Üç yıl önce yapılan genel, 2 yıl önce yapılan yerel seçimler sonrası, Adalet ve Kalkınma Partisi cephesinde, Ankara, İstanbul, Antalya gibi illerde seçimlerin neden kaybedildiğinin, Kayseri, Konya gibi illerde oyların neden bu kadar azaldığının matematiksel hesapları yapılmıştı hatırlarsanız.
Bazı illerde fatura il başkanına kesildi ve görevden alındılar o kadar.
Hazırlanan raporlarda, daha başka hangi gerçeklere parmak basıldı bilmiyorum ama, yanlışlar silsilesinin hem merkezi yönetimde, hem de elde kalan belediyelerde pervasızca sürdüğü gerçeğini ifade etmekte fayda var.
2019 seçimleri sonrası da söyledim, 2023 ve 2024 seçimlerinden sonra söyledim, yeniden söyleyeyim, neden kaybettiğinizi, ama sakın bir tek kelime ile istemeyin, kaybedişin nedenini.
Zira o kadar çok ki..
Başlıyorum, ama küsmece, darılmaca yok tamam mı?
1. Bizim gibi yaşamayı unuttunuz, millete tepelerden bakmaya başladınız. Yani, geldiğiniz yeri unutup halktan koptunuz.
2. İşçi pazarlarında, semt pazarlarında, halkın içinde çalışmak yerine bir avuç sonradan görme salon sosyetesi bile denilmeyecek zavallıların sizi zaferlere götüreceğini sandınız.
3. Milletin gündemi et, süt, yumurta, patates-soğan fiyatları iken siz ‘Millet Kıraathaneleri’ ile gönül alacağınızı sandınız.
4. Bizi azarlayarak ya da ‘He de geç’ küçümsemesi ile hizaya getirmeye çalıştınız.
5. Sizden olmayanları, İllet diyerek, Zillet diyerek aşağıladınız, küçümsediniz, yok saydınız.
6. Hayat Pahalılığından, açlıktan, sefaletten yakınan halkın gözünün içine soka soka ‘Efuli’, ‘Beyaz Çay’, manda yoğurdu, medine hurması gibi hayal bile edemeyeceği lüks yiyecek ve içecekleri, ‘Dünyayı gezin’, ‘Aromalı Kahve ile moraliniz düzelir’ gibi ütopik şeyler dayattınız.
7. Uçak Filolarınıza yeni ve lüks uçaklar, araç filolarınıza, zırhlı araçlar takviye edip, çevrenizde koruma kalkanları oluşturdunuz.
8. Milletin onurunu, gururunu düşünmeden kafasına kafasına çay paketi fırlattınız.
9. Seçim kazandığınız Belediyeleri Partinin Şubesi haline getirip, liyakat yerine itaati ön planda tuttunuz, ne kadar edersiz, cahil, hayatında eline kitap almamış adam varsa, emmisinden getirdiği Hamili Kart’la en iyi bölümlerde işe yerleştirdiniz.
10. Devletin polisini, askerini, öğretmenini, zabıtasını ‘Fetöcü’ diye kararnamelerle işinden atarken, kendi içinizdeki tescilli fetöcülere yeni makamlar, mevkiler, görevler ihdas ettiniz.
11. Göreve getirdiğiniz polise güvenmeyip reisin mitinglerinde, beline taktığınız silahın şarjörünü aldınız.
12. Yeni fabrikalar inşa etmek yerine, eldekileri sattınız. Oradan gelen paralarla bol miktarda cezaevi inşa ettiniz.
13. Demokrasilerde 4. Kuvvet olarak kabul edilen Basın’ın bile sütünü sulandırıp paramparça ettiniz. Namuslu insanların yazdıklarına, söylediklerine katlanamayıp onları işlerinden ettirdiniz.
14. Uyaranı, ikaz edeni, ama diyeni, fakat diyeni ihanetle yaftaladınız, işinden attınız, bir daha işe giremeyecek hale getirdiniz.
15. Yolsulluğu yeneceğiz dediniz, hepimizi yoksullaştırdınız. Kentlerde arsa baronları yarattınız. Yanınızda, yörenizdeki insanlara, yasaların ardından dolanarak villa arsaları tahsis ettiniz.
16. Yolsuzluğun Kökünü kazıyacağız dediniz, yolsuzluk mekanizmasını kurumsallaştırdınız.
17. Yasakları ortadan kaldıracağınız dediniz, hava almanın ötesindeki her şeyi yasakladınız.
Bilmiyorum devam edeyim mi, nedenleri sıralamaya.
18. 2019’da, koltuğu kaybettiğiniz belediyelerde, bu makamlara oturanlar, yeni doğan bebeğe süt oldular, annesi çalışan çocuğa kreş oldular, üniversite okumaya gelen gençlere partisine bakılmaksızın burs oldular, yurt oldular, kent lokantası oldular, emekliye ayda bir kilo et oldular, onları aç ve açıkta bırakmadılar.
19. kaybettiğiniz belediyelere başvuran her yurttaşa, yurttaş olduğunuz hatırlattı sizde olmayan belediyelerin yöneticileri.
20. Elinizde kalan belediyelerde, kaybettiğiniz belediyelerde yönetime gelenlerle yarışmak yerine, onların yolunu kesmeye, elini, ayağını bağlamaya çalıştığınız, hem de elini ayağını bağladığınızın belediye başkanları değil, kent halkı olduğunu bile bile.
21. Adaleti lekelediniz adaleti, var mı ötesi.
Baktınız eli, kolu bağlı bile sizden iyi çalışıyorlar yerinize gelenler, uyduruk gizli tanık dönemini hortlatarak onları kirlettiğiniz adaletin sopası ile terbiye etmeye kalkıştınız.
Ve biliyor musunuz?
Bu millet, size söz verdiği avansın son taksidini ödedi 31 Mart 2024'te.
Gelinen noktada;
1. Bizim gibi yaşamayı yeniden öğrenmezseniz.
2. Üretim, istihdam, hayat pahalılığı gibi kavramları doğru teşhis etmemekte direnir ve milletin sırtına yeni yükler yüklemeyi sürdürürseniz.
3. Cumhuriyetin okullarında, eksik insanlarla bilim ve bilgi yerine Cehalet empoze etmeye devam ederseniz.
4. Bu ülkenin kurucu değerlerini aşağılamayı sürdürürseniz.
5. Satıp savma alışkanlığından vazgeçmezseniz ki, zaten satacak bir şey bırakmadınız.
6. Tasarrufa en tepeden başlamamakta direnir, yeni saraylar, yeni uçak filoları oluşturmayı sürdürürseniz.
Hepsinden önemlisi, Sosyal Belediyecilik gerçeğini kabullenip uygulamaya geçmezseniz
2028’i bile göremez, milletin önüne o sandığı bu sefer de istemeyerek de olsa siz koymak zorunda kalırsınız.