escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ahmet Zorlu

facebook-paylas
BAKAN HAKLI..
Tarih: 04-11-2021 10:43:00 Güncelleme: 04-11-2021 10:43:00


Tarım Bakanı, “Ben zarar ettim diyen çiftçimiz yok” diye buyurmuşlar.
Bence doğru söylüyor.
Türk Çiftçisini temsil etmesi gereken kurumlar var.
Mesela Ziraat Odaları.
Duydunuz mu kararlı bir çıkış, her ilçede bile teşkilatı bulunan Ziraat Odaları, çiftçinin sesi olup sorunları sıkıntıları dile getirmez, toplanıp Ankara’da bakanın kapısına dayanıp sıkıntıları ilk ağızdan aktarmazsa, çiftçinin muhalif kanallarındaki isyanı tabii ki bakana ulaşmaz. Zira kendileri A Haber dururken Halk Tv izleyecek değil herhalde.
Türkiye’nin en büyük açmazı burada.
Mesela esnaf kan ağlıyor, Meral Akşener’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Ali Babacan’ı, Temel Karamollaoğlu veya Ahmet Davutoğlu’nu bulduklarında dertlerini, sıkıntılarını sıralıyor, çaresizliği tüm boyutları ile ortaya koyuyorlar.
Ama o İlin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nden tık yok.
Neyse ki TOBB Başkanı nihayet geçen gün iki kelam etti, o da ağzı ile dişi arasından.
Nasılsa seçim çantada keklik, tek dertleri aidat ve toplanan aidatlarla alınacak makam otoları, döşenecek makam odaları.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren yüzlerce fabrika var ve ortak dertleri, paramızın pul oluşu, hammadde ithalatında uygulanan yüksek fiyatlar. Sadece bu kadar mı, bir dokunun bir ah ardı ardına geliyor.
Ama bu kurumların sahiplerini temsil eden Sanayi Odaları, yıllardır evet yıllardır “Allah başımızdakilere zeval vermesin”in ötesine geçemedi. Temsil etmekle yükümlü kitlenin sorununu görmezden geldi. Bırakın genel ekonomi, Kayseri OSB’de siyaset cirit atıyor, bir milletvekili bir adamı, diğeri başka bir adamı tutmuş, kavga gürültü gırla gidiyor, ama Sanayi Odası Başkanı, Mali Genel Kurul’da kimin divan başkanı olacağının derdinde.
Ticaret Odasını ele alalım. Merhum Hasan Ali Kilci döneminde, ayda bir toplanan Ticaret Odası Meclisindeki konuşmalar o günün akşamı tv haberlerinin ilkini oluşturur, ikinci gün gazetelerin manşetlerini süslerdi. Oysa şimdiki başkan, “Kış çetin geçecek ve darlık olacağı öngörüsü var" demekle yetiniyor.
İşçi ve Memur Sendikalarını ele alalım.
Asgari ücret, sosyal haklar, hayal olsa da ILO Standartları gibi konularda konuşanını duydunuz mu, siyaset işçi ve memurları üçe böldü. Her parti bir işçi bir de memur konfederasyonunu yanına aldı, iktidarında sözleşme masasına da onu oturtuyor ve o da mikrofonun açık olduğunu unutarak, “Baktık iş uzayacak bu şekilde bağladık” diyerek işçiyi nasıl sattığını bakana anlatıyor.
Birbirini de eleştirmiyor bu konfederasyonlar.
Çünkü her birini ayakta tutacak kadar üye ve bu üyelerden gelen aidatlar var nasılsa.
Toplumun büyük bölümünü temsil eden emekliler örneğin.
Yıllardır aynı adam yönetiyor Kayseri Emekliler Derneğini.
Sanırım şimdi oğlunu da yönetime aldı, başkanlığa hazırlıyor.
İktidar bir seçim öncesi “TOKİ’den ev yapacağız, emekliler derneğinize gidip başvurun” diye açıklama yaptı. Herkes gidip üye oldu. Şimdi maaşlarından aidat kesildiğini bile bilmiyor çoğu. Ha bir de, her kış öncesi bir avuç emekliye taksitle kömür temin ediyor bu dernek.
Bunun dışında emekliyi temsil etmekle yükümlü bu yapının bir yöneticisinin çıkıp, “Emekliyi açlığa, emekliyi sefalete mahkum ettiniz” dedi mi.
Demez kardeşim. Zira gelen aidatlar iktidar sayesinde katlandı, daha ne olsun.
Çiftçiyi, sanayiciyi, esnafı, işçiyi, memuru, emekliyi temsil etmekle yükümlü kurumlar kulaklarının üstünde yatarlarsa, elbette bakan da çıkıp, “Ben zarar ettim diyen çiftçimiz yok” der.
Zira toplumsal bilinç ortadan kaldırıldı.
Yani geniş toplum kesimleri sahipsiz, o nedenle sesleri cılız çıkıyor.
Yazarkasa fırlatıldığı, gazete ilanları ile iktidarların uyarıldığı günleri bir hatırlayın.
Kayseri’de Mustafa Alan, kentin en büyük mitinglerinden birini yaptırmıştı, temsil ettiği Esnaf ve Sanatkara.
Sorarım size, Türkiye o günlerden daha mı iyi bir noktada ki, Mustafa Alan’ın, Mustafa Alanların sesi çıkmıyor.
CHP lideri’nin Yozgat temaslarını izledim, medyaya düşen haberlerden.
Yozgat gibi, iktidarın kalesinde bile hoşnutsuzluk, çaresizliğin verdiği isyan vardı.
Aynı Kılıçdaroğlu 10 gün sonra Kayseri’de olacak.
Onu kitlelerden uzak tutan bir program değil, kitlelerle buluşturacak bir etkinlik planlaması gerekir parti yönetiminin.
Yani Kazancılar Çarşısına değil, Yıldırımbeyazıt Semt Pazarına götürmeli ve milletle buluşmasını sağlamalı il yönetimi.
Ya da, 5 yıldızlı bir otelde değil, Yavuzlar Mahallesi’ndeki bir kahvehanede bir araya getirmeli halkla liderini.
Ama yapmayacaklar biliyorum.
Zira sağ partilerden bulaşan bir hastalık taşıyor CHP.
‘Avşar aday gösterirsek şu kadar oy, yanına Çerkesi katarsak, şu kadar da ordan gelir, bir de yilli koyduk mu geçen seçimde aldığımız kadar oy alırız’ kolaycılığı CHP’ye de hakim.
Başka kentlerde durum nedir bilmiyorum.
Ama CHP Kayseri teşkilatlarında, kongreden kongreye ortaya çıkan Delege Ağalarının tahakkümüne son verilmediği sürece de AKP’nin yerel iktidarı devam eder, genel başkanlar da onların kontrolünde bu kente gelir gider.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI