En kaliteli takım elbise bile düğmeleri, özellikle ilk düğmesi yanlış düğümlendiğinde eğreti durur, yadırganır.
CHP Kayseri Teşkilatlarında o ilk düğme uzun yıllar önce yanlış düğümlendi.
Bir takım çevreler, tüzükteki boşlukları kullanarak delege ağalığına, bazı çevreler de işi daha da ileriye götürerek partiyle ilgisi olmayan insanları partiye doldurarak, delege seçimlerinde oy kullanmalarını sağlayarak parti ağalığına soyundu.
Adı CHP ile özdeş bir çok insan parti binasına bile gitmemeye, gidemeye başladı.
Partiye bir ömür vermiş insanlar, ikide bir aba altından sopa gösterilerek disipline sevkedildi, şikayet edildi, yeri geldi tartaklandı, yeri geldi savcıya hesap vermek zorunda bırakıldı, bazen doğruları dile getirenlerin üzerine ise pavyon fedaisi tipler salındı.
Sonraki süreci zaten biliyorsunuz.
Butlan belası patlamadan önce oluşan bu bölünmüşlük için CHP Genel Merkezi yola çıktı 3 ilçe başkanını görevden aldı, yerlerine ilçelerin kongrelerini yapması için geçici başkanlar atadı.
İl Başkanına da lisan-ı münasip bir dille istifa etmesi gerektiği belirtildi, istifa ettirildi.
Partiyi il kongresine götürecek isim atanmadan da Butlan Dayatması ile karşı karşıya bırakıldı parti.
Bir anlamda çok iyi oldu.
Kayseri’ye yüzlerindeki maskeleri indiren bir grup, iktidarın al-i menfaatlerine hizmet için görevlendirildi, onlar da kendilerine göre bu ulvi! amaç için gece gündüz demeden çalışıyorlar.
Artık yeni bir yol açılacağına kanaat getiren insanlar da çeşitli noktalarda bir araya gelerek, giyilecek yeni gömleğin düğmelerinin düzgün iliklenmesi gerektiği noktasında hemfikir oldular. Toplantılarda bir yürütme kurulu oluşturuldu, ilk toplantıya ve ikinci toplantıya ben de katıldım.
Zira sözüm var, sözüm vardı Butlan’dan ve Sırtlanlardan arınmış, Özgür Özel Liderliğinde kurulacak yeni bir siyasi harekete üye olacaktım.
Yaz dönemi olduğu için kurulun 3. Toplantısında bulunmadım.
Ama yazılarımla destek verdiğim ve toplantıları her gün biraz daha kalabalıklaşan, birleşmeye başlayan çoban ateşleri Kayseri’de gündem olmayı başardı.
Birileri alel acele bir toplantı tertipledi ve gazetelere “Özel’ciler toplanıyor” diye haberler yaptırıldı.
O günlerde dedim ki, “Kurulacak yeni partide eskinin alışkanlıklarını sürdürmeye kararlı bir kesim var ve bu toplantı onların eseri, çoban ateşlerinin gelişimine karşı yapıldığı için de mevcut sistemden rahatsız olanlar katılmayacaktır.”
Yazı üzerine ilk tepki, benim katılmadığım tophlantıda yürütme kuruluna alınan ve kurulun bir üyesi tarafından, “Bu adama dikkat et, il yönetimi tarafından görevlendirildi” diye uyarıldığım bir adamdan geldi..
Kendisiyle görüştüğümde söylediğini aynen buraya alıyorum;
“Ahmet Bey, sizin bulunmadığınız toplantıda biz savaş baltalarını gömme kararı aldık..”
Hayırdır, kiminle savaşıyordunuz?
O saatten sonra kurulan ortak sitede yazılanları takip etmekle yetindim bu güne kadar.
Biri diyor ki, “Bu genç arkadaşımıza, seçilmiş il başkanına fırsat vermek lazım.”
Kim seçti hanımefendi kendisini il başkanı olarak?
Bak bir kez daha anlatayım;
“Bu kardeşimizin kişiliği için hiçbir şey söyleyemem. Ama bir göreve hile ile hurda ile gelirseniz, hileniz, hurdanız günü, yeri ve zamanı geldiğinde önünüze konur. Bu kardeşimiz Talas seçmeni, başka mahallelerde oturan 2 meslektaşı ile birlikte Melikgazi İlçe Örgütüne üye edildiler. Adres olarak da aynı mahallenin aynı binasının aynı dairesini gösterdiler. (Bunun nasıl ayarlandığını, nüfustaki bir emmoğlunun bu yapıya verdiği ‘Boş adres’ hizmetini ayrıca bir yazı konusu yapacağım.)
Devam edelim; Bu 3 meslektaş CHP İl Yönetim Kurulu üyeliğine, yönetim kurulunun ilk görev bölümünde de bu 3 ismin ikisi il başkan yardımcılıklarına getirildi. İl Başkanı istifa ettirildikten sonra da, yeni atama yapılmayınca tüzük hükümlerini kullanan ağabeyleri tarafından 2 kişiden biri il başkanı yapıldı..”
Şimdi söyler misiniz, neresi seçilmişlik.
Bir de başlayan arayışın kumandasını elinde bulunduran bazı saygıdeğerlerin!, “Ne şiş yansın ne kebap, iki tarafı da idare edeyim de hangisinin şoför mahallinde yer bulursam yerleşeyim..” anlayışında olanlar var.
O zaman niye toplantı üstüne toplantı yapıyorsunuz ki?
Partinin görünmez kahramanları! size Özgür Özel’in yanında olduğunuzu göstermeniz için en lüks salonları anında ayarlar.
Destek ziyareti için Ankara’ya mı gideceksiniz, sizi en iyi otobüslerle alır götürür ve Sayın Özel’le görüştürürler. Ama önünüzde kendileri olmak kaydıyla.
Yahu siz değil misiniz, siz değil miydiniz, “CHP Kayseri teşkilatları CHP’lilerin elinden çıktı, iki klik istedikleri gibi at oynatıyorlar” diye yakınanlar?
Oluşuma davet ettiğiniz kurum ve kuruluşların başkan ve temsilcileri ile görüşüyorum zaman zaman. Hepsinin ortak kaygısı, sanki birilerini il başkanlığına oturtmak için başlatılmış bir girişim olarak görüyor ve yorumluyorlar etkinliği.
Özgür Özel Hareketi’nin Türkiye’de gördüğü ilgiye bir bakın, bir de geçen Pazar akşamı küçük bir salona sığdırılan ilgiye.
Gerçek sorun ve çözümü masaya yatırılmadığı sürece, kurulacak yeni partideki kısırdöngü de, CHP Kayseri Teşkilatlarında bu güne kadar olduğu gibi devam edecektir.
Bazen can yakıcı olsa da, yaraya neşter vurmak tek seçenektir.
Aksi halde o yara iyileşmez ve Kayseri’de artık kangren seviyesindedir.
Yeni Parti, CHP’nin yüzde 10’a mahkum anlayışının yeni parti için hazırladığı barikatlardan önceki son çıkıştır.
Çıkmak ya da yaraya aspirin tozu serperek tedavi etmeye devam etmek ise sizin elinizdedir, size kalmıştır.
Bana gelince, şimdilik bağımsız gazetecilik görevini sürdürecek, yanlışa yanlış, zübüğe zübük demeye devam edeceğim.