Farkında mısınız..
İktidar edenlerin başını çektiği göstermelik uygulamalar yüzünden hepimiz yapay hale geldik.
Yürüyüşümüzde, insanlara yaklaşımımızda, oturmamızda, konuşmamızda ciddiyet ve samimiyet kalmadı.
Yürekten, içten geldiği gibi, olması gerektiği gibi yaşamıyoruz yani.
Bazı kesimlere selam sarkıtma adınadır her hareketimiz, söylemimiz.
Yani kullanışlı aptallar haline geldik, getirildik.
Sorgulama yeteneğimizi kaybettik.
Verilen bir beyanatın, yapılan bir çıkışın aslında başka bir gerçeği gizlemek amaçlı olduğunu düşünmek bile lüks geliyor bize.
‘Vardır bir bildikleri’ci, araştırmayan, sorgulamayan, incelemeyen bir toplum yapısı oluşturuldu güzel ülkemde.
Mesela, hayata dair en temel ihtiyaçların yüzde 150 net arttığı bir ülkede, enflasyonun nasıl yüzde 80 olduğunu sormuyor, sorgulamıyor, araştırmıyor, kafa yormuyoruz.
2023’te yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları bu topraklardan kazıyacaklarını taahhüt edenler, şimdi fakirlerin Cennetin en seçkin yerinde yaşayacaklarını müjdeleyerek! İnsanları sefalete alıştırıyor, Cuma Hutbelerinde fakirliğin ne kadar değerli bir şey olduğu anlatılıyor, anlatanlar daha sonra zırhlı mercedesleri ile saray yavrusu mekanlarına dönüş yapıyorlar..
Reisimiz, “Gerçek Mümin yoklukta sabredendir” diyerek, ‘Açım’ , ‘işsizim’ diyenlere adeta mesaj veriyor.
Vatan-Millet edebiyatında mangalda kül bırakmayan külhanbeyine “Ama sen askerlik bile yapmamışsın, çürük raporu ile sıyrılıvermişsin” desek, adamın kağıttan kaplan, üfürükten kahraman olduğunu gözler önüne serme imkanımız varken, ‘bana ne’cilik oynamayı seçiyor, ellerimiz patlarcasına alkışlıyoruz bu sahte adam müsveddelerini.
Ya da kürsüdeki siyasetçinin 8 yıl önce, “Kayseri’yi hızlı tren müjdesini buradan veriyorum. 4 yıl sonra ister Ankara, İstanbul, isterseniz Kapadokya-Antalya istikametine hızlı trenle gidebileceksiniz” diyen adama, “Be adam 8 yıl geçti, nerde treniniz” diye sormaya kalksak, halkı kin ve düşmanlığa teşvikten Silivri'yi boylarız maazallah.
“Fetullah Gülen’in en sadık emir eri, iktidarın en sadık yazarı.
Öte yandan, meslek hayatı bu oluşumun gerçek yüzünü ortaya koymaya adamış adamlar Fetö’ye destekten yargılanıyor. Bu çelişki değil mi?” dediğiniz anda ise başınıza gelecekleri ben bile hesap edemem.
Belediye seçimini kaybeden kişiyi yerel yönetimlerden sorumlu parti genel başkan yardımcısı yapıyoruz, adam Belediyeler Yasası hazırlıyor, Muhalif partilerden seçilen başkanları çalışamaz hal getriyor..
Ülkenin tüm sorunları halledilmiş gibi iktidar edenler yargıyı tukaka ilan etmek adına ellerinden geleni yapıyor.
Barolar Birliği’nin ‘Birliği’ bölümü yok ediliyor.
Türk Tabipler Birliği terörist muamelesi görüyor.
Ellerinden gelse birilerinin, Anayasanın güvencesi Anayasa Mahkemesi’nin kapısına kilit vuracaklar.
Acı acı, sahte yurtseverlerin, sahte kahramanların gerçek kahramanlıkların 3 adım önünden gittiğini seyrediyoruz sessizce, tepkisizce.
Zira onların amacı, bir şeylerin üzerini örtmek.
Bir şeyleri milletin gözünden kaçırmak.
Bir şeyleri farklı lanse ederek, kazancına kazanç katmak.
O nedenle, size tavsiyem.
Alkışlamadan, yaşa-bravo demeden önce, konuşan kim bir bakın. Söylediklerini mercek altına alın, aslında ne demek istediğini analiz edin.
Huzuru bu şekilde bulabilirsiniz.
Yani sevgili dostlar;
Biraz vicdan,
Biraz huzur,
Biraz sorgulama,
Biraz Sonbahar.
Biraz yağmur,
Biraz hayal.
Birkaç kitap,
Çokça umut.
Ama umudu başkalarının sahteliklerinde aramayın, kendi gerçeğinizde yaratın.