayıpları ve ardından mali zararlar
için adli ve idari soruşturmalar yürütülecek mi? İhmallerin tespiti hâlinde olası
kast veya bilinçli taksir ile insan öldürmekten davalar açılacak mı?”
‘Yüzde 98 rakamının kaynağı nedir? Hangi rapora dayanmaktadır?’
“Sayın Erdoğan, yıkılan yapıların yüzde 98’inin kendi iktidarı döneminden
önce yapıldığını söyleyiverdi. Sahadaki durum bu rakamın doğru olmadığını
gösteriyor. Son 20 yıl içinde inşa edilen binlerce yapının çöktüğünü gördük.
Sayın Erdoğan’a soruyorum: Yüzde 98 rakamının kaynağı nedir? Hangi kamu
kuruluşunun hangi raporuna dayanmaktadır?”
‘Hasar tespit çalışması ne kadar sürecek?’
“İlgili bakanlıkta, yapıların hasar derecesiyle ilgili rapor hazırlayan uzman
personelin sayısı yeterli midir? İzmir depreminde çok daha az sayıda bina
hasar görmesine rağmen haftalar süren bu hasar tespit çalışması bu
depremde ne kadar sürecektir? Bu konuda meslek örgütlerinin birikiminden
ve uzman personelinden istifade etmeyi düşünüyor musunuz?”
‘Tahliyeler için deprem öncesinden planlamalar yapılmış mıydı?’
“Deprem sonrası afet bölgesinden tahliyeler için deprem öncesinden
planlamalar yapılmış mıydı? Eğer yapıldıysa, bu tahliye planları niçin zorlaştı?”
‘İşyeri zarar görenler ve serbest çalışanlar için gerekli planlamalar
yapılmakta mı?’
“Deprem sonrası yaşanan iç göç için, göç alan şehirlerimizde bir planlama ve
yönlendirme var mı? Afet bölgesinde yaşanan deprem ile birlikte işyeri zarar
gören esnaf, sanayi kuruluşları ve serbest çalışanlar için gerekli planlamalar
yapıldı mı?”
‘Depremde kaç hastane yıkıldı?’
“Afet nedeniyle kaç hastanenin yıkıldığı halen açıklanmadı. Bizim bildiğimiz,
İskenderun Devlet Hastanesi’nin A Bloğu, Hatay’da iki devlet hastanesi ve
birçok özel hastane yıkılmış veya kalıcı zarar görmüştür. Depremde yıkılan
hastane sayısı kaçtır? Bu hastaneler neden yıkılmıştır? Deprem riskine dair
bilgiye rağmen hastaneler neden depreme karşı güçlendirilmemiştir?”
‘Bağış ve yardımlardan yapılan harcamalar açıklanacak mı?’
“AFAD ve diğer kurumlar bünyesinde toplanan bağış ve yardımlardan,
nerelere ne kadar harcama yapıldığı ve yapılacağı kamuoyuna şeffaf bir
şekilde açıklanacak mı?”
‘Sadullah Ergin’in hikayesi herkesin ortak hikayesi’
“Yakın çalışma arkadaşlarımdan Sadullah Bey’in, Sadullah Ergin’in aile
apartmanını depremin üçüncü günü Hatay’da gördüm. Yerle bir olmuştu. İş
makineleri ancak dördüncü gün enkaza girdi. Girildikten sonra da ancak
yakınlarının cansız bedenlerine ulaşabildi. En zoru, kendi elleriyle son görevini
yerine getirdi. Tüm bu şehirlerde bildiğimiz, bilmediğimiz hikayelerin çoğu
böyle. Sadullah Bey’in hikayesi, herkesin ortak hikayesi…”
‘Ölüm istisna olacakken her yerde’
“Yıkım istisna olacakken yıkım her yerde. Ölüm istisna olacakken ölüm her
yerde. Kurtarmak kural olacakken kurtarmalara ‘mucize’ gözüyle bakılıyor.
Vatandaşımız mucizeye mahkûm olmuş durumda. Hak değil, reva değil.”
‘Devlet niye var?’
“Devlet niye var? Yaşatmak için var. Devlet her bir vatandaşımızın yaşaması
için var. Devlet tüm bu yıkımlara mâni olmak için var. Vatandaşımız,
oturduğu binaya ‘afete dayanaklı’ diye ruhsat veren, oturma izni veren kamu
kurumuna güvensin diye devlet var. Bina yıkıldıktan sonra, hemen arama-
kurtarma ekibi oraya ulaşsın diye devlet var. Yakınının acısını bile
yaşayamadan, tek tek onların toprağını kendisi kazıp kendisi gömmesin diye
devlet var.”
‘Garson devlet istiyoruz’
“Sayın Erdoğan’ın ve küçük ortaklarının sebep olduğu bu devlet yönetme
anlayışını reddediyoruz. Yaşamı tanımayan, vatandaşının canını enkaz altında
kendi kaderine terk eden bu anlayışı reddediyoruz. Bu karda kışta yerle bir
olmuş şehirlere gerekli araçları gönderemeyen bu anlayışı reddediyoruz. Yerin
altında kalanlara, yakınlarının duası dışında hiçbir şey bırakmayan bu anlayışı
reddediyoruz. Biz yaşatan devlet, milletine hizmetkar devlet istiyoruz.
Rahmetli Erbakan’ın tabiriyle garson devlet istiyoruz.”