escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Kılıçdaroğlu: "Altı genel başkan Türk siyaset tarihinde önemli bir başarıya imza attı"

Kılıçdaroğlu: 28 Şubat günü saat 13.30’da altı lider buluşacağız. Demokrasiyi inşa edeceğiz, güçlendirilmiş parlamenter sistemde demokrasiyi inşa edeceğiz, yeniden demokrasiyi inşa edeceğiz."

facebook-paylas
Tarih: 15-02-2022 20:50

Kılıçdaroğlu:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Altı partinin genel başkanı Türk siyaset tarihinde önemli bir başarıya imza attı ve bir araya geldi" dedi. 

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve bir grup meclis üyesinin CHP'ye katıldığını söyledi. 

Dünya Sağlık Örgütü İhsan Doğramacı Aile Sağlığı Vakfı ödülünü Mehmet Haberal’a verildiğini de belirten Kılıçdaroğlu, ödül törenin 27 Mayıs'taki DSÖ genel kurulu sırasında yapılacağını kaydetti. 

Türkiye'nin "dert küpüne döndüğünü" ifade eden Kılıçdaroğlu, "Herkesin derdi var beşli çete hariç, onların derdi de CHP iktidar olursa başımıza ne gelir diye tek dertleri o ama onun dışında herkesin derdi var" dedi. Kılıçdaroğlu'nun konuşma satırbaşlarıyla şöyle:

"-Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu geldi, heyetiyle beraber geldi. 86 gazeteci cemiyetinden oluşan bir konfederasyon, 20.000’i aşkın da gazeteci üyesi var."

"-Bizim sesimizi geniş kitlelere ulaştıran medyadır. Kabul etmemiz lazım, medya dördüncü güç olarak kabul edilir bütün demokrasilerde. Ama bizde maalesef medya sesini çıkarmasın... Ama iktidarı savunuyorsa her türlü imkânın sağlandığı bir organa dönüşmüş durumda."

"-Oysa gazeteci doğruları yazmak zorundadır, onurunu korumak zorundadır, gazeteci gazeteciliğin hakkını vermek zorundadır, halkın dertlerini, sorunlarını geniş kitlelere aktarıp, yönetenlerin dikkatini çekmek zorundadır. Gazetecinin temel görevi de zaten budur."

"-Bize bir rapor sundular. 1 ton kâğıt 2020 yılında 2.246 lirayken bugün 12.605 liraya çıkmış durumda, gerçekten insafsız bir olay"

"-2021’de 54 gazete kapandı. Son 3 yılda kapanan gazeteyse 119. Dolayısıyla 119 gazetenin kapanmış olması 119 gazetede çalışan gazetecilerin işlerini kaybetmesi demektir. Sıradan bir olay değildir."

"-Halkı aydınlatmak için yola çıkanlar en büyük sorunu yaşar hale geldiler. Dolayısıyla devlet desteği istiyorlar, bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin mutlaka kendi sorunlarını dillendirmesini istiyorlar."

"-Basın İlan Kurumu var, devletin resmi ilanları var. Basın İlan Kurumu Genel Kurulu bir yıldır toplanmıyor. Oysa kendi kanununda 3 ayda bir toplanması gerekir. 2018’den beri Cumhurbaşkanlığınca atanması gereken 12 üye atanmadığı için Genel Kurul toplanamıyor."

"-Genel Kurul toplanamadığı için fiyatlar belirlenemiyor ve dolayısıyla bir anlamda Basın İlan Kurumu medya üzerinde ciddi bir baskı unsuru pozisyonuna gelmiş durumda, baskı kuruyor. Gazeteler üzerinde baskı kuruyor."

"-Gazetecilik Meslek Yasası’nın çıkmasını istiyorlar. Nasıl avukatların bir yasası varsa, öğretmenlerin bir meslek yasası varsa, gazetecilerin de bir meslek yasasının olması gerektiğini söylüyorlar."

"- Doğru haberlere erişim engeli geliyor. Doğru haberler görülmesin, doğru haberler okunmasın diye bundan da şikâyet var."

"-Basın kartı alamıyoruz diyorlar, gerçek gazeteciler basın kartı almakta zorlanıyorlar. “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı” vermiyor diyorlar. Bu konuda gerçek gazetecilere, kalemini satmayan gazetecilere yeri zamanı geldiğinde basın kartı vermiyor."

"-Bütün gazeteci arkadaşlarıma şunu rahatlıkla ifade edeyim: Eğer özgürlük istiyorsanız, özgürce yazmak istiyorsanız, haberleriniz sansür edilmesin diye bekliyorsanız ittifakı yakından izleyeceksiniz. Destekleyeceksiniz demiyorum, yakından izleyeceksiniz."

Isparta'da "tazminat davası açın" çağrısı 

"-Geçtiğimiz hafta Isparta’da bir olay yaşandı."

"-Günlerce, günlerce eğer 21. Yüzyılın Türkiye’sinde günlerce bir kente elektrik verilmiyorsa, bunun bir sorumlusunun olması lazım."

"-Gerçi Yeliz dediğimiz arkadaş bunun sorumlusunu buldu, 'bu CHP’dir' dedi. Allah bunlara akıl fikir versin"

"-Ispartalı vatandaşlarıma seslenmek isterim. Bir yönetmelik var: Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği. Bu yönetmeliğe göre konutlarda 48 saatten fazla, otel, fabrika, alışveriş merkezleri gibi insanların yoğun olarak gittiği, bulunduğu yerlerdeyse 24 saatten fazla elektrik kesintisi olursa, onlara tazminat ödenmesi lazım."

"-Arkadaşlarıma söyledim, Isparta Baro Başkanıyla konuştular. Bütün vatandaşların tazminat alma hakları var, bütün vatandaşların, dolayısıyla bu haklarını kullansınlar. Baroya müracaat etsinler, baro bütün davaları açar. Her biriniz hakkınız olan tazminatı alırsınız. Böyle bir hakkınız var."

"-Avukat tutamıyoruz diyorsanız avukat masrafınızı da karşılayacağız."

"Vatandaşın sesini çıkaracağı alan bırakmadılar"

 "-Türkiye zaten bir ateş topuna dönmüş vaziyette, her yer sorun, her yerde sorun var."

"-Yönetilemeyen bir Türkiye gerçeği var, yönetilemeyen bir Türkiye gerçeği içinde zamlar her alanda yağmur gibi yağıyor. Eskiden derdik ki iğneden ipliğe zam geldi diye, şimdi bunun tam gerçeğini yaşıyoruz."

"-Bir video çıkardım, yayınladım, 'amların olduğu süre içerisinde, bizzat Erdoğan’ın imzasıyla 31 Aralık’ta yapılan zamlar geri çekilinceye kadar ben bugünden itibaren gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim' dedim."

"-Vay efendim, biz devlete başkaldırı yapıyormuşuz.' Mahir Ünal böyle diyor: 'Bu devlete başkaldırıdır', arkasından da şunu söylüyor: 'Elektrik zamlarını devlet yapmadı.” 

"-Çok önemli bir saptama, Yeliz’in benzeri bir saptama bu da, elektrik zamlarını devlet yapmadı. Aslında söylediği doğru, devlet değil, devleti yöneten iktidar yaptı zamları, yani Ak Parti yaptı. Kim yapacak başka zamları, ben mi yapacağım, vatandaş mı yapacak bu zamları?"

"-Ama beşli çeteye karşı çıkmıyor mesela, en büyük vurgunu vuran beşli çete, onlara ses çıkarmıyor. Beşli çetenin yanında, beşli çeteye tek kelime bile etmiyor."

"-Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın sesini çıkaracağı bir alan bırakmadılar."

"- Sizin feriştahınız gelse ben dönmem, sizin feriştahınız gelse ben mücadele ederim."

"-Elektrik faturaları konusunda hemen bu dağıtıcı şirketleri topladılar, onlarla konuştular. Halka şu mesajı veriyorlar; 'Faturaları indirecekler, ön çalışmaları yapıyorlar.' Erdoğan’a da bir-iki numara alanı bırakıyorlar, Erdoğan indirecek. Bunlar yükselttiler ya, Erdoğan da gelecek, indirecek, bu numarayı kesiyorlar. Tamamını indireceksin kardeşim, tamamını indireceksin."

Gönderilen kandiller sergilenecek

"-Bahçeli de bugün konuşmuş, demiş ki örgütlerine: 'Kılıçdaroğlu’na kandil gönderin.' Gönderdiler, çok güzel kandiller geldi, teşekkür ederim."

"-Onları partinin müzesine koyacağım. Elektrik zamlarını savunan Devlet Bahçeli’nin bana gönderdiği kandiller diye onları göstereceğim orada."

"-Şahsına seslenmek isterim mesela: Senden daha fazla zamları savunan Bahçeli, parti sözcülerinden daha fazla savunan Bahçeli. Artık bin 100 odalı sarayda Bahçeli’ye bir yer ver artık, ayıp oluyor yani, ver orada da otursun."

"Adamların dünyadan haberi yok"

"-Merkez Bankası’nın politika faizi düştü, onun dışındaki hiçbir faiz düşmedi. Ne devlet borçlanırken aldığı paranın faizi, ne kredi kartları eğer ödenmezse bankaların faizi ne ticari faizler ne zirai faizler hiçbirisi düşmedi."

"- Baktılar bu da tutmuyor, dolar yine yükseliyor. O zaman dillerini değiştirdiler, önerilerini değiştirdiler."

"-Bu sefer dediler ki: 'Zaten biz bunu bilinçli olarak yapıyoruz. Dolar çok yükselmeli, Türk Lirası düşmeli, dolar yükselince ihracat patlayacak, dolar yükselince üretim artacak, cari açık azalacak.”

"-O da tutmadı. Türkiye ucuza satıp pahalıya almaya başladı."

"- Adamların dünyadan haberleri yok. İhracat ettikleri malların büyük bir kısmının girdileri ithalat, dışarıdan döviz artınca daha pahalıya alıyorsun, maliyete ekliyorsun, hiçbir zaman bekledikleri olmadı."

"-Dövizin yüksek olması onların beklentilerini yine karşılamadı, yine fatura garibana çıktı. Bir de elektrikleri kestiler sanayicilerin, bir de oradan zaten üretim sorunu çıktı."

"-Bu da tutmadı. Kur korumalı mevduat hesabı açalım dediler. İyi, açtılar, dolar 18’den 13’e kadar düştü ama bir şey hiç düşmedi. Mazotun fiyatı, benzinin fiyatı hiç düşmedi."

"-Bankada yüksek parası, dövizi olanlara devlet ayrıca özel bir vergi muafiyeti ve yüksek faiz, artı kur garantisi önerdi. Yani fakirden alıp zengine verdi." 

"Ticareti de bilmiyor"

"-Gıda maddelerinde KDV’yi yüzde 8’den yüzde 1’e indiriyoruz dediler. Güzel. Şunu düşünün: Ben esnafım, temel gıda maddesini aldım. Fatura kesildi yüzde 8’den, ödedim zaten oraya, şimdi bana diyorlar ki yüzde 1 KDV’den satacaksın bunu. İyi de ben yüzde 8 cebimden ödedim. Sen bana bu parayı bugün veriyor musun? Hayır."

"-Erdoğan hadi ekonomiyi bilmez ama ticareti bileceğini düşünürdüm. Vallahi ticareti de bilmiyor. Bakın, yemin ediyorum, ya yüzde 8’den almış bu, yüzde 1’den satacaksın diyor. KDV’yi, ben cebimden nasıl ödeyeyim ya? Sattığının yerine zaten alamıyor, yerine bir mal koyamıyor zaten, nasıl olacak bu?"

"-Fiyat istikrarından sorumlu olan kurumun adı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, bu yetki Merkez Bankası’nın elinden alındı. O yüzden fiyat istikrarını sağlayamıyorlar, o yüzden ne yapacaklarını bilmiyorlar."

"-Devlet zırvalıklarla, saçmalıklarla yönetilemez."

"-Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir laboratuvar değil ki kardeşim ya, sen burada ilaç bulmuyorsun ki ya, dünya nasıl yönetiyorsa bir ülkeyi, sen de aynı şekilde yöneteceksin. Akılla yöneteceksin, bilgiyle yöneteceksin, birikimle yöneteceksin."

"Baskılara rağmen bir araya geldik"

"-Altı parti genel başkanı olarak buluştuk. Önce diyorlardı: “Bunlar asla yan yana gelmez” diye"

"-Biz ayrı partileriz, programlarımız da ayrı, ama neden bir araya geldik? Çünkü Türkiye’nin bir felakete sürüklendiğini altı partinin Genel Başkanı da görüyor. Yaşanamaz bir Türkiye’nin ortaya çıktığını altı partinin Genel Başkanı da görüyor."

"-Altı partinin Genel Başkanı Türk siyaset tarihinde önemli bir başarıya imza attı ve bir araya geldi."

"-Altı partinin Genel Başkanı bu tabloyu düzeltmeye kararlı ve biz bu kararlılıkla bir araya geldik."

"-Bizler bütün baskılara rağmen, bütün olumsuz koşullara rağmen bir araya geldik, bütün iftiralara rağmen, bütün hakaretlere rağmen bir araya geldik."

"-Haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin olmadığı bir Türkiye istiyoruz. Parlamento’nun saygın olmasını istiyoruz. Demokrasinin gerçek anlamda demokrasi olmasını istiyoruz, basın özgürlüğünün olmasını istiyoruz."

"Muhalefetin gücüdür bu"

"-Muhalefet olarak elbette ki güzel şeyler de yaptık. Eğer emekliler ramazan ve kurban bayramında ikramiye alıyorlarsa, muhalefetin yüzündendir, muhalefet olarak dayattık ve gereğini yaptık."

"- TRT payı kaldırılsın dedik elektrik faturalarından, kaldırmak zorunda kaldılar. Muhalefetin gücüdür bu."

"-Sofranızda KDV temel gıda maddelerinde iniyorsa, o da muhalefetin gücüdür, bizim gücümüzdür."

"-Biz bu güzel ülkeyi gerçekten de barış içinde yaşanan, herkesin barış içinde yaşadığı bir Türkiye haline getireceğiz. O zaman demokrasi olacak."

"-Dünyanın pek çok ülkesinden saygın insanların Türkiye’ye geldiğini göreceksiniz ve bütün İslam Dünyası’nın Türkiye’ye nasıl özendiğini göreceksiniz. "

"-Altı lider olarak bir araya geldik ve ahdettik, biz bunları yapacağız. Bizim başka bir arayışımız yok."

"-Panik içindeler biliyorum, korkuyorlar biliyorum. Güzellikten korkulmaz arkadaşlar, demokrasiden korkulmaz, özgürlüklerden korkulmaz."

"-Neden korkulur? Yaptıkları yanlışların faturası bize çıkar mı diye korkuyorlar. Tüyü bitmemiz yetimin hakkını sormayacak mıyız? Elbette soracağız."

"-Tüyü bitmemiş yetimin hakkını soracağız ama demokrasi içinde soracağız. Kin ve öfkeyle değil, intikam duygusuyla değil. Bizi onlardan ayıran temel duygu da bu, insani bütün gerekleri yerine getireceğiz."

"-Beraber yaşayacağız ve bu parlamento Milli Kurtuluş Savaşı’nda kazandığı itibarı kazanacaktır. "

"28 Şubat günü saat 13.30'da buluşacağız"

"-28 Şubat günü saat 13.30’da altı lider buluşacağız. Demokrasiyi inşa edeceğiz, güçlendirilmiş parlamenter sistemde demokrasiyi inşa edeceğiz, yeniden demokrasiyi inşa edeceğiz." 

"-Sonra devletin kurumlarını, bozulan bütün çarkları düzelteceğiz. Saat gibi çalışacak bütün çarklar, devlette liyakati getireceğiz, bileni getireceğiz, işi ehline teslim edeceğiz."

"-Ekonomiyi ayağa kaldıracağız, ekonominin çarkları dönecek. Sosyal politikalarımız güçlenecek, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, her evde huzurun ve mutluluğun olduğu bir Türkiye’yi getireceğiz. Yani bir adil düzeni getireceğiz."

"- Altı lider olarak ahdettik, altına imzamızı attık. Türk siyaset tarihi içinde, dünya siyaset tarihi içinde altı imzanın olduğu o belge önemli bir belgedir. O belgeyi edinin ve kendi arşivlerinize koyun. Yeri zamanı geldiğinde o arşivden çıkarın ve torunlarınıza gösterin. Torunlarınıza deyin ki: “Bugün sen özgürce bu ülkede yaşıyorsan, geleceğini yurtdışında değil de geleceğini bu ülkede arayıp güzel çalışıyor, üretiyor, kazanıyorsan ve yurtdışına da turist gibi gezmeye gidiyorsan işte bu belge nedeniyledir.''




Kaynak: ajansbizim

Editör: Mehmet Pekbaş




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI