İngiltere, günlerdir aşırı sağcıların ayaklanmalarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Birçok tanınmış isim, şiddete karşı seslerini yükseltirken, Kral 3’üncü Charles, şimdiye kadar sessizliğini korudu. Prens William ve Harry'nin babası, dün sessizliğini bozmaya karar verdi.
Kral, Buckingham Sarayı tarafından yayınlanan bir bildiride, "küçük bir grubun" şiddetini kınadı ve "karşılıklı saygı" çağrısında bulundu.
İngiltere'nin kuzeybatısındaki Southport'ta 29 Temmuz'da bir dans dersi sırasında yaşları altı ile dokuz arasında değişen üç kız çocuğunun hayatını kaybettiği bıçaklı saldırının ardından ayaklanmalar başlarken, Kral ve Kraliçe, kurbanların ailelerine desteklerini sunmakla yetinmişti.
Monarşi tarihçisi Ed Owens, AFP'ye verdiği demeçte, "Kral'ın devlet başkanı olarak Birleşik Krallık için bu tehlikeli dönemde güçlü bir şekilde konuşmamasına şaşırdığını" söyledi.
Monarşi üzerine çalışan diğer uzmanlar ise İngiltere Kralı'nın siyasî meselelerden uzak durma görevi göz önüne alındığında sessiz kalmasının normal ve mantıklı olduğunu düşünüyor.
Ancak 3’üncü Charles, uzun süren sessizliğini eleştirenler daha fazla gibi görünüyor. Buckingham Sarayı hükümdarın gelişmelerden günlük olarak haberdar edildiğini açıklamış olsa da, birçok kişi için hükümdarın sessizliği kabul edilemez bir durumdu.
Monarşi karşıtı grup Republic'in direktörü Graham Smith, bunun yeterli olmadığı konusunda ısrar etti. Ona göre, Kraliyet ailesi üyeleri, "ülke aşırı sağcı ayaklanmalarla karşı karşıya kaldığında seslerini bile çıkaramıyorlar".
Smith, "Tatil evindeki bir milyarderin neler olup bittiğinden haberdar olmasının bir anlamı yok. Haberdar olmak çok kolay, tek yapmanız gereken televizyonunuzu açmak" diye ekledi.