CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, vatandaşların kredi ve kredi kartı borçlarının 8
ayda 12 milyar 760 milyon dolar arttığına dikkati çekerek, “İhtiyaç kredisi ve kredi
kartlarındaki patlama insanların ay sonunu getirebilmek için borçlanmaktan başka
çaresi olmadığını gösteriyor. İktidarın her fırsatta övündüğü ‘ekonomide istikrar ve
enflasyonda düşüş’ söylemleri, bu rakamların karşısında çökmüştür” açıklamasını
yaptı.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu’nun bugün yayımladığı, Haftalık Bankacılık Sektörü Verileri ile ilgili yazılı
açıklama yaptı.
Vatandaşların 3 Ocak ile 12 Eylül tarihleri arasında, artan kredi ve kredi kartı
borçlarına dikkati çeken Genç, “Borç krizinin bu boyutlara ulaşması, ekonomi
politikalarının iflasının en somut kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
Kredi ve kredi kartı borçlarında, ocak ayından bu yana yüzde 11,59 artış olduğunu
belirten Genç, şunları kaydetti:
“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verileri, vatandaşlarımızın yaşadığı
derin ekonomik krizi bir kez daha gözler önüne seriyor. 2025 yılının başında 110
milyar 93 milyon dolar olan tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borçları, 12 Eylül
itibarıyla 122 milyar 853 milyon dolara yükseldi. Yalnızca 8 ayda borç 12 milyar 760
milyon dolar arttı.
Detaylara baktığımızda tablo çok daha vahim. Konut kredileri 14,6 milyar dolardan
14,9 milyar dolara yükseldi. Taşıt kredileri 2,1 milyar dolardan 1,2 milyar dolara
geriledi. İhtiyaç kredileri 40,7 milyar dolardan 45,6 milyar dolara çıktı. Bireysel kredi
kartı borcu ise 52,5 milyar dolardan 60,9 milyar dolara fırladı.
“İnsanların ay sonunu getirebilmek için borçlanmaktan başka çaresi kalmadı”
Yurttaşlarımız artık ev ya da araba sahibi olmayı değil, günlük yaşamını
sürdürebilmeyi hedefliyor. Taşıt kredilerindeki sert düşüş, otomobil almanın hayal
haline geldiğini; ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarındaki patlama ise insanların ay sonunu
getirebilmek için borçlanmaktan başka çaresi olmadığını gösteriyor.
“İktidarın ‘ekonomide istikrar ve enflasyonda düşüş’ söylemleri, bu rakamların
karşısında çökmüştür”
İktidarın her fırsatta övündüğü ‘ekonomide istikrar ve enflasyonda düşüş’ söylemleri,
bu rakamların karşısında çökmüştür. Borçla ayakta duran bir hane halkı ekonomisi,
sürdürülebilir değildir. İnsanların geçimlerini banka kredileri ve kredi kartı limitleriyle
çevirmeye çalıştığı bir düzenin sonu sosyal iflas demektir.
Türkiye’yi yönetenler bilmelidir ki; bu rakamlar yalnızca birer istatistik değil,
milyonlarca ailenin dramıdır. Çocuklarının okul masrafını, mutfak giderini, kira ve
faturalarını karşılayamayan yurttaşlarımız, her gün daha fazla borca saplanmaktadır.”