DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, dün akşam Twitter’da açılan “Ali Babacan ve ODTÜ öğrencileri” adlı sohbet odasına katıldı. Babacan, binlerce kişinin dinlediği odada ODTÜ öğrencilerinin kampüste gerçekleştirdiği protestoyu değerlendirdi.
ODTÜ’de severek okuduğunu, her köşesinde anılarının bulunduğunu, ODTÜ’lü olmaktan gurur duyduğunu belirten Babacan, ODTÜ’deki planlanan programının fotoğraf çekimi olduğunu söyledi.
Fotoğraf çekiminden sonra genel merkezde sohbet programının planlandığını dolayısıyla vaktin çok sınırlı olduğunu ifade eden Babacan, “ODTÜ bizim yerimiz. ODTÜ’ye girip çıkmak için kimseden izin alacak halimiz de yok. Kendi okulumuz. Başka bir zaman nasıl olsa uğrarız, fotoğraflarımızı çektiririz. Bizim kendimizi anlatacağımız çok ortam ve imkân var. Ama bazı gençlerimiz kendilerini ifade etmekte her zaman ortam bulamıyor. Kampüslerde kendini ifade etmek ihtiyaç. Çok eşit durumda değiliz. Onun için oradaki gençlerin tamamen fikir özgürlüğünü kullandığını düşünüyorum. Şiddete kaçmayacak şekilde yapılan protestolar ve yürüyüşler Anayasamızda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne çok açık hürriyet alanları. Hatta mevzuata göre izin alınmadan yapılması gerekiyor. Bu konularda çok rahat olmamız gerekiyor” dedi.
"Konuşan Türkiye'den korkmamak lazım"
Herkesin birbirini dinlemeye istekli olması gerektiğini, “konuşturmamanın, söz vermemenin” arzuladıkları Türkiye tablosunu yansıtmadığını ifade eden Babacan, hangi görüşten olursa olsun dinlemekten yana olduğunu belirtti ve “Herkesin fikrini açık açık söylemesinden yanayım. Konuşan Türkiye’den korkmamak lazım” ifadelerini kullandı.
Babacan, şöyle devam etti:
"Geçmişi değerlendirirken bir dönemi tamamen siyah, bir başka dönemi tamamen beyaz olarak değerlendirmemek lazım. Artılarıyla eksileriyle mümkün olduğunca objektif değerlendirme yapmakta büyük fayda var. Türkiye’nin zamanında başarılı olduğu alanlar oldu. Bunda benim ve arkadaşlarımın da az ya da çok katkısı oldu. Ben hep özgürlüklerden yana oldum. Bugünkü olayları da öyle görüyorum. ‘Ali Babacan’ın konuşmasına karşı bir durum yoktu, gelseydi konuşabilirdi’ diyen arkadaşlar var. Türkiye Komünist Gençliği, Marksist Fikir Topluluğu gibi grupların el ilanları, duvara astığı afişler var. Arkadaşlar konuşmak istiyorlarsa konuşmaya her zaman hazırız. Genel merkezimiz olur, başka bir ortam olur. Ama onlar konuşmaya ve dinlemeye hazır olurlarsa her zaman hazırız. O konuda çok rahat olmaları gerektiğini söyleyeyim Açık çek vereyim. Konuşmaktan korkmamamız lazım.”