Utanacak yüz kalmamış, yüz derisi değil, Manda Derisi..
“Zam bu gelir, gider” diyor.
Ulan bu güne kadar yaptığınız hangi zam geri gitti de bunlar gidecek.
Öbürü de çıkmış, “2023 seçimlerini de kazanacağız, nasıl kazanacağımızı sormayın” diyor.
Hayırdır efendi, açık oy, gizli sayım sistemini mi getireceksiniz, seçim kanunu ile.
Bir dostum çok güzel anlatmış, seçimleri nasıl kazanacaklarını;
“AKP Başkan Yardımcısı Mustafa Şen: 2023'te yapılacak seçimleri kazanacağız. Bana nasıl kazanacağımızı sormayın.’ demiş
E onu da ben söyliim madem:
Sandık, trafo, kedi, alentrik, alevare, dalavere ...”
Nasuhi Güngör denilen satılmış kalem bile isyan etmiş yılbaşı gecesi yağmur gibi yağan zamlara ve demiş ki;
“Yazmazsam uyuyamam. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medyada muazzam hizmet akışı sunduğu bir günde zam açıklamak hangi aklın ürünü.. Adamı pişman ettiler, dediğine diyeceğine.”
Yılın ilk pazarı, AKP’nin bir diğer genel başkan yardımcısı Kayseri’de çıkıyor kameraların karşısına. 19 yılın hesabını veriyor. Söylediklerini değerlendirmeye gerek yok. Kendisinin, sağındaki ve solundakinin yüzlerine bakın, Türkiye’nin fotoğrafını görürsünüz. Asık, umutsuz, geleceksiz yüzler. Ama görev görevdir, milyarlarca dolarlık yatırımlardan bahsetmiş. Yani fasa-fiso.
Görüşlerine büyük önem verdiğim Prof. Dr.Özgür Demirtaş, Stagflasyondan bahsediyor bir paylaşımında ve diyor ki;
“Stagflasyon: Enflasyon, işsizlik ve Ekonomik durgunluğun aynı anda görülmesidir. Nadir Görülen bir illettir. Gelecekte merak edince dönüp bakarsınız diye yazıyorum...”
Peki ülkemizde durum nedir?
TÜİK’in kalem oyunlarına rağmen, enflasyon rekor düzeyde.
İşsizlik, tarihin en yüksek boyutlarında. ÖSYM’de ilk 400’e girenlerin yüzde 90’ı kapağı yurtdışına atıyor, o derece yani.
Ekonomik durgunluk var mı? diye sorarsanız, ölçmek gayet kolay. 3 ay öncesine kadar alış-veriş yaptığım markette 10 kasa çalışır, müşteri yine de kuyruk olurdu. Şimdi 1-2 kasa açık ama önlerinde in-cin top oynuyor.
Hala çıkıp pişkince, ‘Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağız” palavrasını sıkanlara ise Prof. Dr. Veysel Ulusoy cevap veriyor;
“İlginç olan halâ sıfır olasılıkla dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi olacağız, hem de çok kısa bir sürede sloganının sık bir şekilde dile getirilmesidir..." diyor.
Bu kadar mı?
Biri çıkıyor, “Evde kazak giyin, kombiyi kısın” diyor.
Bir diğeri çıkıp, “Porsiyonları küçültün” diyor.
Bir başkası, “Ayda iki kilo et yiyeceğimize yarım kilo yeriz” diyor.
Bir diğeri, ekmeğin simitten ucuz olduğunu bile bilmeden, “Simit yeriz” diye inciler diziyor.
Adını hecelediğinizde, ikinci hecesi adına cuk diye oturan gazete, Soğan ekmeğin bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden dem vurarak, milleti soğan ekmek yemeye alıştırıyor.
Sonra da uyanıklık yapıp, “Elektrik ve Doğalgaz fiyatlarına yüzde 150 oranında zam yapılıyor, resmi gider ve harçlar yüzde 36 artırılıyor, ama bu artışların hiç biri memurun, emeklinin maaşına yansımasın” diye yeni yılın ilk saatinde uygulamaya koyuyorlar.
Yani sevgili dostlar, halay çektire çektire bizi ve gençliğimizi, hatta çocuklarımızı açlığa, yoksulluğa götürüyorlar.
Bir de trollerin ve söyleyecek sözü, edecek palavrası kalmayanların moda haline getirdikleri slogan var;
“Devletimizin arkasındayız” palavrası.
Ulan tabii ki devletimizin, tabii ki vatanımızın yanında ve arkasındayız.
Bizim isyanımız, Devlet Aygıtını elinde bulunduranların bizim geleceğimizle kumar oynayıp, cebimizden, midemizden ellerini eksik etmemelerinedir.
Ha bir de, bazı siyasilerin “Din soslu vatanseverlik” söylemleri var.
Bak kardeşim, Yüce Dinimiz eşit yaşamı öngören bir ahlak dinidir. Ama bu günkü iktidar ve avanesi senin çocuklarının geleceğini, senin alın terini pudra şekeri yapıp burnuna çekiyor, senin ülkeni ekonomik açıdan 10 katlayan ülkelerin toplamından daha fazla makam aracı var ve bunların giderleri senin vergilerinle ödeniyor.
Din soslu vatanseverlik dedim ya, vatanseverlik noktasında ise, o içi boş kafanda değerlendir diye bir tek örnek vereceğim;
Cezaevlerimizde tıka basa üst üste yatan insanların yüzde 90’ı hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık, uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlardan yatıyor. Bu yüzde 90’ın arasında bir tek Çağdaş Demokrat, sol dünya görüşüne sahip bir insan bulamazsın. O kalan yüzde 10’u ise, senin gibi değmezlerin nasıl sömürülüp, senin çocuklarının geleceğinin nasıl çalındığını yüksek sesle dillendiren insanlardır. Onların içerisinde de bir tek hırsız, yolsuz bulamazsın.
Anladın mı benim cahil vatandaşım.