Kayseri’yi yazmışım 17 Kasım 2020 tarihinde.
Sosyal Medya hatırlattı köşe yazısını.
Tekrar okudum ve şu cümle döküldü dudaklarımdan:
“Her şey daha kötü ve daha içinden çıkılmaz halde..”
Bizi temsille görevlendirdiğimiz vekillerin hali içler acısı.
Hizmet ve ülkedeki sorunlar konusunda, söyleyecek lafları kalmadığı için, biri asgari ücretliyi Allah’a havale edip tescilli teröristin cenazesine kafa yoruyor.
Bir diğeri, Kur-an’ı Kerim’deki açık ayetlere rağmen LGBT’liler konusunda fikir beyan edip, “Madem Allah yarattı..” diye başlıyor söze.
Adı Organize Sanayi Milletvekili’ne çıkan bir diğer zat ise Kayseri OSB Yönetimini devre dışı bırakmak için elinden geleni yaptı, yapmayı sürdürüyor.
Demişim daha geçen yıl bu gün;
“Cumhuriyetin ilk tesislerindendir Kayseri Hava İkmal ve Bakım Merkezi.
Uçak üretilmiştir burada uçak.
Arazi Türk Silahlı Kuvvetlerine tahsis edilmişti o yıllarda.
Şimdi TOKİ buraya, yatıp yuvarlanmamız için Millet Bahçesi inşa ediyor.
Üretime katkısı: Sıfır..
İstihdama katkısı: 3-5 kişi.
Ekonomiye katkısı; Ağaç ve Çim Vergisi ödenmeyeceğine göre o da sıfır.
Oysa;
Hala vakit geçmiş değil.
Bu alanı, “Bilim ve Teknoloji Alanı” ilan edin.
İlkokuldan Yüksek Öğrenime kadar, ders konusu bilim olan, teknoloji olan bir eğitim kampüsü yapın.
Sonra da arkanıza yaslanıp uçuşu izleyin.”
Gördünüz değil mi, Millet Bahçesi’nin kapısını.
Apartman yüksekliğinde beton bloklar konulmuş.
Yine demişim ki geçen yıl.
“Tamam CHP’li belediyeleri boşverin. Konya’nın, Gaziantep’in belediye başkanları AKP’li. Bu kentler 30 yıl öncesi Kayseri’yi örnek alırlardı. Şimdi gelişmişlikte, üretimde, altyapıda, Konya raylı sistemlerde bize fersah fersah fark attı. Bunu da mı görmüyorsunuz?”
Görmediler, görmüyorlar ya da işlerine gelmiyor.
Hızlı tren konusuna hiç girmeyeceğim.
Zira o kadar yalan söylendi ki Kayseri Halkının önüne, kendileri bile ne dediklerini hatırlamıyor.
Dün kent merkezini dolaştım.
Maşallah Melikgazi Belediyesi Kazancılar Çarşısı için seferber etmiş tüm imkanlarını.
Yakında, çarşının girişine “Ayyakabı ile girilmez” tabelası konulursa kimse şaşırmasın.
Ama hemen 50 metre ilerisinde yer alan ve kent turizmine tarihi bir nefes olacak gözüyle bakılan Vezir Hanı’nda işler yerinde sayıyor.
Sayın Büyükkılıç göreve geldiğinde verdiği ilk söz ve yaptığı ilk icraat, ‘Akıllı Şehir’ projesi idi.
Sivas Caddesi’ndeki bir otobüs durağı ile sınırlı kaldı proje.
Sivas Caddenin öte yakasında 1,5 aydır 20 metrekare kaldırım düzenlemesi bitirilemedi. İnsanlar konulan bariyerler ve kum yığınları arasında uzun ve yüksek atlama denemeleri yapıyor.
Talas kesimine ulaşımı rahatlatacak bir proje üzerinde çalışılıyor.
Trafik bir yılı aşkın zamandır felç.
Sizin başkanlarınızdan Melik Gökçek o tür altgeçitleri bir haftada tamamlar ve hizmete sokardı.
Barı çağırın ve engin! fikirlerinden yararlanın.
Kısacası Kayseri bildiğiniz gibi.
Ankara, İstanbul, Eskişehir gibi illerde sergilenen belediyeciliği izliyorum.
İnanın ben utanıyorum Kayseri’deki hizmet anlayışından.
Ankara Belediyesi 100 bin aileye ayda birer kilo et dağıtmaya başladı.
İstanbul Belediyesi 200 bin ailenin kapısına her sabah 1 litre süt bırakıyor, çocuklar sağlıklı beslensin diye.
Askıda fatura ile sosyal dayanışmanın zirvesine oturdular.
Eskişehir, belediyenin yaptığı çalışmalar sayesinde bir kültür-sanat merkezi oldu. Kayseri’den bile otobüslerle Eskişehir’e tur düzenlenmeye başlandı.
Bizde ise, yem boruları kesilen ve Kayseri’ye akın eden Tarikat ve Cemaatlerin talepleri yerine getiriliyor, Kayseri Pastasını kapışmaları seyrediliyor.
Sosyal Medyada yazmıştım.
Eğitim-Sen’in boşalttığı binayı Hafız Okulu yapmak için kolları sıvayan bir tarikatın Kayseri İmamı, bir eski belediye başkanı ve bir yeni belediye başkan yardımcısına talimat veriyor, “Kapı, pencere, zemin döşemesi, musluklar ne varsa değiştirin. Burada abdestsizler oturdu” diye.
Cübbeli Ahmet denilen zat Kayseri’de krallar gibi ağırlanıyor, hem de Fetö’den darbe yiyip cezaevinde uzun süre kalan bir ismin misafiri olarak.
Okçuluk Merkezimiz de hazır.
Belsin-Hastane Tramvay hattını Mahdumun kayınpederi yapıyor, daha doğrusu ihaleyi o aldı da yapan kim belli değil.
Ballı Villa arsaları unutturulmaya bırakıldı, başkan bir TV kanalında “Sanırım arsaları iade ettiler” diyor, diyebiliyor.
‘Sanırım’ de demekse.
Oğlan Kayseri’de okulunu bitirdi, diplomasında ne yazıyor bilmiyorum.
Oğlanlar TED kolejinden diplomalarını aldı.
Her caddeye bir İmam-Hatip okulu işi de tamam.
Şimdi Kayseri’deki bazı belediyeler, “Her siteye bir Cami” Projesi başlattılar.
Kayseri’nin Belediye Başkanları temiz hava almak için her sabah Talas’a gidiyor.
Zira kent merkezinde is ve duman solunuyor.
Yani, “Sen-ben,bizim oğlan” saadet zinciri aynen devam ediyor.