|
Tweet |
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Finlandiya ile İsveç’in bekleme odasına alınması geldiğimiz bu aşamada akla yatkın en doğru seçenektir" dedi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, siyasi ve fikri görüş ayrılıkları ortak milli ve manevi değerlerdeki kenetlemenin önünde engel teşkil etmesi gerektiğini söyledi.
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki hapis cezasına değinen Bahçeli, "Yargıtay tarafından verilmiş kararın hitamında zillet ortak paydasında buluşan bütün partiler ağız birliği halinde aynı kaftana sarılmışlardır. Bizim doğrudan muhatabımız söz konusu marjinalleşmiş ve kriminal bir vaka haline gelmiş il başkanı değildir, nihayet Türk yargısı hükmünü vermiş ve konu kapanmıştır" diye konuştu.
"Cumhurbaşkanına terbiyemizin müsaade etmediğinden dolayı ağzımıza alamadığımız şekilde hakaret ederek suç işlemiştir" diyen Bahçeli, verilen cezanın onandığını ifade ederek, "CHP Genel Başkanı bize açık açık söylemelidir; Türk devletine seri katil iftirasının yanında mıdır, karşısında mıdır?" diye sordu.
Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu şimdi iyi dinle; bebek katilinin posterleri altında şarkılı türkülü konser veren sözde sanatçı müsveddelerine sahip çıkmak zulmün ta kendisidir. Kürtçe müzik yasak diyerek toplumu kamplaştırmak zulümdür. Zulüm, devlete katil demektir. Zalim ise buna ses çıkarmayan alçaktır" ifadesini kullandı.
"Siyaset yasağıyla tasfiye"
Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:
"Tarihin hiçbir döneminde milletimizin sinesinden zalim çıkmadı, tiran çıkmadı, bundan sonra da çıkmayacaktır. Türk milletinin her ferdi onurludur, saygındır, eşit haklarla ve hürriyetle yaşamaktadır. Tam tersi iddia ve isnadın figüranları hakikatin aydınlığında gözlerini kapatan siyaset yarasalarıdır.
CHP’nin İstanbul il başkanı için siyaset yolu kapanmış, artık siyaset yasağıyla tasfiye olduğu hukuken netleşmiştir. Bu kapsamda kesinleşen ceza bir yıldan fazla olduğu için gerek Milletvekili Seçim Kanunu gerekse de Mahalli İdareler Kanunu mucibince tartışmaya mahal kalmamıştır. Siyaset suçun ve suçlunun himaye edileceği bir alan olamaz.
Siyaset devletin ve milletin hükmü şahsiyetine, insan hak ve onuruna saldırıların sevk ve idare merkezi hiç olamaz. Kim suç işlemişse bunun bedeline katlanmak durumundadır.
Tunceli’de bir HDP’li milletvekilinin şerefli Türk polisine taş atması da suçtur, ihanettir, bir terör yöntemidir. Askerimize, polisimize uzanan eller kırılmalı, uzanan diller koparılmalıdır. Herkes haddini bilsin, hukukun sınırlarını zorlamaya, milletini sabrını sınamaya asla heves etmesin, bunu aklında dahi geçirmesin."
İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği
Bahçeli, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışma ortamının "bölgesel ve küresel boyutlarda tehlikeli sonuçlara kapı açtığı" ifade ederek, şunları söyledi:
"Özellikle ABD’nin öncülük yaptığı Batı bloku tehdit algılamalarını Ukrayna’yla sınırlı tutmaktansa Doğu Avrupa’dan İskandinav ülkelerine kadar yayma, krizin çapını esnetme gayretindedir.
Adeta bir dünya savaşının test sürüşü yapılmakta, cephe hatları kalın şekilde çizilmekte, stratejik mevzilere biteviye tahkimat ve yığınak faaliyeti sistematik olarak devam etmektedir.
Bize göre gidişat normal, barışçıl gayretleri destekleyici ve dahası hayra alamet değildir. Gelişmeler kaygılı bekleyişleri, kabus senaryolarını, kara kampanyaları teşvik etmiş, tedavüle sokmuş haldedir.
İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyesi olmasıyla ilgili sürecin tartışmaya açılması, önemle ifade etmek isterim ki, Ukrayna savaşının dozajında, kapsamında ve şiddetinde azalmaya değil, bilakis artışa, kronikleşmesine ve hatta küreselleşmesine yol açabilecektir."
"Bekleme odasına alınsın"
Bahçeli, partisinin bu konudaki yaklaşımını özetle şöyle aktardı:
"-Ukrayna’da savaş sürüyorken, Rusya’nın tahrik edilmesi, bölgesel gerilimi daha da sertleştirecek maksatlı ve marazi tertiplerin NATO’yu Rusya sınırlarına tutundurması dünya barışına hizmet eden bir hedef olamayacaktır."
"-Milliyetçi Hareket Partisi, NATO’nun genişleme ve doğuya açılma stratejisini bugünkü statükoda ve siyasi angajmanlar muhtevasında oldukça mahsurlu değerlendirmektedir."
"-Finlandiya ile İsveç’in NATO’ya alınması demek Ukrayna savaşının uzaması, hatta coğrafi olarak genişlemesi demektir ve bize göre böylesi bir niyet insanlık suçudur, uluslararası norm ve değer piramidinin yıkımı anlamına gelecektir."
"-Hem Finlandiya hem de özellikle İsveç’in Türkiye düşmanlarına nasıl kucak açtığı herkesin bildiği gerçekler arasındadır. PKK’nın, FETÖ’nün, DHKP-C’nin barınağı, ikmal ve ihanet merkezi İsveç’tir."
"-Finlandiya ile İsveç’in bekleme odasına alınması geldiğimiz bu aşamada akla yatkın en doğru seçenektir."
"-Kuzey Avrupa’nın mezkur iki ülkesinin NATO’ya girmesiyle ilgili hazırlık süreci, bir bakıma tehditleri Batı Avrupa’dan süpürme ve uzaklaştırma sinsiliğinden başka bir şey değildir. Bunu görüyoruz, bu sarih gerçeği fark ediyoruz. Batı Avrupa’ya yüklenen ağırlık Kuzeye kaydırılacaktır.
Baltık Denizi ve mücavir bölgeleri askeri ve siyasi kutuplaşmalara havale edilecektir."
"-Milliyetçi Hareket Partisi Finlandiya ile İsveç’in NATO üyeliğini zamansız, yersiz, gereksiz olarak değerlendirmekte ve soğuk bakmaktadır."
"Bu topyekun savaştır"
"-ABD, yani müttefikimiz, NATO’da beraber olduğu Türkiye’ye yaptırım uygularken, terör örgütlerini bundan muaf tutmuş, kollamış, pozitif ayrımcılık muamelesi yapmıştır. Bu küstahlık bize reva mıdır? Bu kadir bilmezlik bize hak mıdır? Bu kifayetsizlik meşru mudur? Böylesi kasıtlı ve kindar tutuma hangi vatan evladı tamam diyebilecektir?"
"-NATO’nun genişleme patikasına girebilmesi için Türkiye’nin tavrı belirleyicidir. Çünkü NATO kararı, 30 üye ülkeden her birinin müşterek şekilde vereceği oyun sonucudur ki, tüm kararlar oy birliğiyle somutlaşmaktadır."
"-Milliyetçi Hareket Partisi’nin kanaati bellidir: ABD’nin Batı’yı ve NATO ülkelerini konsolide etmek için fırsat gördüğü Ukrayna savaşı bitmeden, ateşkes ve barış rejimi temin ve tesis edilmeden NATO’ya yeni üye katılımı insanlığı yeni bir ateşe sürükleyecektir."
"-Finlandiya ve İsveç’in muhtemel çok riskli NATO üyeliği, Avrupa’nın güvenlik haritasını kaotik ölçülerde güncellemekle kalmayacak, var olan dengeleri sarsarak Rusya’yı daha farklı ve kuvvet kullanımını provoke eden bir pozisyona taşıyacaktır."
"-Herkesi uyarıyorum, bunun sonu ve sonucu barış değil, topyekûn savaştır. Türkiye barışın, huzurun, istikrarın, demokrasinin, insan hak ve hukukunun yanındadır, mazlumların da sonuna kadar davacısıdır."
"Bir siyaset dehasıydı"
Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk yalnızca duygusuyla değil, yalnızca heyecanıyla değil; aynı zamanda akıl, sabır, ihtiyat, strateji, iman, denge, sorumluluk ve milli değerlerle hareket ettiğini belirterek, "Zorluklar karşısında geri adım atan değil, üstüne üstüne giden, sonuç almak için direten, direnç gösteren azim ve irade sahibi bir kumandandı. Zulme ve zulmete boyun eğen değil, bunlara karşı direnen ve kazanan, başka seçeneği aklının ucuna getirmemiş bir siyaset dehasıydı" dedi.
Atatürk'ün, 103 yıl önce Samsun’a çıkarak sönmeyecek bir meşaleyi tutuşturduğunu anlatan Bahçeli, şunları söyledi:
"19 Mayıs’tan intikam ve 29 Ekim’in rövanşını aramak için pusuya yatmış köksüz ve işbirlikçiler önce bizi aşmak, bizi yenmek, bizi etkisiz hale getirmek mecburiyetindedir.
Milliyetçi Hareket Partisi Samsun’a çıkan fikirdir, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Büyük Taarruz’da düşmanı mahv-ı perişan eden, önüne kattığı gibi kaçtıkları yere kadar kovalayan kahramanlığın varisidir.
19 Mayıs; teslimiyet belgelerini yırtıp atan cesaretin timsalidir. Aynı zamanda manda ve himaye çağrılarını düşmanla birlikte bozguna uğratan ilham ve istiklal sevdasının ta kendisidir. 19 Mayıs 1919 unutulmamış, unutulmayacak, unutturulmayacaktır."
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|