|
Tweet |
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yargıya, Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmiyoruz. Bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum" dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, İsveç'teki Kuran yakma olayını "provokasyon" olarak niteledi.
Vatan ve bayrak kavramlarının önemine değinen Kılıçdaroğlu, hiç kimsenin "asla bayrağa ve vatana gölge düşmesini istemeyeceğini" söyledi. Kılıçdaroğlu'nun konuşması satırbaşlarıyla şöyle:
"-Siyasetçinin böyle olması lazım. Ahlaklı olması lazım. Siyasetçinin, siyaset yaparken zenginleşmemesi lazım. Siyasetçinin bir gruba değil, bir kişiye, bir sınıfa değil, 85 milyona hiçbir ayrım yapmadan hizmet etmesi gerekir."
"-Eğer siyasetçi bu ülkenin çıkarlarını düşünüyorsa, kendisinin, ailesinin çıkarlarını geri plana atması lazım. Böyle bir siyasetçiyi istiyoruz. Böyle bir yönetim istiyoruz. Ahlaklı bir yönetim istiyoruz. Ahlaklı bir siyaset istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için mücadele edenleri fırsatımız oldukça, yeri zamanı oldukça anıyoruz."
Genç, Mumcu ve Erinç
"-Kamer Genç bunlardan birisiydi. Elinde bir fenerle, Meclis kürsüsüne çıktığı zaman her türlü saldırıya rağmen düşünceleri özgürce ifade ederdi. Onu rahmetle, saygıyla anıyoruz.
"-Uğur Mumcu böyleydi. Evet, Uğur Mumcu siyasetçi değildi ama Uğur Mumcu, kalemini satmayan yürekli bir gazeteciydi. Kuvayı Milliyeci’ydi. Kalpaksız bir Kuvayı Milliyeci’ydi."
"- Elbette ki kalemini satmayanlara baskılar, tehditler, yıldırmalar olacaktır. Hatta onlara yönelik olarak da cinayetler de işlenebilecektir. Uğur Mumcu bunlardan bir tanesiydi. Kalemini satmadı, dik, onurlu durdu. Hayatına kastettiler."
"-Havuz medyası değil özgür medya istiyoruz. Kalemini satmayan gazeteci istiyoruz. Televizyonlara çıkıp gazeteci kisvesiyle iktidarın bütün yanlışlarını savunanlara gazeteci demiyoruz. Onlar gazeteci değil, adı gazeteci. Kalemini satana gazeteci denmez. İşin özü budur."
"-Orhan Erinç… Cumhuriyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmeliğini bir dönem yaptı. Cumhuriyet Vakfı Başkanlığı’nı yaptı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’nı yaptı. O da aramızdan ayrıldı. Onu da sonsuzluğa uğurladık."
"Bir soytarıyı getirdiler"
"-İsveç’te iğrenç bir olay oldu. Büyükelçiliğimiz önüne, çok özür dilerim ama bir soytarıyı getirdiler. Karanlık bir provokatör ve ona bir provokasyon eylemi yaptırdılar. Kutsal kitabımızın, bizim elçilik önünde yakılması söylenmiş. Geldi, yaktı o sefil kişi."
"-Amacının ne olduğu o kadar aşikâr ki. Resmi görmek için özel bir zekâ düzeyine sahip olmak gerekmiyor. 'Git, provoke et demişler.' İsveç-Türkiye ilişkilerini gelmiş bu sefil kişi bozmak için her türlü provokasyonu yapmış durumda."
"-Üzülerek ifade edeyim İsveç yönetimi, devlet zekasından yoksun; seyretti durdu bu provokasyonu. Hiçbir şey yapmadı. Bu oyunun oynanmasına açıkça izin verdiler."
"-İnançlara saygı göstermek insan olmanın da bir gereğidir."
"Yüksek Seçim Kurulu'na güvenmiyoruz"
"-Yüksek Seçim Kurulu ile ilgili söylediğim bir şey tartışılıyor… Ya Allah aşkına... Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmediğimi ya Mısır’daki sağır sultan duydu,"
"-Yüksek Seçim Kurulu’nun hangi olaylarda nasıl karar vereceğini hepimiz biliyoruz. Sanki biz başvuracaksak; Yüksek Seçim Kurulu gelecek, hukuka, Anayasa’ya uygun karar verecek."
"-Allah aşkına ya akıl var mantık var. İradesini saraya ipotek eden adama hâkim mi deniz. Hâkim denmez. Hala bunu öğrenmediniz mi ya, hala bilmiyor musunuz siz."
"-Şimdi diyorlar ki bu Yüksek Seçim Kurulu değişti. Evet değişti. Eskiden 3, 4 kişi vardı kalemini, iradesini satmayan kişiler vardı. Vicdanının sesini dinleyen kişiler vardı. Şimdi onları da büyük ölçüde temizlediler."
"-Yenileri gelecek, biliyorum, hangi kararları alacaklar biliyorum. Eğer Yüksek Seçim Kurulu’na güvenseydik zaten özel olarak sandık güvenliği için çalışmazdık. Biz her sandığın güvenliğini almak zorundayız. Neden? Güvenmiyoruz onlara. Yargıya, Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmiyoruz. Bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum."
"Bilgelik devletin ruhudur"
"-Bilgelik devletin ruhudur. Devlet, adalet ve ahlak üzerine inşa edilmiştir. Bilge insanı, alimi korumak zorundayız. Bilgenin korunmadığı hiçbir inanç yoktur. Her inanç her kültür bilge insanları korur. Çünkü bilge topluma yol gösteren kişidir."
"-Boğaziçi Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünde, 40 yıldır bu görevi yapıyor. Profesör. Cem Ersoy’u görevden aldılar. 31 yıldır bilgisayar mühendisi kendisi. Yayınları, uluslararası makalelerde 11 bin 433 atıf yapılmış. 290 bilimsel eseri var bu kişinin."
"-Avrupa Birliği, TÜBİTAK, ulusal destekli yarışma projesini başarı ile yönetmiş. 2022 yılında dünyanın en etkili bilim insanları listesine giren bir kişi. Bu kişiyi şimdi görevden alıyorlar.
"-Ben bu kişiyi tanımam. Ama bu kişi Türkiye’nin adını bütün dünyaya duyurmuşsa, bir bilgeyse, yazdığı makaleleri 11 binin üzerinde atıf yapmışsa, bu insanı neden üniversiteden alırsınız? Neden görevine son verirsiniz? Akılla, mantıkla bağdaşır bir yönü yok."
"-Hocama, Boğaziçi Üniversitesi hocalarıma şunu söyleyeyim, bir dört, beş daha sabredeceksiniz. Ondan sonra her şey düzelecek.
"Yeter söz milletindir"
"Erdoğan sonunda çıktı konuştu, ‘Yeter, söz milletindir’ diyor. Eyvallah. Sanki 20 yıldır iş yok da beyefendi şimdi, ‘Yeter söz milletindir’ diyor. Kazanmak için bütün tuşlara basmış durumda. Aklına ne geliyorsa onu yapıyor. Atıyor, tutuyor her şeyi söylüyor."
"-Menderes’i bile malzeme yapmaktan çekinmiyor. Bak Erdoğan; bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösterir, bu konuda haklısın."
"-Yeter söz milletindir. İlk kez doğru bir şey söylüyor. Ey Erdoğan yeterse, senin saraylarına yeter."
"-Yeterse senin çocuklarının milyar dolarlık vakıflarına yeter. Yeterse senin beşli çetelerine yeter. Yeterse senin mafya babalarına yeter. Yeterse senin uyuşturucu baronlarına yeter."
"-Yeterse senin pudra şekercilerine yeter. Yeterse Sinan Ateş’i öldürttüğünüz torbacılara yeter. Yeterse her türlü pisliği ülkemize sokan fotoromanına yeter. Yeterse ülkeye soktuğun milyonlarca kaçağa yeter. Yeterse senin o kadınlara küfreden diline yeter. Yeterse gençlere kan ağlatan torpillilerine yeter. Hırsızlıklara yeter, çakallara yeter, SADAT’a yeter, Asrika’ya yeter, paramiliterlere yeter. Evet, yeter söz milletindir. Söz Millet İttifakı’nındır yeter be yeter, yeter
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|