CHP MİLLETVEKİLİ ARIK’TAN PARA İLE VATANDAŞLIK VERİLMESİNE TEPKİ: “YABANCIYA CENNET MİLLETE CEHENNEM”
Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, 250 bin Dolarlık konut ya da iş yeri
alana vatandaşlık verilmesine tepki gösterdi.
Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, 250 bin Dolarlık konut ya da iş yeri
alana vatandaşlık verilmesine tepki gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu pasaportunu
promosyon malzemesini yapanlara itirazı olduğunu belirten Arık, “Maalesef, öyle bir iktidar
var ki bu cennet vatanı kendi milleti için cehenneme döndürdü, yabancılar için ise cennete.
Bakınız, yirmi yıllık iktidarınız döneminde babalar gibi sattınız, hayırsız evlat gibi harcadınız.
Şimdi, satacak bir şey kalmadı, onurlu Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlığını satıyorsunuz,
bu ayıp da size yeter; yazıklar olsun.” diye konuştu.
Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamede Değişiklik yapılmasına dair Kanun Teklifi TBMM’de kabul edildi. Teklifin
10’uncu maddesi üzerinde söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, “Söz konusu madde
yabancılara konut veya iş yeri satışında KDV istisnası için aranan bir yıl elde tutma şartının
üç yıla çıkartılmasını düzenliyor. Bakınız sayın milletvekilleri, benim bu memleketin bir
evladı olarak itirazım var. İtirazım KDV istisnası için aranan şartların düzenlenmesine değil,
itirazım her santimetre karesi şehit kanlarıyla sulanmış bu vatanın yabancılara peşkeş
çekilmesine. Bakınız şair ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/Toprak eğer uğrunda
ölen varsa vatandır.’ diyor. İtirazım ‘Toprak eğer doların yeşili varsa vatandır.’ diyen bu
iktidara, onurlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını parayla satanlara. Bakınız, sayın
milletvekilleri, 250 bin dolarlık konut inşaatlarının önünde pasaportumuzun fotoğrafıyla
‘Vatandaşlık için elverişli.’ diye reklamlar yapılıyor. İşte, bir alışveriş merkezinde kullanılan
reklam afişi, ‘250 bin dolarlık konut alana Türkiye Cumhuriyeti pasaportu bedava.’ diyor. İşte
itirazım, Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu pasaportunu promosyon malzemesini yapanlara.
Ben gerçekten merak ediyorum; yerli ve millî iktidar, bu afişleri görünce siz ne
hissediyorsunuz? Yani içinizden bir şeyler erimiyor mu?
Cumhur İttifakı'nın sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı parayla satılırken
sizin hiç itirazınız yok mu? Şantiye önlerinde ay yıldızlı pasaportumuzun promosyon
malzemesi yapılmasına bir çift sözünüz yok mu? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın
bedeli 250 bin dolar mı? Sayın milletvekilleri, vatandaşlık öyle 250 bin dolarlık konutlarla,
500 bin doların bankaya yatırılmasıyla olmuyor. Bu topraklar öyle sıradan topraklar değil.
Bakınız, millî şairimiz diyor ya: ‘Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı/Düşün altındaki
binlerce kefensiz yatanı.’ İşte, siz bu topraklar altında binlerce kefensiz yatanı düşünmediniz,
Mehmet Akif'i mezarında ters yatırdınız. Maalesef, öyle bir iktidar var ki bu cennet vatanı
kendi milleti için cehenneme döndürdü, yabancılar için ise cennete. Bakınız, yirmi yıllık
iktidarınız döneminde babalar gibi sattınız, hayırsız evlat gibi harcadınız. Şimdi, satacak bir
şey kalmadı, onurlu Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlığını satıyorsunuz, bu ayıp da size
yeter; yazıklar olsun” diye konuştu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Libya’daki çocukların mama ve süt ihtiyacını karşılama
yönündeki açıklamalarına da tepki gösteren Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: Bu ülkenin
İçişleri Bakanı ‘Libya, tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyor. Çocuklar mama ve süt
içemiyorlar, bu çocukların mama ve süt ihtiyacını karşılayacağız.’ diyor. Evet, mazlum
ülkelere yardım edelim, eyvallah ama sizin ayranınız yok içmeye. Tamam, yani karşıla da
önce bir ülkene bak, ülkenin çocuklarına bir bak; mama yiyebiliyorlar mı, süt içebiliyorlar
mı? Benim güzel ülkemde bebek maması kilit altına alınmış, haberiniz var mı? Bakınız, çocuk
bezinin paketi, bir paketi 306 lira olmuş. Anneler bugün çocuklara bez bağlayamıyor, altlarına
poşet bağlıyor. Sen de kalkıyorsun, ‘Libyalı çocukların mama ve süt ihtiyaçlarını
karşılayacağım.’ diyorsun. Milletin derdine derman olması gereken benim Meclisim de
yabancılar konut aldığında KDV muafiyetinin nasıl olacağını görüşüyor.
Sayın milletvekilleri, ben samimiyetle, gerçekten merak ediyorum yani bu iktidar ne zaman
bu milletin kürsüsünde milletin derdini konuşacak, gerçekten merak ediyorum. Çiftçinin
traktörüne koyduğu mazotun KDV'sini ne zaman konuşacaksınız? Çocuk bezinin, bebek
mamasının KDV'sini ne zaman konuşacaksınız? Biliyorum, konuşmayacaksınız; yine, ‘bir
hırka, bir lokma’ edebiyatı yapacaksınız. Yine lokmanın ballısı, hırkanın allısı peşinde
koşmaya devam edeceksiniz ama kimse de umutsuzluğa kapılmasın, bütün bu sorunları biz
çözeceğiz. Geliyor gelmekte olan, gidiyor gitmekte olan.”
Editör: Mehmet Pekbaş