|
Tweet |
Suriye'nin yeni geçiş hükümeti, Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesinden bir hafta sonra Rusya'nın Suriye'deki varlığına yer olmadığını bildirdi. Yeni hükümet ayrıca, Suriye'nin yeni geleceğini şekillendirmek için tüm ülkelerle temas kurmaya açık olduğunu belirtti.
Suriye'nin yeni geçiş hükümetinin siyasî işler sözcüsü, Esad’ın devrilmesinin ardından Rusya'ya ülkedeki varlığını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu.
Rus askerî araçlarından oluşan bir konvoyun da kıyı kenti Lazkiye'den güneye, Tartus kentine doğru ilerlediği görüldü.
Rusya’nın Suriye'de iki askeri üssü bulunuyor. Liman kenti Lazkiye yakınlarındaki Hmeymim Hava Üssü ve Akdeniz kıyısındaki Tartus Deniz Üssü. Bu üsler Kremlin'in stratejik açıdan en önemli askerî karakolları arasında sayılıyor.
Tartus üssü Rusya'ya Akdeniz'e tek doğrudan erişim ve deniz tatbikatı yapabileceği, savaş gemilerini konuşlandırabileceği ve hatta nükleer denizaltılara ev sahipliği yapabileceği bir üs sağladığından özellikle hayat öneme sahip!
Batılı analistler ve istihbaratçılar, Kremlin'in Suriye'den geniş çaplı bir çekilme sürecine girdiğini söylese de Moskova henüz bunu doğrulamadı.
Esad'ın deviren radikal İslamcı Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) tarafından atanan Suriye'nin yeni geçiş hükümetinin sözcüsü Obeyda Arnaut, Rusya'nın Suriye'deki son hareketlerinin belirsiz olduğunu söyledi.
"Rusların çıkarları Esad rejimi ile bağlantılıydı..."
Sözcü, savaş gemilerini limanlardan çekme ve askerî araç filolarını üslerden çıkarma eylemlerinin Kremlin'in gerçekten çekilip çekilmediğini ya da bunun düzenli hareketlerinin bir parçası olup olmadığını açıkça göstermediğini belirtti.
Sözcü, “Rusya'nın Suriye topraklarındaki varlığını ve çıkarlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Onların çıkarları suçlu Esad rejimi ile bağlantılıydı. Bunu yeniden gözden geçirebilir ve Suriye halkıyla bir husumetleri olmadığını ve Esad rejimi döneminin nihayet sona erdiğini göstermek için yeni yönetime ulaşmak üzere inisiyatif alabilirler” dedi.
Arnaut, yeni hükümetin dünya çapında pek çok ülkeyle en üst düzeyde görüşmeler yürüttüğünü söyledi.
Arap medyasına konuşan Arnaut, Suriye'nin yeni bir döneme girdiğini, bu dönemin onlarca yıllık iç bölünmeyi ve neredeyse 14 yıldır süren acımasız savaşları onarmaya odaklandığını kaydetti.
Sözcü, Suriye'nin yeni politikasının, komşuları ve dünya ile iyi ilişkiler kurmayı amaçlayan açık bir yaklaşım olduğunu da sözlerine ekledi.
ABD, HTŞ ile görüşmelere katıldığını ilk kez cumartesi günü kamuoyu önünde teyit ederken, İngiltere de ertesi gün benzer bir adım attı.
Avrupa Birliği de temas kurna peşinde
Avrupa Birliği de dün, isyancı grupla temas kurma yönünde ilk adımını attığını duyurdu. Bu hamle, AB’nin HTŞ ile ilişkileri normalleştirmeye başlama isteğine ilişkin en güçlü göstergeyi simgeliyor.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, dün sabah, Brüksel'de Suriye'nin geleceğinin ana gündem maddelerinden biri olduğu AB Dışişleri Bakanları toplantısına girmeden önce yaptığı açıklamada, “Suriye'deki yeni hükümet ve halkla temaslarda bulunmak üzere Şam'a gitmesi için Avrupalı üst düzey bir diplomatı görevlendirdim” dedi.
HTŞ, daha önce El Kaide ile kurduğu ittifak nedeniyle 2014 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından terör listesine alınmış durumda. AB de HTŞ’yi terörist olarak görüyor.
Ancak HTŞ, ülkelerin bir an önce bu tutumunu terk etmesini umuyor.
Arnaut, HTŞ'yi bu şekilde etiketlemenin “doğru ve isabetli olmadığını” söyledi ve grubun yeni operasyonlarının birlik ve adalet merkeze aldığını söyledi.
Sözcü, AB, ABD, İngiltere ve diğer ülkeleri sınıflandırmayı yeniden gözden geçirmeye çağırdı.
Kaja Kallas, AB’nin diplomasiyi kolaylaştırmak için terörist tanımını gözden geçirmesi gerekip gerekmediği sorusuna, “Bizim için mesele sadece sözler değil, eylemlerin de doğru yönde ilerlediğini görmek istiyoruz. Yani sadece ne söyledikleri değil, ne yaptıkları da önemli. Bence gelecek aylarda bunu göreceğiz” dedi.
HTŞ hakkında endişeler
HTŞ, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana kendisini yeni siyasî dönemin öncü gücü olarak konumlandırdı ve Mart 2025'e kadar bir geçiş hükümetini yönetmesi için geçici bir Başbakan atadı.
Örgüt ayrıca, savaştan zarar gören ülkeyi devlet kontrolünden serbest piyasa ekonomisine geçirerek yatırımcıların ilgisini çekme sözü verdi.
Ancak HTŞ, insan hakları ihlalleri suçlamalarıyla boğuşmaya devam ediyor. Örgütün geçmişi ve İslamcı yapısı, Esad'ın devrilmesinden sonra isyancı gücün çoğulculuğu ve hoşgörüyü garanti altına alma kabiliyeti konusunda şüphelere yol açıyor.
Suriye, Şii Müslümanlar, Aleviler, Hıristiyanlar ve Dürziler, Iraklılar, Ermeniler, Süryaniler, Kürtler ve Filistinliler gibi etnik azınlıkların yanı sıra nüfusun yüzde 70'inden fazlasını temsil eden Sünni Müslümanların yaşadığı çok çeşitliliğe sahip bir ülkedir.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|