Artık Kesin inanıyorum..
Bu iktidar, kendi döneminde doğan ve bu gün üniversite kapılarına kadar gelen gençlik başta olmak üzere, Türk Gençliği’nden umudunu kestiği için onlardan adeta intikam alıyor.
Bu gün siz bu satırları okur iken, 2,5 milyon gencimiz salonlarda, geleceği adına üniversite kazanmak için ter döküyor.
Bu 2,5 milyon gençten sadece 500 bini bir yüksek eğitim kurumuna girmeye hak kazanacak.
Ama ülkeyi yönetenler, sınava giren her gencin bir yüksek eğitim kurumunda eğitim görme imkanı bulacağına inanıyor ya da öyle sanıyor.
Ondandır, sınava bir gün kala Katar yönetimi ile bir anlaşma imzalandı ve Katar Vatandaşı gençler Türkiye’de Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültelerine sınavsız girip eğitim görme imkanına kavuşturuldu, biliyor musunuz?
Fırsat eşitliği kavramını yok eden bu haberin, ruh halleri üzerinde yarattığı yıkımla doldurdu bu sabah gençlik salonları, gelecekleri üzerinde kumar oynamak için.
Bahse konu eğitim kurumlarına girebilmek için güzel ülkemin gençleri 2,5 milyonun ilk 50 binine girebilmeli ki bu okullarda eğitim görebilsen.
Ama Katarlı iseniz sınav mınav istemez.
Sadece o kadar mı.
Eğer babanız, emminiz, dayınız iktidarın içerisinde ise de, yolu var bu 3 dalda eğitim görmeniz için.
Bakınız, yolunu ben göstereyim.
Türkiye’deki YKS’de aldığınız puan Meslek Yüksek Okuluna bile yetmiyor diyelim.
Hemen Kıbrıs’a, ya da Ukrayna’ya gidecek, para karşılığı zekasına bakmadan öğrenci kaydeden kaldırım üniversitelerinden birine kaydınızı yaptıracaksınız.
O tür üniversitelerde puana bakılmıyor, ödeme gücüne bakılıyor.
Mesela Tıp Eğitimi için temizinden bir 60 bin doları hazırda tutmanız gerekiyor.
Kaydınızı yaptırdınız diyelim.
İşte burada, partinin göbeğindeki emminizi devreye sokacak, Türkiye’den bir üniversite ile kaydınızı yaptırdığınız üniversite arasında bir öğrenci değişimi protokolü yaptırmayı sağlayacaksınız.
Şimdi anladınız mı, Milletvekillerinin kırpılıp kırpılıp Rektör yapılmasının nedenini?
Hatta o üniversitenin rektörünü davet ettirip Türkiye’de bir güzel ağırlatacaksınız ki, tıp veya diğer branşlardaki eğitiminizi Türkiye’de yapma imkanınız garanti olsun.
Evet, yabancı üniversitede daha 3 ayınızı bile doldurmadan artık Türkiye’desiniz.
Burada, hatırlı bir de doktor emmiye ihtiyacınız var, hatırlatayım.
Birinci dönemin sonuna geldiğinizde, bu doktor emmi devreye girecek ve size bir rapor hazırlayacak.
Raporda, “Bu çocuk hasta, ailesine yakın ve tam teşekküllü hastane bulunan bir kentte ancak eğitim görebilir..” diye yazacak.
Merak etmeyin, bu ülkede cezaevindeki Mafya Babasına, “Haftada 2 gün balık, 2 gün de pirzola yemesi gerekir..” diye rapor yazan doktorlar bilem var.
Yani kolay bulursunuz öyle bir doktoru.
Raporu da aldığınıza göre;
Artık Türkiye’desiniz.
Artık bata çıka da olsa tıp öğrencisisiniz.
Kalan 5 yılı da burada okuyup, Türkiye’deki Tıp Fakültesi’nden mezun olarak doktorluk yapabileceksiniz.
Tabi sizi doktor sanıp sağlığını size emanet edene de Allah Yardım etsin.
Görüyorsunuz değil mi, ne kadar kolay tıp fakültesinin, puanla giremediğiniz dersliğine parayla girmek.
Dedim ya, yeter ki emminiz, dayınız, babanız iktidarın hatırlı bir yerinde olsun.
Ben gençliğe fırsat eşitliği söylemlerine, bu iktidarın FETÖ’ye eğitimi teslim ettiği günden bu yana inanmıyorum, ama;
Yine de gençlere öğüdümdür;
“Yüzünüze kapanan kapıları açmak için, önünüze konulan engelleri aşmak için bütün şartları zorlayın. Unutmayın, diplomalı işsiz, diplomasız işsizden daha avantajlıdır. Yaşananları, size yaşatılanları, çevrilen dolapları da her fırsatta sorgulayın. Unutmayın, bu devran böyle gitmez..”