Aşağıdaki yazı tam bir yıl önce, 21 Kasım 2023'te kaleme alınmıştır. Vilgülüne dokunmadan alıyorum, belki bazı taş kafaların uyanmasına vesile olur;
. . . . .
2023..
Hiç gelmeyecekmiş gibi, ne kadar da büyük sözler vermişlerdi.
2023’te Dünyanın super gücü olacaktık.
Teknolojide dünyaya örnek bir ülke haline gelecektik.
G20 ülkeleri arasında 19’larda olan yerimizi ilk 10’a yükseltecektik.
Muasır Medeniyetin zirvesine oturacak, model ülke haline gelecektik.
Demokratik standartlarımıza tüm dünya gıptayla bakacaktı.
Türkiye’den habersiz dünyada yaprak bile kıpırdamayacaktı.
Tüm Ortadoğu, Türkiye’yi model alacak, demokrasi rüzgarını Afrika'da bile estirecektik.
Türk Lirası, ABD Dolarının tahtını yerle bir edecek, 2 dolar 1 lira olacaktı.
Türkiye’de üretilen uçaklar tüm dünya ülkelerinin tercihi olacaktı.
Türk Malı Otomobillerle erişecekti, medeni dünya menzile.
Hans ve Helga, Ali ile Ayşe’ye sağlanan teknolojik eğitim imkanlarına gıptayla bakacaktı.
Kopenhag ve Maasrich Kriterlerinin yerini Ankara Kriterleri alacaktı.
Yolsuzluğu, yoksulluğu, yasakları lügattan çıkaracaktık.
Dünyanın Finans Merkezi İstanbul olacaktı.
Dünya Borsaları, İstanbul Borsası’nın verilerine göre yönlerini belirleyecekti.
İllerimiz, sağlık turizmi ile kalkınacak, Türk Tıbbının yarattığı mucizeler, ülkeden ülkeye, milletten millete efsane şeklinde anlatılacaktı.
Türk Askeri’nin sesi yedi cihandan duyulacak kadar gür çıkacaktı.
Hizmette liyakat, görevlendirmede adalet, yükselmede başarı esas alınacaktı.
Seçtiklerimiz efendilik değil, hizmetkarlık edecekti millete..
Hiç kimsenin aş derdi, iş derdi olmayacaktı.
Mutlu bir millet, müreffeh bir toplum olacaktık,
Farkında mısınız?
Hiç düşündünüz mü?
Tam 22 yıldır anlatılan bu masalla uyutulduk.
Hala 2023’de gözlerini açıp masaldaki uygulamalarla karşılaşacağını uman ve sananlara söylüyorum.
Maalesef masal bitti.
Siz 2024’te de büyük bir hayal kırıklığına, büyük bir kabusa şimdiden kendinizi hazırlayın.
Bu güzel ülkede Cumhuriyet döneminde ekonomik krizler yaşadık.
Toplumsal uzlaşmazlıklara tanık olduk.
Ama lokaldi sıkıntılar, kiminde ülkenin kalbine stent takıldı, kiminde açık kalp ameliyatı ile yoluna devam etti demokratik sistem.
Ama bu gün;
Sağlığı, eğitimi paralı hale gelmiş, cebindeki paranın hiç değeri kalmamış, şirketleri iflas bayrağı açmış, betonlaşmış bir ülke, bir avuç mutlu azınlığa hizmet eden, fertlik kavramını tebalıkla takas etme noktasına getirilmiş bir millet olduk.
Yani, ülke komada.
Teşhis, Akciğerinde başlayıp tüm organlarında metastaza yol açan ağır bir kanser hastası görünümündeyiz.
Ekonomi felç.
Üretim sıfırlandı.
Tarım ve Hayvancılık bitti.
İşsizlik diz boyu.
Şimdi de açlığınızı hissetmeyin diye, battığımızı hissetmeyin diye iktidarı, muhalefeti Anayasacılık oynuyor.
Açın tüm TV Kanallarını, alın tüm gazeteleri tek tek.
Yaşadığınız açlığın, sefaletin, çaresizliğin yerine yapay gündemler tartışılıyor.
Umurunda değilsiniz, umurunda değiliz seçtiklerimizin, seçtiklerinizin.
Siz ve biz bu gaflet, bu delalet uykusunda uyumaya devam ettiğimiz, devam ettiğimiz sürece, yarın bir da bakacaksınız ki, Demokratik Sistemin tek teminatı Anayasa da kaldırılacak rafa.
O zaman da seçime filan da gerek kalmayacak.
Olmaz olmaz demeyin.
Olmaz dediklerinizin, olamaz dediklerimizin hepsi oldu.
İnanmıyorsanız açın ekranı, Höyküren, höykürürken gündeminde ülke, gündeminde millet olmayan liderleri bir dinleyiverin.
Siz neler yaşıyorsunuz, onlar neler konuşuyorlar?