escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ahmet Zorlu

facebook-paylas
BU GİDİŞ GİDİŞ DEĞİL..
Tarih: 27-05-2025 12:18:00 Güncelleme: 27-05-2025 12:18:00


Güzel Ülkem, Mazlum Milletim aç, yorgun, hasta, geleceksiz.
Farkında değilsiniz belki ama Türkiye gerçekten hasta.
Ahlaken hasta, düşünce yapısı olarak hasta.
Millet olarak, doğuya son hız yol alan bir trenin koridorlarında batıya koşmaktan yorulduk.
100 yıl önce başlayan Demokrasi ve Kalkınma Yolculuğunun son 23. yılında, Demokrasiyi tükettik, kalkınmayı yok ettik.
Bilim ortadan kaldırıldı, kültür ayıplı hale geldi, sanat her alandan kazınıp yok edildi.
İlim artık tu kaka, cahalet ise baş tacı.
Cahilin feraseti belirliyor yarınlarımızı.
110 yıl önce Osmanlı’nın sonunu getirip ülkeyi İngiliz'e teslim eden tekke, zaviye, tarikat, cemaat gibi yapılar belirliyor geleceğimizi, kaderimizi.
Cumhuriyetin tüm değerleri yok edildi.
Osmanlının yaşadığı Kapitülasyon döneminin, bir misli daha ağırını yaşıyoruz.
Fabrikalarımız, bankalarımız, limanlarımız, evlerimiz, sahillerimiz, yaylalarımız yabancılarla yerli işbirlikçilerinin elinde artık.
Milyonlarca dekar arazi ekilemez haldeyken, etimiz, sütümüz, soğanımız, fasulyemiz yabancı menşeili.
Kilosu 3 dolardan ithal edilen Angus Eti soframıza 25 dolara konuluyor, ama yönetenler yandaş ithalatçıya bunu bile sormuyor, soramıyor.
Seçip başa oturttuklarımız, bize yalan söylediler.
Söylediklerinin, vadettiklerinin tam tersini yaptılar.
Güzel ülkemin, mazlum milletimin itibarını yerle bir ettiler.
Geleceğimiz için bize parlak, yıldızlı hedefler gösterip, geleceğimizi kararttılar.
Bu Aziz Vatanı, mülteci, sığınmacı, kaçak cenneti yaptılar.
Okullarımızda, genç dimağları, genç beyinleri hurafelere esir ettiler.
Bu mazlum Milleti kuru ekmeğe, kuru soğana muhtaç ettiler.
Akrabaya, yandaşa ülke kaynaklarını peşkeş çektiler.
Yolsuzluğu kaldıracaklarını vadedip, kurumsal hale getirdiler. Yüzde 10’lukçular ülkesi oldu güzel ülkem.
Yasaksız bir Türkiye vadettiler, nefes almanın ötesinde her şeyi yasakladılar.
Yoksulluğu kaldıracaklarını vadedip hepimizi yoksullaştırdılar. 13 ailenin geliri 45 milyon insanın geliri ile eşit artık Türkiye’de.
Dünyada ne kadar uyuşturucu taciri, kara paracı, Mafya Baronu, katil varsa, artık Sariyer’deki görkemli villalarda oturuyor, işlerini buradan yürütüyorlar.
Hepsinin cebinde de Türkiye Cumhuriyeti Kimlik belgesi ile pasaportu var, çünkü bedelini ödediler.
İktidar Partisi, Hizbullah’ın yan kolu Hüdapar ile ittifak sözleşmesi yaptı, meclise soktu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde nur topu gibi Hizbullahçı vekillerimiz var artık.
Şimdi, "Ömür boyu iktidar" aşkına PKK ile flört ediyor ama tutmayacağını kendileri de biliyorlar.
'En Milliyetçi benim' diyen partinin lideri, PKK Canisine "Gel mecliste konuş, PKK'ya da, "Gelin kongrenizi Malazgirt'te toplayın" diyor, diyebiliyor.
Dünyanın hiçbir ülkesinde eşi benzeri olmayan bir ucube rejim inşa edildi bu ülkede.
Cumhurbaşkanı Adayı Olabileceği, olacağı görülen insanlara dünya zindan ediliyor.
İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'nun şahsinde yaşatılanlar bunun açık delilidir.
Ellerinden gelse hemen bu gün belediyelerin yaptırdığı öğrenci yurtlarına yandaş vakıflara tahsis edecekler, 15 Temmuz sonrası olduğu gibi.
Emeklinin, işsizin, öğrencinin, evinde tencere kaynamayan ev hanımının karnını doyurduğu Kent Lokantalarına Kepenk vuracak, garip çocuğun kapısına bırakılan bir şişye sütü tekmeleyip devirecek, annesinin cebindeki kartı alıp parçalayacaklar neredeyse.
Zira güzel ülkemde, Cumhurbaşkanı, parti genel başkanı, bakan, vali, savcı artık tek kişi.
O ne derse o oluyor.
Denge bitti, denetleme hak getire.
Şanlı Türk Ordusu paramparça edildi.
İşte böylesi bir dönemde, 31 Mart'ta gittik sandığa.
Sandıktan umut çıktı geleceğe dair, Demokrasiye dair, Cumhuriyet'e dair.
Demokrasiyi bu millet için lüks sayan, düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğünü ihanet olarak gören anlayış ürktü, yeni oyalama malzemeleri sürdü piyasaya.
23 Yıl sonra yine, 'Bu gömlek bize dar geliyor, yeni bir Anayasa' demeye başladılar, eğitim sisteminin tabutuna son çiviyi çakmaya kalkıştılar..
Sorrmazlar mı be mübarekler, , "Mevcut Anayasa'ya uydunuz mu da, yenisini istiyorsunuz?" diye.
Yetmedi, eğitimi medreseleştiren yeni bir müfredatla çıktılar huzura.
Beyler, ağalar, siyaset kurumlarının ayakta kalan ve ayağa kaldırılan bölümü.
Güzel ülkem, ‘Karanlık bir istila’ altında.
Bu iktidarı oluşturan yapılarla hala görüşme halinde olmak, onların bu milletin açlığını unutturmaya yönelik uygulamalarına alet olmak, açık açık yürütülen 'İhanet Projeleri'ne ortak olmak demektir.
"Anayasa Mahkemesi derhal kapatılsın" ya da "Anayasa'nın ilk 4 maddesi Kur-an Ayeti değildir, değiştirilmelidir" diyen anlayışla ülkenin geleceğini konuşmak, "Öğretmen olmayanın okulda ne işi var " diyerek okullardaki sınıf annesi uygulamasını kaldırırken, ne düğü belirsiz adamları sınıflara sokarak çocukları zehirlemek isteyen anlayışla eğitimi konuşmak kadar saçmadır.
Bırakın bu yapıyla Anayasa yapmak, ortak kurbana bile girilmez artık.
O nedenle;
Ya cehaletin saltanatına son vereceğiz, ya çocuklarımızın geleceğini cehalete teslim edeceğiz.
Ya bu güzel ülkede eşit yurttaş olmayı seçecek, ya da geleceğimizi bir avuç hergelenin ayakları altına paspas etmeyi sürdüreceğiz.
31 Mart'ta yetkilendirilen her siyaset kurumuna mensup insan, haftanın her günü, evinden çıkmadan önce gül yüzlü çocuğunun, kundaktaki torunun gözlerine bir bakarak, ona nasıl bir gelecek bırakılmak istendiğini hatırlamalı ve öyle çıkmalı sokağa.
Zira, o yavrunun fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir ortamda yetişmesi de, bir tarikat evinde bir dinbaza meze olması da sizin sergileyeceğiniz çabaya bağlı.
Baksanıza, hazinenin anahtarını cebine koyan İngiliz Mehmet, "Bayram ikramiyesi diye bir şey olur mu?" diyecek kadar bu ülkenin gerçeklerinden kopmuş bir adam.
Mensup olduğu iktidarın, işbirlikçilere her gün 'Bayram İkramiyesi' verdiğini bilmiyormuş gibi.
Yani diyeceğim, Sevgili Muhalefet temsilcileri ülkeyi yok eden anlayışla ülkenin geleceğini konuşmak, o yapılarla görüşmecilik oyunu oynamak bu milleti biraz daha açlığın, geleceksizliğin pençesine itmek demektir.
Ve bu muhalefetin yerel temsilcileri, kentiniz için değil, kendi geleceğiniz için sergiliyorsanız çabanızı, bir takım hesaplar içindeyseniz, temsil ettiğiniz koltukta, ihanet içindesiniz, buradan söyleyeyim,
Kendinize gelin, aklınızı başınıza alın ve daha etkili uygulamalarla sandığın bir an önce önümüze gelmesine katkı koyun.
Farkında değil misiniz?
Sözün bittiği yerdeyiz..




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI