Onbir yıl öncesine gidelim.
İçinde para dönen kurumlara saldırarak ele geçiren, ihanet örgütü Fetö, Ankara’da görevli savcılarını harekete geçiriyor ve Vedat Ali Özışık, kardeşleri, Ticaret Odası Başkanı, MHP İl Başkanı gibi isimleri bir gece operasyonu ile toplayıp Ankara’ya götürüyor.
Ondan öncesine gitmezsek eksik kalır.
Vedat Ali Özışık ve ekibine bu ihanet şebekesi teklif getiriyor.
“Fetullah Hoca’nın selamı var. Kars’ta bir yüksek okul inşa etmenizi istiyor” diye.
Bu talep yönetim tarafından reddediliyor ve Boğazlıyan’a yapılan Meslek Yüksek Okulu’na öncülük ediliyor, okul tamamlanıyor.
Mustafa Elitaş devreye giriyor aynı dönemde.
Müfettişlerin Özışık ve arkadaşlarının eksiğini, hilesini bulamadığını dikkate alarak, Kooperatifler kanununa bir madde ekletiyor.
O madde neydi biliyor musunuz?
“Kooperatif faaliyetlerinin denetlenmesinde, müfettişe gerek yok. Kurum içinden görevlendirilecek memur veya memurlar da denetim yapıp rapor hazırlayabilir..”
Bu maddeye dayanarak görevlendirilen Fetö’nün adamları hazırladıkları uyduruk iddialarla dolu raporu, halen Fetö’den tutuklu Ankara Savcısının önüne koyuyor ve Kayseri Şeker kadrosunu tasfiye ediyorlar.
Yerine yine Ankara Mahkemesi tarafından, Mustafa Elitaş ile Yaşar Karayel’in kafa kafaya verip (kendi beyanları) oluşturdukları kayyum listesi yönetime geliyor.
Listenin ilk sırasında, İdris Naim Şahin ile iktidara karşı dernek kurup ilk toplantıda Recep Tayyip Erdoğan’ı istifaya çağıran derneğin yöneticisi Hüseyin Akay vardır.
Geçen sürede Akay, çiftçinin taleplerini değil, kendisini böylesine büyük bir ‘yağma yasanın böreğinin’ başına oturtan bu ekibin bir dediğini iki etmiyor.
230 Milyon borcu olan, Boğazlıyan’a Türkiye’nin modern şeker fabrikasını kuran Vedat Ali Özışık ve arkadaşları tasfiye edildikten sonra gelen Akay ve arkadaşları 11 yılın sonunda Kayseri Şeker Fabrikası’nı net 3,5 katrilyon borca sokuyor.
Fetö ile ilintileri mahkemece tescil edilmeden iki gün önce;
Mustafa Elitaş yeniden grup başkan vekili olunca Hüseyin Akay ile tebrik ziyaretine giden genel müdür, tam 2 gün sonra Fetö’den 6,5 yıl hapis cezası alıyor.
Bu, mahkemelere sopa gösteren ziyaret sonrası Elitaş bile isyan ediyor, kendisinin kullanılmaya çalışıldığını söylüyor.
Geride kalan sürede Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP İl başkanı Serkan Tok, Şeker Yönetiminin Fetö ile ilintili olduğunu defalarca dile getiriyor.
Ama seçimden sonra bir başka MHP Milletvekili, hem de genel başkan yardımcısı Akay'ı ziyaret eden ilk siyasi oluyor.
Son kongrede AKP’nin aklı selim kesimi bile Hüseyin Akay ile ilişkilerini donduruyor.
Bu zaman diliminde yargılandığı tüm davalardan beraat eden, bütün yasal haklarının iadesine karar verilen Vedat Ali Özışık, hileyle, desiseyle bölgenin en büyük çiftçisi olmasına rağmen Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifine yeniden üye yapılmıyor.
Ama kurumun çalışanlarını köylere salarak , bindirilmiş kıtalarla çiftçiyi ve muhalefeti baskı altına alarak son kongrede yeniden seçiliyor Akay.
Kendisine ikinci tebrik ziyaretini gerçekleştirenler kimler oluyor, haydi tahmin edin?
CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Gonca Yelda Orhan, CHP Kayseri eski Milletvekili Sayın Şevki Kulkuloğlu’nun iki dönem danışmanlığını yapan Orhan Karakoçluoğlu ile CHP’nin çeşitli kademelerinde görev alan 3 kişi.
Hemi de büyükçe bir Atatürk Portresi hediyesi ile.
Ziyaretin ortaya çıkması üzerine üst üste açıklamalar geldi.
Her açıklamada biraz daha battılar Hüseyin Akay’ın açtığı çukura.
İlk dedi ki Orhan Karakoçluoğlu, “Ziyaretimiz il yönetiminin bilgi dahilinde gerçekleştirildi..”
Tepkilerin dozu artınca, “Kişisel bir ziyaret.. Biz zaten kongrede de tarafsız kalmıştık. Kim seçilirse onu tebrik edecektik..”
Haydaaaaa.
Adamlar Kayseri Şeker’i yağmaladılar diyoruz, fabrikanın halk arz kararını bile SPK, “Boğazınıza kadar boka, pardon borca battınız” diyerek kabul etmiyor.
Akay’ın genel müdürü 6,5 yıl fetöden hapis cezası almış.
Kayseri Ekonomisini ayakta tutan en büyük kurumlardan biri battı, batıyor.
CHP’nin sözde önde gelenleri, “Biz zaten kongrede de tarafsız kaldık” diye övünüyor.
CHP Kayseri Yönetiminin önünde tarihi bir sorumluluk var.
Koskoca kurumun bütün ekonomik olanaklarını bir avuç iktidar öncüsünün hizmetine sunarak Kayseri Şeker gibi bir Güzide Sanayi Tesisini batma noktasına getiren, bir de utanmadan Fetö ile bağlantıları yüzünden AKP’lilerin bir seviye koyduğu adama Atatürk Portresi hediye eden bu yöneticilerin istifaya davet edilmesi.
Yetmedi, İl Yönetim Kurulu kararı ile kamuoyunun, “Bu ziyaret bilgimiz dışındaydı. Tasvip etmiyoruz, Kayseri Şeker’in içine düşürüldüğü acınası durumun da takipçisiyiz ve iktidarı gelinen bu noktadan sorumlu tutuyoruz” diye açıklama yapılması.
Ancak bu iki olgu, CHP’ye yıllarca oy vermiş çiftçinin vicdanını biraz rahatlatabilir.
Kararlı bir duruş, kararlı bir çıkış yapmaktan imtina etmek, ilk seçimde CHP’yi Kayseri’de 4. Parti yapmanın ötesinde işe yaramaz.