Yazmayayım diyorum ama dayanamıyorum birader.
Görüyorsunuz CHP Kayseri Teşkilatlarında yaşanan sahneleri, kişiliksizlikleri, soytarılıkları.
Memleketim Yozgat’ta bile onbinleri toplayan CHP Genel Merkezi Kayseri Teşkilatlarında yaşananları görmüyor, duymuyor mu?
Mesela Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, çağırıp il başkanını “Kayseri’nin kurultay delegelerinin büyük bölümü olağanüstü kongre için niye imza vermedi?” ya da “Son kurultayda Sayın Özgür Özel’in karşısına çıkan anahtar listede bu kadar çok Kayseri Delegesi olması bir tesadüf mü?” diye sormaz mı.
Haydi onları sormuyor, partisinin üye yapılanmasını emmilerden, bibilerden oluşturan ve delege seçiminden delege seçimine araçlarla getirilip oy kullandırılan, CHP adının ne anlama geldiğini bile bilmeyen insanların parmak hesabı ile koskoca partinin ele geçirildiğini görmüyor mu, Ankara’daki beyler.
Bir süredir, CHP Teşkilatlarında bu gün yaşananların yaşanmaması için kafa yoranların, çaba sergileyenlerin, 2 soytarının önüne atılmak istenmesinin birinci derecede tanığıyım.
Şimdi onlar da köşelerine çekildiler ve yaşananları hüzünle seyrediyorlar bir kenardan.
Efendiler, kendinize gelin.
CHP, kuruluşunda Atatürk’ün imzası olan devasa bir siyasal harekettir.
3-5 hergelenin cirit alanı değildir.
Umutsuz, çaresiz, gelecekten umudunu kesmiş milyonların, son çare olarak gördükleri bu siyasi yapının bu kentte bu kadar güdük kalması için elinden geleni ardına koymayan zavallılar, yarın Kayseri’de yaşanacak bir miting veya seçim hezimetini bu kent halkına izah edemezsiniz.
Gün görkemli binalara lüks mobilyalar koymak günü değildir.
Yurttaşın ızdırabına ses olma günüdür.
Toplumsal çöküşü, bıkmadan, usanmadan anlatma günüdür.