Kayseri Ticaret Odası (KTO) Haziran ayı olağan meclis toplantısında dünya ve ülke
gündemindeki gelişmeler, savaşların ekonomiye etkileri, finansal belirsizlikler ve iş
dünyasının talep ve önerileri değerlendirildi. Başkan Gülsoy, Türkiye’nin ve iş
dünyasının bu süreçte yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, finansman başta olmak üzere
reel sektöre yönelik destek çağrısında bulundu.
Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Haziran ayı meclis
toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve
komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı.
Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda
Nisan ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy
birliği kabul edildi.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak için kürsüye gelen KTO Yönetim Kurulu
Başkanı Ömer Gülsoy, konuşmasında küresel gelişmelerin hızla değiştiğine dikkat
çekerek dünyada yaşanan çatışmaların yalnızca cephelerle sınırlı kalmadığını,
ekonomik ve sosyal boyutlarıyla tüm ülkeleri etkilediğini ifade etti.
Gülsoy, "Dünya öngörülemez bir dönemin içinde. İsrail-İran arasında yaşanan ve kısa
sürede ateşkese bağlanan savaş, enerji maliyetlerimizi sadece 12 günde 4 milyar dolar
artırdı. Gazze'de ise hâlâ bir insanlık dramı yaşanıyor. Türkiye bu tablo karşısında
sesini yükselten tek ülke olarak öne çıkıyor. Dünyanın barışa kavuşması, bizim de
huzura kavuşmamız demektir. Temennimiz; İran ve İsrail arasındaki ateşkesin kalıcı bir
barışa dönüşmesi, Gazze’deki dramın da sona ermesi ve bölgenin yeniden istikrara
kavuşmasıdır.” dedi.
“DÜNYA BELİRSİZLİKLERLE DOLU BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR”
Dünya genelinde artan savaşlar ve çatışmaların toplumlar üzerinde büyük bir endişe
yarattığını belirten Başkan Gülsoy, “Bugün insanlık, son yılların en zor ve en sorunlu
döneminden geçiyor. Bu çatışma ortamı, ülkeleri savunma harcamalarını artırmaya
zorlarken küresel ticaret savaşlarını da körüklüyor. Tedarik zincirlerinin bozulması,
maliyetlerin artması ve yatırım kararlarının ertelenmesiyle dünya ekonomisinde daralma
yaşanıyor” dedi.
“KURALSIZ TİCARET BELİRSİZLİĞİ ARTIRIR, KRİZLERİ TETİKLER”ABD başta olmak üzere bazı ülkelerin stratejik sektörlerini koruma adına ek vergiler
getirmesinin, küresel ticarete zarar verdiğini vurgulayan Gülsoy, “Gümrük tarifeleriyle ve
kotalarla örülen bir dünya istemiyoruz Biz serbest, adil ve kurallara dayanan bir küresel
ticaret düzeni istiyoruz. Çünkü kuralların olmadığı, herkesin kendi başına hareket ettiği
dünyada önce belirsizlikler artar, ardından da krizler çoğalır. ” ifadelerini kullandı.
“TİCARETİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞE HER
ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYAÇ DUYUYORUZ”
Çevremizdeki ülkelerdeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin enflasyon oranlarını daha
artırabileceğine dikkat çeken Gülsoy, “Savaş tehditleri, petrol fiyatlarının yanı sıra diğer
ham maddelerin fiyatlarını da yukarı çekebilir. Talepte daralma nedeniyle insanlarımızda
daha temkinli harcama yapıyor. Yüksek faiz oranları, özellikle kredi kullanımını
zorlaştırırken ticaretin de azalmasına yol açıyor. Bu da büyüme oranlarımızı
yavaşlatırken işletmelerin karlarını olumsuz etkiliyor. Ekonomideki durgunluk, işsizlik
oranlarının yükselmesi ve dış ticarette de daralma bu sürecin getirdikleri. Ekonomik ve
finansal anlamda birçok belirsizliğin yaşandığı bu zamanlarda, iş dünyasının
gelişmelere karşı daha esnek ve hazırlıklı olması büyük önem taşıyor. Ticaretin
sürdürülebilirliği için öngörülebilirliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz”
ifadelerini kullandı.
“REEL SEKTÖRÜN NAKİT AKIŞINA DESTEK ŞART”
Konuşmasında reel sektörün yaşadığı finansal sıkıntılara da değinen Başkan Gülsoy,
“Devam eden güçlükler karşısında işlerimizin devamlılığı için nakit akış planımızı iyi
yaparak bir dizi devlet desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Krediler konusunda sanayici ve
ticaret erbabına yönelik ivedilikle kolaylaştırıcı adımlar atılmalıdır. Reel sektörün
sürdürülebilirliği için finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Kamu destekli
finansman kaynaklarının devreye alınmasını bekliyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği'nin öncülüğünde, Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle işletmelere yönelik yeni kredi
destekleri acilen hayata geçirilmeli” çağrısında bulundu.
“DÖVİZ KURU REKABET GÜCÜNÜ ZAYIFLATIYOR”
Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin bozulduğunu belirten Gülsoy,
ihracatçıların rekabet gücünün bu nedenle zayıfladığını söyledi. Özellikle emek yoğun
sektörlerde maliyetlerin artmasıyla işletmelerin üretimlerini başka ülkelere kaydırdığına
dikkat çeken Gülsoy, “ Üretim ve buna bağlı olarak istihdam alanlarımızı kaybetmeden
rekabet gücünü artıracak şekilde maliyetlerin düşürülmesi ve gereken tedbirlerin
alınmasını talep ediyoruz.” dedi.
“KRİZLERDEN GÜÇLENEREK ÇIKAN TÜRKİYE, BU SÜRECİ DE AŞACAK”
Başkan Gülsoy sözlerini şöyle tamamladı:
“Bütün bu zorluklara rağmen umudumuzu kaybetmiyoruz. Türkiye birçok badireyi atlattı,
bu süreci de aşacak güce sahiptir. Ancak bunun için birlik içinde hareket etmeli,toplumsal huzurumuzu ve ekonomik istikrarımızı korumalıyız. Uzun vadeli düşünmeli,
değişime uyum sağlamalıyız.”
“KAYSERİ İÇİN ÜRETMEYE, TANITMAYA VE GÜÇLÜ BAĞLAR KURMAYA DEVAM
EDİYORUZ”
Konuşmasının sonunda Kayseri Ticaret Odası’nın Haziran ayı içerisinde gerçekleştirdiği
faaliyetleri de değerlendirdi.
Başkan Gülsoy, Ankara’da gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Kayseri’nin Gurur Günü
– Coğrafi İşaretler Töreni”, TOBB 81. Genel Kurulu, Soğanlı Vadisi gezisi, Kırgızistan ve
Güney Afrika büyükelçileri ile yapılan görüşmeler ve "Yargı ve İş Dünyası
Sempozyumu" gibi etkinliklerle, Kayseri’nin ekonomik ve kültürel gücünü hem ulusal
hem uluslararası platformda başarıyla tanıttıklarını vurguladı.
“Kayseri Ticaret Odası artık sadece bir meslek kuruluşu değil; yatırımcının önünü açan,
dış ticaret köprüleri kuran ve Türkiye genelinde ses getiren bir kurum haline gelmiştir”
diyen Gülsoy, bu ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Adalet Bakanlarının ilk kez
odayı ziyaret etmelerinden de duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Açılan ve kapanan şirketlere de değinen Gülsoy, 2025 yılı ilk altı ayında Kayseri’de 922
firmanın kuruldu, 290 firma kapandı. Bu da bize gösteriyor ki yaşadığımız her türlü
zorluğa rağmen Kayseri iş dünyamız yakınmıyor, yekiniyor. Üretiyor, istihdam sağlıyor.
Şehrine ve ülkesine katkıda bulunuyor.” ifadelerini kullandı.