|
Tweet |
Eti, yumurtası ve özellikle tüyü ile oldukça önemli bir değer olan kazın üretiminin artırılarak, ülke ekonomisine kazandırılabilmesi için yürütülen çalışmalar devam ediyor.
2002 yılında 84 bin 35 olan kaz varlığının 2020 yılında 26 bin 584’e gerilediği Yozgat’ta Bozok Üniversitesi’nin Yerköy ilçesindeki Tarımsal Araştırma Uygulama Merkezinde kurulan Damızlık Kaz Üretim Tesisinden sonra Şefaatli ilçesinde de kaymakamlık tarafından eski cezaevi binası Kaz Yetiştirme Merkezi’ne dönüştürüldü, geleceğe dönük çalışmalara hız verildi.
Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta diğer tarım ve hayvancılık sektöründe görülen gerileme gibi kanatlı hayvan varlığında da ciddi bir gerileme yaşanırken, üniversite tarafından başlatılan çalışmalara yenileri eklenmeye başladı. Yozgat Bozok Üniversitesi, ildeki kanatlılardan Kaz yetiştiriciliğinin yeniden cazip hale getirilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalar ve çeşitli projeler ile kaz varlığını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yerköy ilçesinde kurulan Tarımsal Araştırma Uygulama Merkezi Damızlık Kaz Üretim Tesisinde yetiştirilen kazlar, ‘Yozgat Damızlık Kaz Islahı projesi’ kapsamında halk elinde ıslah edilerek, çoğaltılması amacıyla besicilere dağıtımı yapıldı. Proje kapsamında, yerli damızlık kazların verim kapasitelerinin artırtılması, damızlık entegrasyonu kurulması, halk elinde geliştirilmesinin hedeflendiği kaydedildi.
Özgür kazlar
Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde halk elindeki kaz yetiştiriciliğini ekonomiye kazandırılabilmesi amacıyla hazırlanan proje kapsamında daha önce cezaevi olarak kullanılan bina Kaz Üretim Merkezi’ne dönüştürüldü. Kaymakam Muhammed Fatih Günlü, daha önce hükümlü ve tutukluların olta attığı havalandırmalarda proje ile kaz palazlarının özgürce gezindiklerini, cezaevinin diğer bölümlerini ise kaz yetiştiriciliğine yönelik olarak düzenlediklerini bildirdi. Şefaatli ilçesinde halkın geleneksel kaz yetiştiriciliği yaptığını belirten Günlü, bunu nitelikli hale getirmek, ihtiyaç sahiplerini üretime dahil ederek gelir sağlamalarına yönelik attıkları adımdan olumlu dönüşler aldıklarının altını çizdi. Proje kapsamında 66 vatandaşa eğitim verildiğini aktaran Günlü, eğitim alan yetiştiricilere 50'şer civciv dağıtıp, yıl boyunca da takibini yaptıklarını ifade etti. Dağıtılan civcivlerin büyüyüp, yumurta vermeye başladığını aktaran Günlü, üreticinin elinde bulunan kazlardan elde ettiği yumurtayı getirip, kuluçka makinesine koyduklarını anlattı. Günlü, ‘’Çıkan civcivlerin 20'sini geri veriyoruz. Kalanları 50'ye tamamlayarak başka bir ihtiyaç sahibi vatandaşımıza vererek kaz üretimine dahil ediyoruz. İlçemizdeki kaz üretimini senelik 8 binden 25 bine çıkardık. Önümüzdeki sene 100 bin kaz üretmeyi planlıyoruz’’ dedi.
‘’Kaz üretim merkezi olacağız’’
Yozgat Valisi Ziya Polat Şefaatli ilçesinde eski Kaz Üretim Merkezi’ne dönüştürülen cezaevini gezip, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Vali Polat, Şefaatli ilçesinde yumurtadan çıkartılan 10 bine yakın civcivin vatandaşa dağıtıldığını, yetişen kazlardan elde edilen yumurtaların tekrar kuluçkaya yatırılarak yeni civcivlerin elde edilmesiyle bir döngü oluşturulduğunu aktardı. Vali Polat, ‘’Şu an damızlık kazlarımız burada ama 10 bine yakın kazımız vatandaşlarımıza dağıtıldı. Kaymakamlığımızın bir projesi... Buna kalkınma ajansımızın destek verdi, son olarak da bakanlığımıza sunduğumuz proje kapsamında 150 bin lira mali destek aldık. Bu işin döngüsünü sağlamak önemliydi, şu an bir yıllık döngüyü sağladık’’ diye konuştu.
Verilen mali destek ile Şefaatli ilçesindeki Kaz Üretim Merkezi’nin geliştirilip, kaz tüylerinin de değerlendirilmesine yönelik bir birim oluşturulacağı kaydedildi.
Damızlık kaz üretim tesisi
Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı ve Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUAM) Müdürü Prof. Dr. Yavuz Gürbüz, Kazın eti ve yumurtasının önemli olduğunu bununla birlikte kaz tüyünün daha önemli ve ekonomik değerinin çok yüksek olduğunu söyledi. Gürbüz, Kars, Ağrı, Ardahan gibi bölgelerde olduğu gibi İç Anadolu bölgesinde de ciddi oranda yetiştirilen kazların bulunduğunu, halkın evinde 3-5 tane kazı kendi ihtiyacı için yetiştirip, etinden, sütünden, tüyünden çeşitli şekilde faydalandığını aktardı.
Gürbüz, üniversite bünyesindeki kaz yetiştiriciliği ile ilgili kurulan entegre tesis bünyesinde kuluçkahane, kuluçkahaneden çıkan civcivlerin yetiştirileceği kümesler, palaz haline gelen civcivlerin erkek-dişi ayrımının yapılıp, büyütülmesine yönelik büyük kümeslerin bulunduğunu, erkek kazların eti için, dişi kazların yumurta için yetiştirilmesi için anaç kümeslerine de yer aldığını kaydetti. Elde edilen yumurtaların kuluçkaya bırakılıp, bir geri dönüşüm sağlandığını anlatan Gürbüz, ‘’Burada çeşitli ırklar var, yerli ırklar var, dışarıdan getirilen ırklar var. Bu ırkların da kendisine özgü bir yetişme tarzı bulunuyor, adaptasyon süresi var. Bu hayvanların yumurta verimi de oldukça düşük. Hem yumurta verimini hem de kuluçka randımanını geliştirmek için çeşitli melezleme çalışmaları yapılmaktadır. Yapılan çalışma ile hem et bakımından, hem yumurta bakımından hem de kaz tüyü bakımından daha fazla verim elde edilmeye çalışılmaktadır’’ dedi.
‘’Kaz tüyü önemli bir ürün’’
Prof. Dr. Yavuz Gürbüz, kaz tüyünün oldukça önemli bir ürün olduğunun altını çizerek, açıklamasında şu bilgilere yer verdi:
‘’Her ne kadar Türkiye’de biz yeterince değerlendiremiyorsak da, savunma sanayinde özellikle askerlerin, doğu Anadolu bölgesinde görev yapan askerlerimizin giymiş oldukları elbiselerinin içerisinde kaz tüyü bulunmaktadır. Kaz tüyü hafif olduğu gibi iyi bir yalıtım malzemesidir. O nedenle vazgeçilmez bir üründür. Savunma sanayi ile birlikte çeşitli stratejik alanlarda da kaz tüyü kullanılmaktadır. Milli Savunma Bakanlığımız kaz tüyünü yurtdışından satın alarak, giysilerin üzerine koydurup, dağıtmaktadır. Buradan hareketle çeşitli görüşmelerimiz, fikir alışverişi yaptıklarımız oldu. Milli Savunma Bakanlığımız ile bir görüşme yapıp, kaz tüyünü Almanya’dan almak yerine biz buradan yetiştirip, versek, Türkiye’nin kaz tüyünü kendimiz değerlendirsek diye bir düşüncemiz oluştu. Yozgat yöresinde kaz yetiştiriciliğine yönelik ciddi bir potansiyel var, imkanlar mevcut.’’
Merkezde bulunan tüy işleme tesisinde üretilen kaz tüylerinin, Almanya ve Macaristan gibi Avrupa ülkelerine ihraç edildiği, işlendikten sonra tekrar alınıp, kullanıldığı da kaydedildi. Almanya ve Macaristan'a ticari firmalar aracılığıyla kaz tüylerinin ham olarak ihraç edilip, daha sonra işlenmiş bir şekilde ithal ederek, Türkiye’de satışının yapıldığı, bu sarmaldan kurtulabilmek için hammaddeyi işlenmiş ürün haline getirilmesi gerektiği anlatıldı.

| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|