|
Tweet |
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Umudu da anlatamayan, kardeşliği anlatamayan, kardeşlik hukukundan nasibini almamış olanlar bugün ‘yeni düşman’ CHP'nin, kendilerince ‘yeni şeytan’ CHP'nin düşmanlığıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar" dedi.
Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, güncel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
LÖSEV'e sahip çıkmaya devam ettiklerini belirten Özel, 6 Şubat depreminin bininci gününde adalet bekleyen aileler bulunduğunu ve davaları da takip etmeye ve depremzedelerin hiçbir sorununu ortada bırakmamaya gayret edeceklerini söyledi.
Depremin vurduğu Sındırgı’nın afet bölgesi ilan edilmek istendiğini anlatan Özel, Gebze'deki çöken binada metro inşaatının etkisinin araştıracaklarını kaydetti.
Özel'in konuşmasından bazı satırbaşları şöyle:
“-Kartalkaya’da yangın oluyor, hepimizin içi yanıyor."
"-Kartalkaya’da yanan otelin kapısında nal gibi yazıyor, ‘Turizm Bakanlığı ruhsatlıdır. Burayı denetlemeye Turizm Bakanlığı yetkilidir’ diye. "
"-Turizm Bakanlığı önce sorumluların yargılanmaması için soruşturma izni vermiyor. Danıştay’a gidip Danıştay’dan bozduruluyor. Soruşturma izni alınıyor."
"-Ama onlar daha soruşturmaya dahil edilmedi, tek soru sorulmadı. Olayın sıcaklığında bir kısım sanık açısından aileleri tatmin edecek mahkeme kararı veriliyor."
"-Ama esas sorumlular, Turizm Bakanı’nın kendisi zaten onun için burada inşallah milletimiz yeteri kadar milletvekilini verip, gelecek dönem onun Yüce Divan’da yargılanmasını sağladığımızda adalet onun üzerinden bir kez daha tecelli edecek."
"-Andolsun ki ne bu Turizm Bakanı’nın, ne o yetkililerin, ne Soma’yı yakanların, ne Ermenek’teki sorumluların CHP iktidarında yakasını bırakmayacağız. Yeniden yargılanacaklar.”
Vakıflar Kanunu değişikliği
“-Millet krizden, adaletsizlikten perişan durumda. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi’nin derdi, bu hafta bu yüce çatı altında; Vakıflar Kanunu."
"-Ne yapacak Vakıflar Kanunu’yla? Şöyle bir şey yapacak: Eğer bir binada geçmişte olup, şimdi yöneticileri olmayan, dolayısıyla Vakıflar tarafından yönetilen bir vakfın bir binada bir çivisi varsa, o bina Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçecek."
"-Bundan sonra orada kalacak. O burayı kiralarsa da artık ihaleye ihtiyaç duymayacak. Kiralama yetkisi, ihale süreçleri devre dışı bırakılarak yapılacak."
"- Baktığınızda bir anlam veremiyorsunuz, ‘Ne yapmaya çalışıyor bunlar?’ diye. Bakın ne yapmaya çalıştıklarını söyleyeyim"
"-Bu kanuna göre Galata Kulesi’ni Cenevizlilere vermeleri lazım da..." "-İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeydi. İBB AK Parti’deyken yıllarca İstanbul Büyükşehir’deydi. Giren yerli - yabancı her turistten alınan giriş ücretleri İBB’ye kalıyordu. İBB de onunla hizmet yapıyordu."
"-Ne zamana kadar? 2019’da Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir’i kazanana kadar. 2020’de gittiler, Galata Kulesi’ne çöktüler ve İBB’den aldılar. O gün bugün yargı süreci sürüyor."
"- O edepsizliğin kanun metnine dönüşmüş halini görüşüyor Meclis. Galata Kulesi’ne çökmek için… Vallahi Cenevizlilerden kurtarmak daha kolay olmuştu AK Parti’den kurtarmaktan."
"-Sen İstanbul’u ‘bana hizmet etsin’ diye birisine veriyorsun. O oranın bütün imkanlarını alıp birinin başında bir oğlu, birinin başında bir kızı, birinin başında bir damat, birinin başında öbür damat… Onlara veriyor bu paraları."
"-İstanbullunun ‘Bana hizmet edilsin’ diye verdiği oyla seçtiğini Silivri’ye atan, İstanbullunun hizmeti için olan paraları yandaş vakıflara dağıtan bir anlayışın bu vakitten sonra İstanbul’a da Türkiye’ye de gölge etmeme vakti gelmiştir.”
Tren yoluna devam edecek
"-Bugüne kadar demokrasi trenine bindik, işimize geldi indik diyor. Bindiği trenin lokomotifi, bindiği trenin raylarını döşeyen kişi benim partimin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür."
"-O trenden ineceksin sen. Ama o tren yoluna devam edecek, yoluna sonuna kadar devam edecek."
"-Bir suç örgütü lideri var, Aziz İhsan Aktaş. Ben söylemiyorum, savcı söylüyor. ‘Suç örgütü lideri’ diyor. ‘Örgütü bu kurdu. Şunu yaptı, bunu yaptı’ diyor. ‘Sonra geldi bize itiraf yaptı’ diyor."
"- 704 yıl da hapsini istiyor ama serbest, geziyor. Ortalıkta dolaşıyor, dolaşmıyor bu bilinmiyor. Bugünlerde kaçtığı da söyleniyor."
"-704 yılla yargılanan adam içeride, onun iftirasıyla dört yılla yargılanan belediye başkanlarımız hapiste. 704 yılla yargılanan geziyor, dört yılla yargılanan cezaevinde yatıyor."
"-Böyle bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Korkunç bir süreçle karşı karşıyayız."
"-Baktılar olmuyor. Yarın inşallah tensip zaptıyla bütün arkadaşlarımız tutuksuz yargılanmaya başlar. Beklentimiz o yöndedir. Hukukun gereği, adaletin gereği, vicdanın gereği odur."
"-Kendi yandaşları diyor ki ‘Güçlü olan Beşiktaş’tı, tutmadı. Aziz İhsan Aktaş’tı, tutmadı."
"-Tutuksuz yargılanır bunlar’ diyor. Bundan panik oldular, bir casusluk icat edip yedek bir davadan tutuklama yaptılar. İBB dosyasına güvenemedikleri için, orada ortaya bir tek kanıt koyamadıkları için.”
"-Bize ‘Birlikte casusluk yaptınız’ dedikleri Hüseyin Gün’ün casusluğu birlikte yaptığını söyledikleri İngiliz Christopher Paul McGrath, 2024 Aralık, geçen sene Aralık’ta, 10 ay önce Çevre Bakanlığı’ndan lisans yönetim ihalesi almış."
'-Siber istihbarat ihalesi almış. Ekrem Başkan hapisteyken, devlet Ekrem Başkan’la birlikte ajanlık yaptığını iddia ettikleri şirkete siber güvenlik ihalesi veriyor.”
Sözlü soru
“-İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na soruyorum, Sayın Akın Gürlek’e soruyorum."
"-Hakim ve savcılar, kanunlarda belirlenenden başka resmi ve özel hiçbir görev alamazlar. Kazanç getirici faaliyette bulunamazlar. Kanun böyleyken İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na soruyorum. Başsavcılık görevinin ve maaşının yanında, başka bir gelir elde ettiniz mi? Resmi yoldan?"
"-Yarın akşama kadar bu sözlü soruma cevap bekliyorum. Cevap gelmediği takdirde, yarın akşamki mitingimizde bu sözlü sorumun cevabını verdikten sonra tüm basın yayın organlarına ilgili belgeleri yolluyorum. Sözlü sorumun süresi yarın akşam bitiyor."
Terörsüz Türkiye, demokratik Türkiye
“-‘Türkiye’nin tüm sorunlarının çözümü demokratikleşmeden geçer’ diye hep söylüyoruz. Birileri Terörsüz Türkiye dediler, hatta dediler ‘Karşı mısınız?’ Ne demek karşı olmak? Terörsüz Türkiye, ama aynı zamanda Demokratik Türkiye istiyoruz."
"-Şimdi birileri ‘Terörsüz Türkiye’yi şöyle yapalım, demokrasi taleplerini bir yana bırakalım’ diye uğraşıyorlar. Bu sorunun demokratik zeminde çözülmesine önemli bir destek var. Ama bu işi yapmakta olanlara güven yok."
"-Bir yandan Meclis Komisyonu, bizim fikrimiz olan komisyonu çalıştırmaya, demokrasi için adımların atılmasına gayret ediyoruz. Ama bir yandan da o komisyonu sadece dinleme komisyonuna çevirip, işlevsizleştirmeye çalışanları da bir yandan izliyoruz."
"-Memlekette Terörsüz Türkiye’ye yürünecek. Şu anda 13 belediyede kayyım var."
"-Kürtlerin belediye meclislerine girmesini suç sayan Kent Uzlaşısı ayıbının ortadan kaldırılmasına yönelik herhangi bir adım yok. Tutukluluk halleri devam ediyor."
"-Bir taraftan Sayın Selahattin Demirtaş ve Sayın Figen Yüksekdağ dahil, siyasi tutukluların serbest kalıp demokratik siyasetin önünün açılması gerekir."
"-Bugün Selahattin Demirtaş’la ilgili bir tahliye başvurusu yapıldı. Buna Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘Hayırlı olacaktır tahliyesi’ demesi çok hayırlı bir demeç."
"-Selahattin Demirtaş‘ı içeri atmakla övünenler, Figen Yüksekdağ’ı içeri atmakla övünenler, Osman Kavala’yı AİHM kararına rağmen içeride tutmakla övünenlere soruyorum. Bugün ‘Hayırlısı bu’ diyorsanız, dönüp de bir özür borcunuz yok mu acaba?"
"-O gün Selahattin Demirtaş’a ‘terörist’ diyenler, ‘eli kanlı’ diyenler, ‘bilmem kaç kişinin ölümünden mesul’ diyenler, neredeyse ‘İdamı getirelim, asalım’ diyecek olanlar, bugün ‘oralar hayırlı’ diyor, ‘Doğru’ diyor."
Rejim şeytanını değiştirdi
"-Rejim şeytan değiştirdi. Bu rejim düşmanlık üzerine kurulu bir rejim olduğu için, kavga üzerine kurulu bir rejim olduğu için, korku üzerine kurulu bir rejim olduğu için, güya kendinde olmayan ama devletin kuvvetini ele geçirdiği devlette haksız kullanarak ayakta kalan rejim olduğu için, o gün rejime düşman lazımdı, şeytan lazımdı. O gün rejimin şeytanı Selahattin Demirtaş’tı"
"-Bugün rejime şeytan lazım. Ekrem İmamoğlu var. Bugün el uzattıkları, af diledikleri, övdükleri, dün onların düşmanıydı, partinin adı HDP’ydi, DEM’di. ‘HDP’yi kapatmayan Anayasa Mahkemesi’ni kapatalım’ diyorlardı. Bugün orada başka bir yere geçtiler.”
“-Ama umudu da anlatamayan, kardeşliği anlatamayan, kardeşlik hukukundan nasibini almamış olanlar bugün ‘yeni düşman’ Cumhuriyet Halk Partisi‘nin, kendilerince ‘yeni şeytan’ Cumhuriyet Halk Partisi’nin düşmanlığıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar.
"- Ama burada ihmal ettikleri bir şey var. Bu millet dünü de gördü, bugünü de gördü."
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|