CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, emekli bayram
ikramiyesinin yalnızca “ihtiyaç sahibi emeklilere verilmesi” yönünde çalışmalar yapıldığına
dair iddialara sert tepki gösterdi. Milyonlarca emeklinin zaten açlık sınırının altında yaşam
mücadelesi verdiğini belirten Karasu, “Emeklileri ayrıştırmayı, ‘ihtiyaç sahibi–değil’ diye
sınıflandırmayı aklınızdan bile geçirmeyin” dedi.
Karasu, son günlerde ekonomi yönetiminin bayram ikramiyesinin herkese eşit verilmesi
yerine, gelir durumuna göre dağıtılması seçeneğini tartıştığının kamuoyuna yansıdığını
hatırlattı. Bu yaklaşımın, anayasa ve sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade eden
Karasu, “Bugün Türkiye’de emeklilerin büyük bölümü zaten temel ihtiyaçlarını karşılayamaz
durumda. Bu şartlarda ‘ihtiyaç sahibi’ tartışması yapmak, emeklilerin hakkını tartışmaya
açmaktır” ifadelerini kullandı.
CHP’nin 2015 yılında önerdiği emeklilere bayram ikramiyesinin, o dönemde AKP tarafından
reddedildiğini hatırlatan Karasu, emekli ikramiyesinin herhangi bir katsayıya ya da otomatik
artış mekanizmasına bağlı olmadığı için düzenli olarak artmadığını vurguladı ve şöyle devam
etti:
“Bugün ortalama emekli aylığı 23 bin lira düzeyinde ve 32 bin lirayı geçen açlık sınırının
altında kalmış durumda. Faize, garanti ödemelerine milyarları saçan bu iktidar, bayrama iki
hafta kalmışken 4.000 lira olan emekli ikramiyesinin üzerine türlü bahanelerle bir kuruş dahi
koyamadı. Üstelik geçen yıl ki ikramiye ile 200 Ramazan pidesi alınabilirken, bugün aynı
parayla sadece 160 pide alınabiliyor. Yani emeklinin ikramiyesinden 40 pide çalınmış
durumda. Böyle bir ortamda iktidar, bu sorunu çözmek yerine haklarını daraltmaya çalışıyor.”
“AKLINIZDAN BİLE GEÇİRMEYİN”
Türkiye’de yaklaşık 17 milyon emekli bulunduğunu ve bu insanların yıllarca prim ödeyerek
bu hakkı kazandığını vurgulayan Karasu, bayram ikramiyesinin bir lütuf değil, emeklinin
hakkı olduğunu ifade etti. Karasu, şöyle dedi:
“AKP çevreleri, emekli bayram ikramiyesini tartışırken, sanki bu ülkedeki emeklilerin büyük
bölümü yüksek gelirle yaşıyormuş, düşük gelirli emeklilerle eşitleniyormuş gibi bir algı
yaratmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, aslında gerçeği ters yüz etmektir. Türkiye’de 17 milyon
emeklinin çok büyük çoğunluğu zaten asgari ücretin altında gelirle yaşam mücadelesi veriyor.
Yoksulluk sınırının 100 bin lirayı aştığı, açlık sınırının 32 bin lirayı geçtiği bir ülkede siz
hangi emekliyi, hangi ölçüyle ‘hak ediyor’ ya da ‘hak etmiyor’ diye kategorize edeceksiniz?
Mesele birkaç istisnai örnek üzerinden emeklilerimizi karşı karşıya getirmek değildir; mesele,
bu ülkede yıllarca prim ödemiş, üretmiş, katma değer yaratmış milyonlarca insanın; bugün
sefalet koşullarına bırakılmasıdır. Emeklilere verilen her kuruşu, sanki kendi ceplerinden
çıkıyormuş gibi anlatan AKP İktidarı; emekliyi, adeta toplumsal bir yük gibi göstermeye
çalışıyor. Oysa emeklilerimiz, bu ülkenin hafızasıdır, emeğidir, alın teridir. Primlerini yıllarca
ödemiş yurttaşlara, bayram öncesi bir ikramiyeyi dahi tartışma konusu yapmak, sosyal devlet
anlayışıyla bağdaşmaz. Yapılması gereken şey emeklinin haklarını budamak değil; bayram
ikramiyesini asgari ücret seviyesine taşımak ve düzenli olarak artış için bunu yasal yapısını
hazırlamak ve emeklinin maaşının da insan onuruna yakışır bir gelir seviyesine taşımaktır”