escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ahmet Zorlu

facebook-paylas
ESKİYİ ARATTINIZ.
Tarih: 26-01-2022 11:12:00 Güncelleme: 26-01-2022 11:12:00


Günlerdir batan Türkiye’yi konuşuyoruz.
Kar altında kalan kurumları.
Fabrikalara şalter indirten aymazlığı.
Hala inatla, bölen, hor gören, kibir batağına bulaşmış kurumları ve başındaki insanları.
Hiç birimiz, gelinen noktanın nedenlerine kafa yormuyoruz.
Eskiden ne yapılırdı demiyoruz, böylesi zamanlarda, böylesi durumlarda.
Öncelikle, yol açmak için bile talimat beklenmezdi, her kurum görevini bilir, hazırlığını yapardı eskiden.
Mesela Yol, Su Elektrik (YSE) Teşkilatı vardı, sonradan Köy Hizmetleri yapılan, en sonunda kapısına kilit vurularak malları, taşınmazları Büyükşehirlerde Belediyelere, diğer illerde Özel İdarelere devredilen,
Bu teşkilat var ya bu teşkilat.
Yaz aylarında başlardı kış hazırlıklarına.
Özellikle yüksek kesimlerindeki bakımevlerini takviye ederdi makinayla, yakıtla, personelle.
Kar mücadelesinde çalışacakların sağlıklı beslnmesi için tahin helvasını ve kuru üzümünü bile yazdan alırdı.
Kapattılar, yok ettiler.
Şimdi köylerimiz terk edilmiş virane, ama isimleri ‘Mahalle.’
Karayolları Teşkilatları vardı, güçlü ekipleri vardı.
Yolu kendileri yapar, yolu kendileri açardı kış geldiğinde.
Şimdi ana yolların orta refüjlerinin bakımını bile partililere yaptırıp çuvalla para ödeniyor. İş makineleri garajlara çekildi, hurdaya ayrıldı. Kalan personel ise ihale organizasyonu yapıyor bol bol. Yani çalışmıyor artık karayolları müdürlükleri çalıştırıyor.
Türkiye Zirai Donatım Kurumu vardı mesela.
Çiftçinin gübre ihtiyacını karşılardı.
Fabrikaları vardı gübre üreten.
Çiftçinin kara gün dostuydu.
Kapattılar.
Gübre depoları düğün salonu, idare binaları misafirhane, fabrikaları ise özel sektörün oldu.
Şimdi çiftçi bir ton gübreyi bir önceki yıl fiyatının yüzde 600 üzerinde zamlı alıyor, o nedenle gübresiz tarım yapmak zorunda kalıyor.
Elektrik üretimi de dağıtımı da kamu eliyle yapılırdı.
Ama tek tek satıldı önce elektrik üreten santraller.
Sonra dağıtım şirketleri, yandaşlara dağıtıldı.
Şimdi iktidar onların her dediğine evet demek zorunda kalıyor ve bu mazlum millet elektriği ekonomik gücünün 10 kat üzerinden ödemek zorunda bırakılıyor.
Okullarımız vardı, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştiren.
Üniversitelerimiz vardı, yüzümüzü ağartacak çalışmalara imza atan hocaların görev yaptığı, cahilin ferasetine güvenen çakma hocaların kapısından geçmediği, Nuh’un cep telefonu kullandığını iddia etmeyen hocalar.
Toprak Mahsülleri Ofislerimiz vardı, Tarım Kredi Kooperatiflerimiz vardı, Tariş’imiz, Pankobirlik’imiz, Fiskobirlik’imiz, Tekel’imiz vardı. Topraktan elde edilen değerleri değerinden paraya çevirir, yokluk ve yoksullukta milletin yanında bitiverirlerdi.
Türkiye Kömür İşletmelerimiz vardı, Zonguldak’tan çıkan taş kömürünü dağıtırdı tüm illere.
Valilik ve Belediyenin ortak olduğu işletmeler gelen bu kömürleri uygun şartlarda satardı dar gelirliye.
Şimdi kömür satıcıları Zonguldak’tan değil, Rusya’dan ve Afrika’dan gelen kömürleri satıyor. Hemi de maliyetinin 6 katına.
Tamam, zaman zaman sıkıntı da yaşanırdı bazı temel ihtiyaç kalemlerinde.
Çünkü, emperyalizm bazen yaptığımızı beğenmez, bize ambargo ile terbiye etmeye çalışırdı.
Ama baş eğmezdik, yoğumuzu var eder, elleşip kollaşır sıkıntıyı eşit paylaşırdık.
Ta ki ülkenin genleri ile oynanıp kardeşçe yaşadığımız Demokratik Cumhuriyet’i bir tek adamın ili dudağı arasına hapsedene kadar.
Atatürk ve İnönü dönemini kötüleyerek geldiler, daha kötüsünü bize reva gördüler.
Kuyruk vardı dediler, şimdi ekmeği bile kuyruklara bağladılar .
Kıtlık vardı dediler, kıtlığın dik alasını yaşatıyorlar.
Yokluk vardı dediler, yokluğun bir tık ötesine geçirdiler güzel ülkemi.
Elektrik kesintileri vardı dediler, eskiden günde bir saat kesilirdi, şimdi 3 gün kesmeye başladılar, hemi de üreten fabrikalarınkini.
Enflasyon vardı dediler, Cumhuriyet Tarihinin en acımasız rakamları ile bizi baş başa bıraktılar.
Dışa bağımlıydık dediler, artık samanı bile dışarıdan alır hale getirdiler.
Yani diyeceğim sevgili dostlar, Nazım’ın dediği gibi;
Nasıl öfkelenmem ki, düşürdükçe memleketimi,
Çırpınıyor ayakları altında, bir avuç hergelenin.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI