|
Tweet |
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Türkiye’nin uluslararası topluma yaptığı çağrıların sadece sözden ibaret olmadığını belirterek, “2014 yılından bu yana dünyanın en çok mülteci ağırlayan ülkesiyiz ve çeşitli ülkelerden 5 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yapıyoruz" dedi.
New York’taki Türkevi’nde kadın kanaat önderleri ile bir araya gelen Yanık, burada yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin insan hayatını doğrudan ilgilendiren etkisinin olduğunu söyledi. Bütün insanların bir araya gelip ortak probleme karşı ortak çözüm üretmesi gerektiğini belirten Yanık, Türkiye olarak bu konuda çalışmaları ciddiyetle sürdürdüklerini ve sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.
Yanık, kitlesel hareketliliği gerektiren büyük olaylarda en çok ve ilk etkilenenlerin kadınlar ve çocuklar olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Nitekim pandemide de özellikle iş hayatına baktığımızda işini ilk kaybeden ve daha sonra işe geri dönüşte de en son dönen hep kadındır ya da aile içi şiddette mağdurların korunma mekanizmasının daralması sebebiyle en çok etkilenenler yine kadınlardır. Tam kapanma dönemlerinde hane içerisindeki sorumluluğu öncekine göre daha çok artanlar kadınlardır. Dolayısıyla iklim değişikliği bağlamında baktığımızda da maalesef bundan ilk ve en çok etkilenecek olanların kadınlar ve çocuklar olduğunu varsayabiliyoruz. Dolayısıyla genel olarak bir mücadele takvimi oluşturmak gerektiğinin yanında kadınlar ve çocuklar için de özellikli bir çalışma yapmamız gerektiği önümüzde bir gerçek olarak duruyor.”
Bakan Derya Yanık, New York’ta hem Türk vatandaşlarıyla hem de kadın kanaat önderleriyle bir araya gelmekten dolayı mutlu olduğunu ifade ederek, “Sizlerle bir araya gelmek bizim için önemli çünkü insanlığın faydasına olan her türlü birikimi çok önemsiyoruz. Bu kapsamda ABD ile Türkiye’nin ilişkileri bağlamında baktığımızda iki ülkenin ilişkilerinin olumlu seyrediyor olmasından memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
ABD ile geçmişten bugüne bir müttefiklik ilişkisi olduğunu ifaden Yanık, “ABD'nin de bu anlamda müttefiklik ilişkilerine uygun davranmasını beklediğimizi ifade etmek istiyorum" dedi.
"5 milyon sığınmacıya ev sahipliği"
Bakan Derya Yanık, dünyadaki göç hareketlerinin her zamankinden yoğun olduğunu ve her göç sürecinin yeni bir insani krize dönüştüğünü belirterek, “Bu krizleri iyi yönetmek için dünya çapında işbirliği ve koordineli bir çözüm ortaklığı yapılması gerekiyor. Nitekim en son Ukrayna-Rusya krizi de bu anlamda bize aynı ihtiyacı ortaya koydu” diye konuştu.
Günümüz itibarıyla dünya üzerinde 26 milyondan fazla mülteci bulunduğunu ve bunların yarısından fazlasının 18 yaş altındaki çocuklar olduğunu belirten Yanık, şunları söyledi:
“Silahlı çatışmalar ve diğer acil durumlardan en çok etkilenen gruplar kadınlar ve çocuklar. Bugün çeşitli sebeplerle ülkemize sığınan göçmenlerin de yaklaşık yüzde 70’i kadın ve çocuklar. 2014 yılından bu yana dünyanın en çok mülteci ağırlayan ülkesiyiz ve çeşitli ülkelerden 5 milyona yakın mülteciye, sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. Nitekim son yaşanan olaylardan sonra Ukrayna vatandaşlarının da bir kısmının ülkemize sığınanlara dahil olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin sığınmacılara ev sahipliği yapmak noktasında ciddi bir tecrübesi ve ciddi bir mücadelesi var. Hem toplum olarak hem devlet olarak bu anlamda çok da önemli bir özveride bulunduk."
Türkiye’nin uluslararası topluma yaptığı çağrıların sadece sözden ibaret olmadığını kaydeden Yanık, “Bizim dünyaya ve uluslararası topluma yaptığımız çağrıların arkasında yaklaşık 10, 12 yıllık ve 5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapmış olmanın tecrübesi var. O yüzden ne söylediğimizi bilerek söylüyoruz. Çatışma sebeplerini birlikte çözmeden, hiçbirimizin huzur bulmadığı bir dünyada yaşamaya devam edeceğiz” dedi.
Saç rengi, göz rengi ayrımcılığı
Yanık, şunları kaydetti:
"Anadolu toprakları tarihin her döneminde korunmaya ihtiyacı olan, zulümden kaçan herkese kucağını açmıştır. Bizim bu anlamda hiçbir zaman din, etnisite, dil, renk ayrımımız olmadı. Fakat Ukrayna-Rusya krizi değerlendirilirken şaşkınlık içerisinde izlediğimiz gelişmeler var. Mesela yorumculardan bir tanesinin ‘Avrupa’da oluyor bunlar, saçları sarı olan, gözleri renkli olan insanlar bile öldürülüyorlar’ gibi bir değerlendirmesi oldu. Oysa Bosna’da Avrupa’nın tam ortasıydı. Boşnakların da saçları epey sarı, gözleri de mavidir.
Türkiye bugüne kadar tarihin en başında 1400’lerde Sefaradlara, İspanya'dan gelen Yahudi vatandaşlara, ki hala ülkemizde yaşamaya devam eden vatandaşlarımızdır, sonrasında dalga dalga yakın-uzak herkese hep kucağını açan bir ülkedir. Fakat dünyanın geri kalanına baktığımızda göz rengi üzerinden, saç rengi üzerinden insanlara yardım edip etmemeyi değerlendirdiğimizde karşımıza bambaşka bir tablo çıkıyor."
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|