Kayseri, Boğazlıyan ve Turhal Şeker Fabrikalarını bünyesinde bulunduran Kayseri Pancar Ekicileri Üretim Kooperatifi 2025 yılı İlkbaharında kongreye gidiyor.
Hem de gırtlağına kadar borca batmış ve zarar hanesinde kabarık rakamların bulunduğu bir atmosferde.
Geride kalan zaman diliminde, bir gün bile ilgisini esirgemeden Şeker’deki olumsuzlukları, yer, zaman, belge, rakam sunarak paylaşan Sayın Metin Demircan, çiftçinin üzerinde mutabık olduğu ortak bir isim.
Ancak kendisi çiftçiye verdiği söz nedeniyle aday olmayacak.
Ömer Demir için yola çıkmıştı Metin Demircan.
Ancak ilginçtir, Ömer Demir rakibi olacak Hüseyin Akay yerine Metin Demircan’ın kuyusunu kazmaya başlamış ilk günden, gelen bilgilere göre.
Demircan da kendisiyle yolları ayırdı.
Bu arada aklıselim bir grup çiftçi, Erciyes Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi, Mustafa Dördüncü adı üzerinde yoğunlaştılar.
Geçmişte Malatya Kayısı Birlik gibi devasa bir kurumun genel müdürlüğü görevini de başarıyla yürüten, Endüstri Mühendisi Mustafa Dördüncü’nün üniversitedeki araştırma alanlarına göz attım, Tarım Bilimleri, Gıda Bilimi ve Teknolojisi, Tarım ve Çevre Bilimleri alanında yoğunlaşmış, meslek yaşamında.
Ama ortaya çıkan dedikodu mekanizması, o olursa ben olmam yaklaşımları yüzünden gelen bu teklifi şimdilik kaydıyla geri çevirdi.
Bölge çiftçisi üzerinde özgün ağırlığa sahip isimlerden biri de Vedat Ali Özışık.
Son kongrede yaşanan oldu bitti ile kazanılan kongrede kaybeden, Haksız iftiralar yüzünden yere uzun süre hapis yatan, Fetö yapılanmasının Şeker'deki mağdurlarından.
Özışık, çevreyi değiştirmiş, gelen bilgilere göre Boğazlıyan Bölgesinden bir ekiple çalışıyor, ancak aday olmayacakmış.
Olmayacakmış diyorum, zira uzun süredir irtibatımız kopuk kendisiyle.
Ve Hüseyin Akay ile ilgili bir sosyal medya paylaşımını kopyalayıp kullanan, bu yüzden de aylarca hapis yatan Erkan Öztürk.
Öztürk ilk harekete geçen isimlerden biri oldu.
Cumhuriyet Meydanındaki işyerini seçim ofisine dönüştürdü, çiftçinin Şekeri konuştuğu bir mekan oluşturdu.
Genç dinamik bir isim.
Bankacılığı bırakıp çiftçiliği tercih eden biri.
Olur mu olur, yapabilir mi yapabilir.
Ancak güçlü bir çiftçi yapılanmasını sağlaması gerekiyor.
Sivas Bölgesindeki özgün ağırlığını Boğazlıyan ve Develi Bölgesine de aktarabilmesi lazım.
Yani işi hayli zor.
Mevcut yönetimde de bir çatlak varmış gibi görünüyor.
Şeker Fabrikası’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Hurşit Dede’nin adaylığını ilan ettiği biliniyor.
Anladığım kadarıyla Hüseyin Akay, bu kongrede faaliyet ve hesap raporlarını ibra ettirdikten sonra yerine Hurşit Dede’yi bırakarak ve geçmişin hesabını vermeden köşesine çekilmeyi planlıyor.
Oysa Hüseyin Akay’ın bölge çiftçisine vermesi gereken kabarık bir hesap var.
Borcu bitirdik diye davul çalıp halay çekilen günlerden milyarlarca liralık borç ve kabarık bir rakam zarar eden Kayseri Şeker var ortada.
Şekerin satılıp yok edilen, kapatılan üretime yönelik tesisleri de işin çabası.
Kooperatifler Kanunu açıktır.
Eğer mevcut yönetimin faaliyet ve hesap raporları ibra edilmezse kongrede, mevcut yönetimden hiç kimse başkanlığa yeniden aday olamaz.
Konu yargıya gider, yargı 3 ay içinde kongreyi toplaması kaydıyla geçici bir yönetim atanır ve atanan bu yönetim geçmişin uygulamalarını, hesaplarını didik eder, bulduğu olumsuzlukları yargıya götürür, geçmiş yönetim her uygulamasının hesabını yargıya verir.
Yani yapanın yanına kalmaması için bu kongrede Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi üyelerinin kooperatifin malı şeker fabrikalarını iflasa götüren yapıyı ibra etmemesi gerekiyor.
Böylece Mustafa Elitaş ve Yaşar Karayel’in kafa kafaya vererek atattıkları Kayyumun, daha sonraki kongrelerde çevirdikleri dümenler de böylece ortaya çıkmış olur.
Sadece bu kadar mı?
Kongrenin 3 ay sonrasında oluşacak yönetimin de çiftçinin içinden bilgisi, kültürü, dürüstlüğü ile ön plana çıkmış isimler olması ve siyasetçilerin önünde reverans yapmadan aday olması gerekiyor.
Artık Bölge çiftçisinin de aklının başına geldiğine inanıyorum.
Zira tarlasında görevlendirdiği adamda bile, kendisini zarara uğratmama dürüstlüğü arayan bölge çiftçileri sahibi oldukları fabrikalarda son 15 yılda döndürülen dolapları artık çok iyi biliyor.
Ama çevrilen bu numaraların, yapanın yanında kalıp kalmaması da kongrede kaldıracağı ele bağlı.
İnanıyorum, adı aday olarak geçenlerin büyük bölümü de bir ortak görüşte bir araya gelecek ve takviminde yapılacak kongrede hesapların ibra edilmemesi için el kaldırılmasının, sonraki 3 ay içinde de adaylık yarışına girilebileceği noktasında uzlaşma sağlayabileceklerdir.
Artık bir yerlerden başlanması ve yönettikleri kurumları babasının çiftliğinden daha hoyratça kullananlardan hesap sorulmasının zamanı geldi de geçiyor bile.
Umarım ve dilerim, Kayseri Çiftçisini devasa bir borç ile karşı karşıya bırakan bu günün yöneticileri bu anlamda ilk olur ve 15 yıllık saltanatın hesabını yargı önünde verirler.