KAYSO Başkanı Büyüksimitci, eylül ayı meclis toplantısında büyüme rakamlarını değerlendirerek,
“Büyümeye net dış talebin 1.3 puanlık pozitif katkı vermesinin oldukça kıymetli. Bu manada ihracatı
destekleyici politikalara daha fazla öncelik verilmeli. Özellikle reel sektör için kredi koşulları
iyileştirilmeli, finansmana erişim için düşük faizli ve uzun vadeli kredi ile vergisel teşviklerin
devreye girmeli” dedi.
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Ağustos Ayı Meclis ve Müşterek Meslek Komitesi Toplantısı,
meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve
TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyelerinin katılımı ile KAYSO meclis salonunda
yapıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Enflasyonun yıllık
bazda yüzde 65-70 civarında seyrederken, kur artışının yüzde 35'ler civarında olmasının orta ve üst
teknoloji ile üretim yapan sektörler hariç hemen hemen tüm sektörleri olumsuz etkilediğini ifade
ederek, “Özellikle emek yoğun sektörlerimizin yurt dışı rekabet gücü zayıflamış, ihracat
pazarlarından yeni siparişlerin akışı azalmış ya da durmuştur. Mevcut finansal zorluklar devam
ederken, kredi bulmak zorlaşmıştır. Hem yurtiçi hem yurt dışı talep yetersizliğinin yanında
firmalarımızın maliyetlerini olumsuz yönde etkileyen verimsizlikte firmalarımızı kısa ve uzun vadede
olumsuz etkilemekte. Çalışacak eleman teminindeki zorluklar, kapasite kullanımının düşüklüğü,
rekabet gücümüzü zayıflatmakta, ürün başına ilave sabit maliyet yüklemektedir” dedi.
İşverenlerin üzerindeki gereksiz yüklerin alınması gerektiğini ifade eden Özkaya, “Çalışanlarımızın
başka yerlerle olan ticari anlaşmazlıklarından doğan icra takiplerinin ödemelerini yapmak işverenin
sorumluluğundadır. Özellikle çok çalışanı olan işletmelerde ve bazen de bir kişinin birden çok
dosyasının olduğu düşünüldüğünde, iş yeri için bazen içinden çıkılmaz, istenmeyen sonuçların
doğmasına sebebiyet vermektedir. Gözden kaçan bir dosya yüzünden bile işletmelerimizin tüm mal
varlıkları dondurulmakta, haciz işlemine maruz kalınmaktadır. Bu adaletsiz durumun bir an önce
düzeltilmesi gerekmektedir. İşverenin sorumluluğunun ise çalışanın ücretini bankaya yatırması
olmalıdır” diye konuştu.
Özkaya, işçi işveren davalarında sayıları çok az da olsa bazı avukatların özellikle matbu olarak
düzenlenmiş metinler üzerinden tek taraflı yalan beyanlarla işverenlerin aleyhine dava dosyaları
oluşturduğunu, bu durumun çalışma hayatını ve iş barışını zorladığını belirterek, bu konunun ilgili
bakanlıklar ve birimler tarafından değerlendirilmesi, firmaların itibarlarının zedelenmemesi
gerektiğini söyledi.
İşçi davalarında zaman aşımı süresinin 5 yıldan bir yıla düşürülmeli gerektiğini ifade eden Özkaya,
meslekte çalışma gücü kaybı davalarında da zaman aşımının 10 yıldan 5 yıla indirilmesi gerektiğinin
altını çizdi. Küresel çapta başlayacak faiz indirimlerinin piyasaları olumlu etkileyeceğinin altını çizen
Özkaya, sanayicilere 2025 yılının nisan ayına kadar temkinli olmaları yönünde çağrıda bulunda.
Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Büyüksimitci, konuşmasının başında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamı kınayarak sözlerine başladı.
Türkiye'nin ikinci çeyrek büyüme verilerini değerlendiren Başkan Büyüksimitci, “Türkiye ekonomisi
2024 yılının ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 büyüme göstererek, Kovid-19 salgını
tedbirlerinin uygulandığı 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra üst üste 16 çeyrek büyümüş oldu.
Ancak ikinci çeyrekte sıkılaşmanın etkisiyle büyüme ivmesinin yavaşladığını görüyoruz. Açıklanan
verilere baktığımızda, birçok sektörde ivme kaybı olduğunu, sanayi sektöründe ise daralma olduğunu
görüyoruz. Atılan sıkılaştırma adımlarına rağmen pozitif büyüme önemli ancak, sağlıklı büyüme
tüketimle değil, üretimle olmalı” dedi.
Büyümeye net dış talebin 1.3 puanlık pozitif katkı vermesinin oldukça kıymetli olduğunu ifade eden
Büyüksimitci, “Bu manada ihracatı destekleyici politikalara daha fazla öncelik verilmeli. Özellikle
reel sektör için kredi koşullarının iyileştirilmesi, finansmana erişim için düşük faizli ve uzun vadeli
kredi ile vergisel teşviklerin devreye girmesi, üretimin ve büyümenin devamı açısından büyük önem
arz ediyor” diye konuştu.
Orta Vadeli Programın enflasyonla mücadele, öngörülebilirlik ve sürdürülebilir büyüme için önemli
bir yol haritası sunduğunu kaydeden Büyüksimitci, program kapsamında belirlenen stratejik
adımların, son dönemde bozulan makroekonomik dengelerin yeniden tesis edilmesine katkı
sağlayacağını ve ekonomiye yönelik belirsizlikleri azaltacağını söyledi.
Programda, enflasyonda yukarı yönlü, büyümede ise aşağı yönlü bir revize yapıldığını hatırlatan
Büyüksimitci, “Ekonomi tarafında, özellikle enflasyonu düşürmeye yönelik ciddi bir çalışma
yapıldığını görüyoruz. Sürdürülebilir bir büyüme için düşük enflasyon çok önemli. Finansal istikrar,
öngörülebilirliğin artması, enflasyonun tek haneye düşürülmesi, sürdürülebilir büyüme ve yapısal
reformlara öncelik verilmesi sanayiciler olarak temel beklentilerimiz arasında. Bizler de iş dünyası
olarak ülkemizin hedefleri doğrultusunda tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından enflasyon muhasebesine bir takım düzenleme getirildiğini
hatırlatan Başkan Büyüksimitci, “Yapılan yeni düzenleme ile küçük işletmelerden oluşan yaklaşık
1,5 milyon gelir ve kurumlar vergisi mükellefi geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi
kapsamından çıkarıldı. 2023 yılı sonu itibarıyla cirosu 50 milyon liranın altında olan işletmelerin
2024 yılı ikinci ve üçüncü geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapmasına gerek
olmayacak. İş dünyasının taleplerini büyük bir hassasiyetle ilgili makamlara ileten Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, önerilerimizi dikkate alan Hazine ve
Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek ve ekibine şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuşmasını
tamamladı.