İktidarın “Milletin cebinden bir tek kuruş çıkmıyor” diyerek savunduğu yap-işlet-devret
projeleri için ödenen garantilerin yanı sıra, ödenen kur farkı da katlanarak artıyor. Dolar ve
Euro yükseldikçe bu projeleri yapan şirketlere kur farkı da ödeniyor. Son 10 yılın faturası
122.3 milyar TL oldu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, “İktidar, milyonlarca
emekliyi, asgari ücretliyi, genci görmezden gelirken birkaç yandaş firmanın kasası doluyor.
Esnafa, çiftçiye, emekliye, memura, gençlere ne verdiniz? Sadece borç verdiniz. Biz bu
soygun düzenine son vereceğiz!” dedi.
ANKARA/
Yap-işlet-devret projeleri, hazinede kara delik olmayı sürdürüyor. Sayıştay raporlarına göre,
son 10 yılda şirketlere ödenen kur farkı 122.3 milyar TL’yi buldu. Sadece geçen yıl Hazine
garantili dış kredi kullanan kamu kurum ve kuruluşları tarafından 94 milyar 376 milyon TL
oldu. Bu tutarın 17 milyar 887 milyon TL'sini kur farkı oluşturdu. CHP Genel Başkan
Yardımcısı Ulaş Karasu, “Biz bu soygun düzenine son vereceğiz!” dedi.
VERGİ ÖDEMEYEN ŞİRKETLER
Sayıştay’ın 2023 yılı hazine garantili borç hesaplarına ilişkin olarak yaptığı incelemede hazine
garantili borç miktarında devir, garanti verilmesi, ödeme, kur farkı ve düzeltme gibi işlemler
sonucunda projelerin oluşturduğu karadelik tam olarak ortaya çıktı. CHP Genel Başkan
Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Karasu, iktidarın “Milletin cebinden bir tek kuruş çıkmıyor”
diyerek savunduğu yap-işlet-devret projeleri için ödenen garantilerin yanı sıra ödenen kur
farkının da katlanarak arttığına dikkat çekti. Sayıştay raporlarına yansıyan bu konuda Karasu,
şöyle dedi:
“İktidar, milyonlarca emekliyi, asgari ücretliyi, genci görmezden gelirken birkaç yandaş
firmanın kasası doluyor. Dolar ve Euro yükseldikçe, yap işlet devret ile yapılan projeleri
yapan şirketlere kur farkı da ödeniyor. Bir taraftan bu şirketlere gelmeyen yolcu, uçmayan
uçak, hastalanmayan yurttaş için ödemeler yapılırken bir yandan da ekonomik kriz nedeniyle
artan döviz kuru yükselen ABD ve AB ülkelerindeki enflasyondan da kaynaklanan farklar
eklenerek ödemeler yapılıyor. Vatandaş geçmediği köprünün, binmediği trenin, inmediği
havalimanının ücretini bir taraftan kendi cebinden ödüyor, yetmiyor bir de üstüne kur farkını
ödüyor. Sayıştay raporunda da var. Bu kur farkı yapılan dolar bazlı sözleşme hükümleri
gereği ilgili yıllardaki dolar kurundan TL’ye çevrilerek hesaplanmış. Yani son 10 senede
Hazine’nin kasasından ödenen kur farkı tutarı aslında çok daha fazla. Üstelik bu şirketlerin
içinde vergisini dahi ödemeyenler var. Bu parayla yeni havaalanları, yeni köprüler, binlerce
öğrencilerin barınabileceği yeni öğrenci yurtları yapılabilir, milyonlarca işsize iş olanağı
yaratılabilirdi. Ama iktidar bu sürede esnafa, çiftçiye, emekliye, memura, gençlere ne verdi?
Sadece borç verdi. Biz bu soygun düzenine son vereceğiz. Çünkü bu halkın bütçesinden rant
zengini şirketlerin kasasına doğrudan bağlanan bir hortumdur”
10 YILDA 122.3 MİLYAR TL
Sayıştay raporlarına göre son on yıldaki kur farkı ödemesi şöyle oluştu:
• 2014 yılı ödenen kur farkı: 4.652.884.235 TL
• 2015 yılı ödenen kur farkı: 9.284.858.675 TL
• 2016 yılı ödenen kur farkı: 3.748.570.280 TL
• 2017 yılı ödenen kur farkı: 8.798.220.568 TL
• 2018 yılı ödenen kur farkı: 25.117.477.188 TL
• 2019 yılı ödenen kur farkı: 10.117.321.727 TL
• 2020 yılı ödenen kur farkı: 16.230.588.127 TL
• 2021 yılı ödenen kur farkı: 14.996.501.804 TL
• 2022 yılı ödenen kur farkı: 11.552.695.757 TL
• 2023 yılı ödenen kur farkı: 17.887.301.403 TL