escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Putin-Trump zirvesi: Çantadan Ukrayna için neler çıkacak?

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bugün Alaska'da bir araya geldiğinde her iki delegasyonun çantasından muhtemelen Ukrayna'ya ilişkin farklı haritalar çıkacak.

facebook-paylas
Tarih: 15-08-2025 15:20

Putin-Trump zirvesi: Çantadan Ukrayna için neler çıkacak?

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bugün Alaska'da bir araya geldiğinde her iki delegasyonun çantasından muhtemelen Ukrayna'ya ilişkin farklı haritalar çıkacak.

Washington'a göre, Ukrayna, yaklaşık 600 bin kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip, Moskova'nın perspektifinden bakıldığında ise Ukrayna beşte bir oranında daha küçük. Çünkü Rusya, Ukrayna'nın doğu bölgelerini kendi toprağı olarak sayıyor.

DW'nin aktaedığına göre, Trump, Putin ile yapacağı görüşme öncesinde de bazı coğrafî karışıklıklara yol açan açıklamalarda bulundu. 

ABD'nin 1867'de Rusya'dan satın aldığı Alaska'da yapılacak görüşme için defalarca "Rusya'da" ifadesini kullandı. Ayrıca Rusya ve Ukrayna arasında bir "toprak takası" sağlama amacını taşıdığını belirtti.

Oysa ortada takastan bahsedilecek bir durum yok, zira Ukrayna halihazırda Rusya’da herhangi bir toprak parçasını kontrol etmiyor. Ukrayna'nın Ağustos 2024'ten itibaren Rusya'nın Kursk bölgesinde başlattığı karşı operasyon çoktan sona ermiş durumda. 

Dolayısıyla Ukrayna'nın elinde bir takas anlaşmasında sunabileceği veya değişimi mümkün kılacak toprak yok.

Bu nedenle Trump'ın sürekli takastan bahsetmesi, Ukrayna ve müttefiklerini ABD Başkanının kendi başına Ukrayna topraklarını Rusya'ya bırakması konusunda endişelendiriyor.

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna bölgeleri hangileri?

Rusya, yıllardır ağırlık olarak Ukrayna'nın doğusuna gözünü dikmiş durumda. Ülkede 2014 yılında "Euromaidan" olarak anılan protestolarla Kiev'de Rusya yanlısı hükümetin devrilmesinin ardından Rus birlikleri önce Mart 2014'te uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Kırım Yarımadası'nı işgal etti. 

Rusya, 18 Mart 2014’te yapılan göstermelik referandum sonrası da bölgeyi resmen ilhak ettiğini duyurdu. Ardından Rusya yanlısı gruplar, Ukrayna'nın en doğusundaki Donetsk ve Luhansk'ı istikrarsız hale getirdi ve Donbas (Don Nehrine akan Donets nehrinin havzası) da istikrarsız hale getirilen bu bölgede yer aldı.

Rusya, 21 Şubat 2022'de, Ukrayna'nın bu bölgelerdeki iki "halk cumhuriyetini" bağımsız devlet olarak tanıdığını duyurdu. Hemen üç gün sonra ise Moskova, Ukrayna'ya büyük çaplı işgalini başlattı.

Savaşın ilk aylarında Ukrayna, kuzeydeki işgalcileri büyük ölçüde geri püskürtmeyi başarsa da Moskova yoğun bir askeri güçle doğudaki bölgelerde Ukrayna topraklarından o zamana kadar elinde olanlardan daha da fazlasını kontrolü altına aldı. Donetsk ve Luhansk'ın yanı sıra güneydoğudaki Zaporojya ve Herson bölgelerini ele geçirdi, ancak Rusya bu bölgelerin hiçbirini bugüne kadar tamamen kontrol altına alamadı.

Rusya, Eylül 2022'de bu dört bölgede halkın Rusya Federasyonuna katılma arzusu içinde olduğu iddiasıyla yine göstermelik referandumlar düzenledi. Ancak Avrupa Konseyinin yeni bir raporuna göre, bu referandumlar öncesinde sivillere yönelik şiddet ve zorlama yöntemleri uygulandı. 

Raporda, Rusya vatandaşlığını kabul etmeyi reddedenlerin sosyal, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişiminin engelleneceği korkusuyla baskı altına alındığı kaydedildi.

Donbas neden çok önemli?

Jeopolitik olarak, bu bölgeler Rusya için büyük önem taşıyor: Donbas, kömür ve maden yataklarına sahip, bu nedenle çelik ve kimya endüstrisi için önemli bir merkez konumunda. 

Gelecekte, birçok teknoloji ürününün üretimi için vazgeçilmez olan yer altındaki değerli nadir element potansiyelinin de Putin'in gözlerini buraya dikmesinde etkili olduğu tahmin ediliyor. 

Bu bölgeler ayrıca Moskova'nın 2014'te ilhak ettiği Kırım'a da bir kara köprüsü oluşturuyor; Ukrayna'nın halihazırda Azak Denizine erişimi de bulunmuyor. 

Ukrayna için ise 2014'ten beri mücadele edilen Donbas, askeri açıdan gittikçe daha da büyük önem kazandı. Buraya bugüne kadarki en önemli savunma hattı kuruldu. Rusya, Donbas'ın büyük bir bölümünü kontrol etse de bu "kale kuşağı" olarak da nitelenen sınırı henüz aşamadı.

ABD ve Rusya arasındaki görüşmelerde, Rusya'nın Donetsk ve Luhansk'ın tam kontrolünü talep ettiği ve karşılığında Herson ile Zaporijya’yı geri vermeyi teklif ettiği yönünde iddialar yer aldı. 

Amerikan Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) ise bu konuda hazırladığı bir analizde, "Ukrayna'nın 'kale kuşağından' vazgeçmek zorunda kalacağı ve çatışmaların yeniden başlamayacağına dair hiçbir garanti de olmadığı" ibareleri yer aldı.

İki anayasa ve uluslararası hukuk

Moskova, göstermelik referandumların ardından ilhak ettiği Ukrayna topraklarını kendi anayasasında Rusya Federasyonuna ait bölgeler olarak ilan etti. Böyle bir adımdan geri dönmek hukukî ve siyasî engellerle dolu. Ayrıca Rus halkı tarafından bir yenilgi olarak da görülmesi kuvvetle muhtemel.

Ukrayna yönetiminin de bu bölgelerden resmi olarak vazgeçmesi mümkün değil. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna Anayasasının Rusya'nın göz diktiği doğu ve güneydoğu bölgelerini topraklarının bir parçası olarak açıkça tanımlayan 133'üncü maddesine defalarca atıfta bulundu. 

Kırım için de kısmi özerklik tanıyan ayrı bir bölüm bulunuyor. Ukrayna'nın kendi topraklarından feragat etmesi, "Ukrayna toprakları, mevcut sınırları içinde bölünemez ve dokunulamaz" diyen anayasanın 2'nci maddesi tarafından da engelleniyor. Ukrayna'da kara sınırlarındaki değişiklikler sadece ülke çapında yapılacak bir referandumla mümkün, fakat anayasa değişiklikleri yapılmasından önce zaten savaş hali ilanının da kalkması zarurî. 

Bu nedenle, söz konusu bölgelerle ilgili olarak Rusya ve Ukrayna anayasaları birbirine zıt.

Uluslararası hukuk açısından ise durum açık ve net: Hukukçular, Rusya'nın işgalini ve tüm göstermelik referandumları uluslararası hukuka aykırı olarak niteliyor.

NATO'nun tutumu

Tam da tartışmaların iyice alevlendiği bu karmaşık ortamda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin sözleri kafaları epeyce karıştırdı: ABD televizyon kanalı CBS'ye konuşan Rutte, "Gelecekte yapılacak bir anlaşmada, Rusya'nın fiilen (de facto olarak) Ukrayna topraklarının bir kısmını kontrol ettiği kabul edilebilir" dedi.

Peki bu, NATO'nun Ukrayna topraklarından vazgeçmeyi ve hemen sınırında hudutların zorla değiştirilmesini kabul edeceği anlamına mı geliyor?

Rutte, Batı'nın böyle bir durumu "hukuki anlamda asla kabul edemeyeceğini" de söylüyor. Ona göre, sadece bir "fiili tanıma" kabul edilebilir. Rutte, söylediklerinin daha iyi anlaşılması için bir karşılaştırma da yapıyor ve ABD'nin 1940-1991 yılları arasındaki Baltık ülkelerine yönelik tutumuna atıfta bulunuyor.

O dönemde Estonya, Letonya ve Litvanya Sovyet işgali altındaydı. ABD, bu durumu fiilen kabul etse de işgale karşı diplomatik çabalarını da sürdürmüştü.




Kaynak: ajansbizim

Editör: MEHMET PEKBAŞ




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI