|
Tweet |
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "NATO Genel Sekreteri’nin TBMM’ne ne yapacağını, nasıl bir karar alacağını dikte etmesi, talimat verir gibi konuşması bize göre edepsizliktir" dedi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Atatürk'ün 57 yıllık hayatına bir asırda bile yaşanmayacak olayları sığdırmayı başardığını belirterek, "Emperyalizmle vuruşa vuruşa imparatorluğun enkazı altında tomurcuklanmış yeni Türk devletini iman ve irade gücüyle ortaya çıkardığını" söyledi.
Bahçeli, "Atatürk demek inanmış bir vicdan, üstün nitelikli bir dava adamı demektir. Atatürk demek vatan ve milletin saadeti, selameti ve seciyesi demektir. Atatürk demek Milli Mücadele’nin başı, Cumhuriyet’in başarısı, Türkiye’nin banisi demektir" şeklinde konuştu.
Türk devlet zincirinin halkaları birbiriyle iç içe geçtiğini ve biri olmadan diğerinin varlığından söz edilemeyeceğini anlatan Bahçeli, "Osmanlı İmparatorluğu’nu kuran Osman Bey ve tarihteki diğer Türk devletlerini kuran ecdadımız neyse, Türk milletinin gönlündeki yerleri nasılsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk de tıpkısının aynısıdır" dedi.
Bahçeli, şöyle konuştu:
"Kim ne söylerse söylesin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e çok şey borçluyuz. Hepsinden ve her şeyden önce vatan ve varlık borcumuz tartışmasızdır.
10 Kasım Aziz Atatürk’ü anlamak, anlatmak, tanımak ve tanıtmak amacıyla 84 yıllık bir tarih tecrübesidir. 10 Kasım bir matem günü değil, yaşanmış onca hadisenin bir idrak, bir ifade, bir ihtiram günüdür.
Az sonra detaylarıyla temas edeceğim üzere, Atatürk’ün kurduğu partinin hasbelkader başına oturan zatın bile isteye sömürgecilerin eline düşmesi, siyasi koloniye dönüşmesi maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarına tümüyle itiraz, hatta ihanettir.
İki gün sonra vefatının 84’üncü yıl dönümünü anacağımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk tam bağımsızlık düşkünü, anti-emperyalist karakterli bir asker, milletine sevdalı bir siyaset ve devlet adamıdır.
Şu hususu tarih ve millet huzurunda ifadeye vazifeliyiz ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetleri Milliyetçi Hareket Partisi’nde ve Cumhur İttifakı’ndadır, bu milli emanetlere de asla leke sürdürülmeyecektir."
"Çetin hesaplaşma"
Türkiye'nin "bölgesel ve küresel krizlere karşı atıl, edilgen ve pasif bir halden aktif ve atılgan bir diplomasiyle müdahil duruma geldiğini" anlatan Bahçeli, "Bu hayranlık uyandıran muvaffakiyetin arkasındaki yegane kuvvet Türk milletidir, onun ruh kökünden doğan Cumhur İttifakı’dır, dahası milli hedeflere ve tarihi müktesebata müzahir şekilde ihya edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir" dedi.
Tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınmasının ülkeleri telaşlandırdığını anlatan Bahçeli, koridorun "sorumlu ve duyarlı işbirliği" ile yeniden açıldığını ifade etti. Bahçeli, "Türkiye, tahılın ihtiyaç sahibi toplumlara ulaştırılması konusunda bütün ülkelere insanlık dersi vermektedir" diye konuştu.
Türkiye'nin doğalgazda da merkez ülke konumuna geleceğini anlatan Bahçeli, "Türkiye barışçıl ve milli politikalarıyla güven veren, caydırıcılık niteliği taşıyan sağlam adımlarıyla, hizipleri ve husumetleri bertaraf eden sağlıklı yaklaşımları" ile "geleceğin ufkunda aşma beceresini göstereceğini" söyledi.
Bahçeli, "Türkiye’mizle iftihar ediyoruz. İnkâr ve ithama heveslenenleri de elimizin tersiyle itip boşluğa bırakıyoruz. Mensubiyetinden onur duyduğumuz milletimizle övünüyoruz. Satanlarla, sövenlerle, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek için fırsat kollayanlarla çetin bir hesaplaşmaya girmekten asla kaçınmayacağımızı açık seçik haykırıyoruz" dedi.
Dünyada yaşananlar ve Türkiye
ABD'deki seçime de değinen Bahçeli, "ABD sosyal, ekonomik ve siyasi kördüğümün pençesindedir. Toplumsal uzlaşma kanama geçirmektedir. Siyasetteki sert kutuplaşma ABD’yi A’dan Z’ye kuşatmıştır" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, şunları kaydetti:
"Kaos içindeki bir ABD’nin, bölünme ve ayrışma kulvarına girmiş bir küresel gücün dünyanın diğer ülkelerine de az ya da çok olumsuz tesiri olacağını düşünüyoruz. Ancak önümüzdeki yılların çok kutuplu dünya panoramasında ABD’nin parçalı ve zayıf güç yapısıyla küresel sahnenin dışına doğru kayacağını öngörüyor, dünya barışı ve beşeri huzur adına bunun ise kaçınılmaz olduğunu değerlendiriyoruz."
Bahçeli, Brezilya'da seçim sonrası tansiyonun düşmediğini, Kore yarımadasında gerginliğin tırmandığını, Doğu Asya küresel hegomonik mücadelelerin ağırlık merkezlerinden birisi haline dönüştüğünü, Güney Asya’da da sular durulmadığını, Avrupa ülkelerinde kış paniği yaşandığını ifade ederek, "Çok şükür Türkiye bu konuda çok rahattır, aksini iddia edenler zillete düşen müfteriler korosudur" dedi.
"Talimat verir gibi konuşması edepsizliktir"
İsviçre ve Finlandiya'nın NATO üyeliği konusunu "iç ve dış siyasetimizin öne çıkan gündem konularından biri" diye tanımlayan Bahçeli, "Henüz ikna edici ve Türkiye’nin taleplerini bihakkın karşılayan bir sonuç alınmış veya görülmüş değildir" dedi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in geçen hafta Türkiye'ye geldiğini hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu:
"(Genel sekreter) İsveç ve Finlandiya’nın üçlü muhtıranın gereklerini yerine getirdiğini, artık tam üyelik zamanının geldiğini, üyeliklerinin de ülkemiz tarafından en kısa sürede onaylanmasını beklediğini açıklamıştır. NATO Genel Sekreteri’nin bu dili buyurgan bir dildir ve yaralayıcıdır.
NATO Genel Sekreteri’nin TBMM’ne ne yapacağını, nasıl bir karar alacağını dikte etmesi, talimat verir gibi konuşması bize göre edepsizliktir.
Her defasında ifade ettiğimiz gibi, hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Türk milleti adına vekâlet görevini üstlenen muhterem milletvekillerinin NATO Genel Sekreteri’nin beyanatıyla hareket etmesi milli iradenin yok sayılmasıdır. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur. NATO, TBMM’nin üzerindeki bir organ değildir. Biz kararımızı alırken sadece ve sadece Türkiye’mizin çıkarlarına bakarız, Türk milleti ne diyor ona kulak veririz.
NATO Genel Sekreteri boyunu aşan sularda kulaç atmaktan vazgeçmeli, TBMM’ne ödev verme densizliğinden derhal geri dönmelidir."
Kılıçdaroğlu'na eleştiri
"Doğruya doğru demeyi inançla sürdüreceklerini, yanlışa düşenlerin de ipliğini pazara çıkaracaklarını" söyleyen Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İngiltere ziyaretini eleştirdi. Bahçeli, şöyle konuştu:
"Kılıçdaroğlu CHP’nin başına paraşütle indirilmiş ve özel görevle yetkilendirilmiş taşeron bir siyasetçidir. Bu görev Atatürk’ü itibarsızlaştırma ve CHP’yi silme görevidir. Bu görevin temelinde Dersim isyanının rövanşını almak yatmaktadır.
Kılıçdaroğlu’nun hiçbir söz ve eylemi CHP’nin önceki genel başkanlarıyla bağdaşmamaktadır. Bu tavizkar zihniyetin siyaseti hasım ve hezimet siyasetidir. Kılıçdaroğlu zihnen tutsak, siyaseten de zincirlidir. Kendisi zalimlerin balmumundan mührü olduğunu, yalan ve iftiralarla bezenmiş parşömen kağıda basıldığını göremeyecek kadar şaşkın ve şuursuzdur.
ABD’den sonra Birleşik Krallık’ta soluğu alan Kılıçdaroğlu eşik bekleyip ışık bulacağını sanacak kadar hezeyan nöbetine girmiştir. Kayıp sekiz saatin ve hamburgerli gezinin hemen ardından Birleşik Krallığın sokaklarında kendisini ve partisini de rezil etmiştir. Biz bundan üzüldük ama kendisi üzülmemiştir. Biz bundan hicap duyduk ama kendisi duymamıştır."
Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun "temiz parayı Türkiye'ye getireceğim" dediğini, ancak o paranan "perde arkasında kanlı bir geçmiş, sömürülmüş coğrafyalar, yağmalanmış medeniyetler" olduğunu söyledi.
Bahçeli, "Temiz para derken Türkiye’yi narko devlet olarak yabancı ülkelerde ispiyonlayan Kılıçdaroğlu bizim gözümüzde bu devrin Sait Molla’sı, Ali Kemali, sömürgeciliğin inzibat görevlisidir" dedi.
Devlet Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun gündeme getirdiği "kara para" iddialarına da tepki göstererek, "Türkiye’yi sağda solda, ülke içinde ülke dışında, parti odalarında veya grup kürsülerinde kara parayla itham edenler, Türk askerine, Türk polisine uyuşturucu ticaretiyle ilgili çamur atan kim olursa olsun, bizim gözümüzde tescilli vatan hainidir. Cari açığı kapatmak için uyuşturucu ticaretine göz yumulduğunu iddia etmek çok kirli bir FETÖ ağzıdır. Bu ağız kanlı bir terör ağzıdır" diye konuşu.
Başörtüsü ve anayasa değişikliği
Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak başörtüsünü güvenceye alan ve ailenin korunmasını hedefleyen anayasa değişikliğini sonuna kadar destekliyoruz" dedi ve kararlarında bir değişiklik olmayacağını belirtti.
Bahçeli, "Bu anayasa değişiklik teklifini ya geniş bir mutabakat halinde TBMM’de ele alıp sonuca gidelim ya da halkoylamasıyla milletimizin takdirine sunalım. Biz iki seçeneğe de varız ve hazırız. CHP dürüstse, sözünün arkasındaysa, başörtüsüne bez parçası demekten pişmansa buyursun, hep birlikte bu meseleyi köklü çözümle buluşturalım" dedi.
AK Parti heyetinin anayasa değişikliği konusunda siyasi parti gruplarıyla görüşmesinin "son derece doğal ve doğru bir adım" olduğunu anlatan Bahçeli, günlerdir "HDP ile görüşülmesine MHP'nin tavrının konuşulduğunu" ifade ederek, şunları söyledi:
"HDP’ye nasıl baktığımızı tekrar etmeye lüzum bile duymuyorum. AK Parti heyetinin CHP’yle kurduğu temasa ses çıkarmayanların bizim sırtımızdan HDP’yi dillerine dolamaları müflis ve müfsit bir tavırdır. Zira bizim gözümüzde HDP neyse, CHP’de odur ve aynısıdır.
Biz kiminle görüşüldüğüne değil, makul ve demokratik çözümün nasıl olacağına bakıyoruz."
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|