CHP Kayseri Kadın Kolları Başkanı A.Esin Tosuner partisinin il binasında yaptığı basın açıklamasın da "İstanbul’da toplanan kız kardeşlerimizle dayanışma içerisindeyiz. Bu amaçla, Cumhuriyet
Halk Partisi Kadın Kolları olarak 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması yapıyoruz."ifadelerine yer verdi.
Tosuner açıklamasın da " Biz kadınlar, kazanılmış haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Tek adam rejiminin
20 Mart 2021 tarihinde, gece yarısı açıkladığı İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararını
tanımıyoruz, tanımayacağız.
Bizler, bu hukuksuz kararının iptali için Danıştay’a başvuruda bulunduk. Yürütmenin
durdurulması kararını beklerken, 30 Nisan 2021’de Resmi Gazete’de, ikinci bir
Cumhurbaşkanı kararı yayımlandı. Kararda, İstanbul Sözleşmesi’nin fesih tarihinin 1
Temmuz olduğu belirtildi. Bu karar, açıkça yargıya talimat niteliğindedir. Nitekim Danıştay, 1
Haziran 2021 tarihinde açtığımız davaya yönelik, idarenin savunması alındıktan sonra
inceleme gerektiğine" hükmetti. Kadınlar için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesi
konusunda Danıştay’ın savunma almak için bile iki ay beklediği böylece ortaya çıkmış oldu.
İstanbul seçimlerinin tekrar edilmesine ve referandumda mühürsüz oy pusulalarının kabul
edilmesine “evet” diyen dönemin Yüksek Seçim Kurulu üyesi, bugünün Danıştay Başkanı
Zeki Yiğit’e sesleniyoruz:
İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin tek cümlelik kararda ne bir gerekçe, ne de bir açıklama
bulunuyor. 1 Temmuz’a sayılı günler kaldı. Acilen hukukun üstünlüğünü gösteren bir karar
alın! Meclis’teki tüm partilerin oybirliğiyle kanunlaşan İstanbul Sözleşmesi, Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin iradesi yok sayılarak feshedilemez. Anayasa ya açıkça aykırı olan bu kararı
derhal iptal edin. Danıştay bu hukuksuzluğa “Dur!” demek için daha neyi bekliyor?
Kadınlar her gün katledilirken, şiddete uğrarken, böylesine önemli bir davayı rutin bir dava
gibi ele alamazsınız. İnsan haklarıyla ilgili bir davada, her dakika çok değerlidir. Siz ise, 63
gün sonra ancak savunma istemeye karar verebildiniz. 1 Temmuz geçtikten sonra, karar
verseniz ne olacak? Üstelik bu karar hukuka aykırılık yönünde olursa, uluslararası bir
skandala imza atmış olacaksınız. Davayı yürütüş şeklinizden, talimata boyun eğdiğiniz
anlaşılıyor.
Bir çağrı da Venedik Komisyonu’na yapıyoruz: Fesih kararının yürürlüğe girmesi için
açıklanan 1 Temmuz tarihi ertelenmelidir. Çünkü Türkiye’de tek adam rejiminin talimatı ile
işleyen hukuk sistemi ağır ve hantal! Danıştay’a yaptığımız başvuru henüz sonuçlanmadı.
Savunma için iki ay bekleyen Danıştay’ın, fesih kararı yürürlüğe girene kadar karar
mekanizmasını çalıştırmayacağı görülüyor. Bu nedenle, fesih kararının yürürlüğe giriş tarihi
iç hukuk yolları tükenene kadar ertelenmelidir.
Değerli Basın Mensupları,
İmza tarihinde İstanbul Sözleşmesi’ni yere göğe sığdıramayan dönemin Başbakanı, bugün
sözleşmeyle ilgili karalama kampanyaları yürütüyor. Oysaki erkek şiddetini ve çocuk
istismarını önlemek, herkesi şiddete karşı korumak, şiddet faillerini yargılamak, devletin
anayasal yükümlülüğüdür. Bu yükümlülükten kaçamazsınız!
Biz, icracı bir konumda olmamamıza rağmen, sözleşmenin gereklerinden birini hayata
geçirdik ve YaşamHak projemizi başlattık. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak,
kadına yönelik şiddeti durdurmak ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatmak amacıyla, Genel
Merkezi’mizde 7/24 faaliyet gösteren bir çağrı merkezi kurduk. 444 82 85 numaralı hattımız
kanalıyla şiddet mağduru kadınlara, istismara uğrayan çocuklara ve ailelerine, 81 ilde hizmet
veriyoruz. Barolarla imzaladığımız protokoller çerçevesinde ücretsiz hukuki destek
sunuyoruz. PDR ile imzaladığımız protokol çerçevesinde, ücretsiz psikolojik rehberlik
hizmeti veriyoruz. Ayrıca bazı illerde iş ve eğitim desteği sunuyoruz. Sosyal Güvenlik
Mevzuatı, İş Kanunu ve Vergi Mevzuatı hakkında da bilgilendirme hizmeti verdiğimiz iller
bulunuyor. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin olduğu yerlerde, şiddet gören kadınların
barınma ihtiyacını karşılıyoruz.
Sözleşmenin fesih kararının ardından, YaşamHak otobüsümüzle yollara çıktık. Türkiye’yi
adım adım gezerek kadınlara haklarını ve İstanbul Sözleşmesi’nden neden vazgeçmediğimizi
anlatıyoruz. Gittiğimiz her yerde, şiddet mağduru kadınlarla buluşuyor ve ülkemizdeki
kadınların yaşadığı şiddetin tolere edilemez olduğunu görüyoruz.
Şu da bilinmelidir ki; İstanbul Sözleşmesi hukuksuz bir şekilde fesih edilecek olursa, Genel
Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bize verdiği bir söz var: İktidara geldiğimizde, ilk
bir hafta içinde Sözleşmeyi tekrar yürürlüğe koyacak adımları atacağız.
Kimse biz kadınların örgütlü gücünü hafife almasın. Mücadelemiz 1 Temmuz’a kadarki
sıkışık zaman dilimi ile sınırlı değil. 1 Temmuz’dan sonra da mücadelemiz devam edecek.
Sözümüz açık, kararımız net: İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz!
Türkiye’nin her ilinde tek ses olarak haykırıyoruz:
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN DEĞİL, ÖNÜMÜZDEN ÇEKİLİN!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Yaşasın Kadın Dayanışması!" diyerek açıklamasını sonlandırdı.