Son 5 gündür en çok sorulan soruydu, Kayseri’de.
“Ekrem İmamoğlu ne zaman gelecek, nerede konuşacak?” sorusu.
Anlattık, bilgi verdik.
Sayın İmamoğlu Cumhurbaşkanı Aday Adayı olarak bu gün Kayseri’ye geliyor.
Erciyes Kültür Merkezi Salonunda Kayseri Halkına hitap edecek.
Elbette onun Kayseri’de söyleyecekleri çok önemli.
Ama biz Kayseri’den ona bir şeyler söyleyelim istiyorum.
Ne de olsa, Kayseri Halkının bir türlü tanışmadığı Sosyal Belediyecilik kavramının öncülerindendir kendisi.
Sayın İmamoğlu, Kayseri’deki öğrenci, Kayseri’deki emekli, Kayseri’deki anne ve Kayseri’deki çocuk henüz Sosyal Belediyecilik nedir bilmiyor.
Oysa 70’li yıllarda, 80’li yıllarda Belediye ekmek fabrikası, Belediye Tanzim Satış Merkezleri ve hatta et tanzim satışının yapıldığı ilk vilayetti Kayseri.
Hemen söyleyeyim, ‘Kayseri’de CHP yıllardır çok düşük oy alıyor derlerse sana, inanma ‘Niyazi Bahçecioğlu nasıl 3 dönem Kayseri’de seçildi?’ diye sor.
Neyse konumuza dönelim.
Bu kentte yaşayanlar, Kent Lokantası nedir, orada partisine bakılmaksızın, herkesin 3 kap yemeği nasıl 40 liraya yer, bilmezler.
Kayseri’deki genç annelerin hiç biri, çocuğu dünyaya geldiğinde belediyenin kendisine gönderdiği ‘Hoş geldin Bebek paketi’ nedir haberi yoktur.. Sadece yılın ilk bebeğine bir küçük altın takar memleket büyükleri o kadar.
Kayseri’deki anne belediyeye başvurduğu takdirde toplu taşıma hizmetlerinden, çocuğu 4 yaşına gelene kadar ücretsiz yararlandığını duysa inanmaz. Çünkü yoktur bu kentte böyle bir ayrıcalık.
Aynı anne dar gelirli ise, belediyeye başvurduğu takdirde kapısına her sabah bir şişe süt bırakıldığını duysa inanmaz. Zira yoktur bizim buralarda böylesi alışkanlıklar.
Hele çalışan, çalışmayan bir anneye, “Çocuğunu semt kreşine bırakabilir, işlerini huzur içinde yerine getirdikten sonra gidip aynı kreşten çocuğunu alıp evine huzur içinde gidebilirsin diyecek olursan, “Dalga geçme” der.
Zira bizde belediyelerin açtığı tek bir kreş yoktur.
Ha hemen söyleyeyim, fakir aile çocuklarını Fetö’ye kurşun asker yapmak için ‘Gülen Yüzler’ diye ücretsiz kurs merkezleri açılmıştı geçmişte. Bir gecede kapatıldı ve Devlet-i Ali’miz bu kirli yapıyı kuran. burada ders veren, yöneticiliğini yapan tek bir insan hakkında soruşturma açmadı.
Kayseri’ye okumak için gelen öğrenciye eğer kredi ve yurtlar kurumundan yurt çıktı ise mesele yok, çıkmadı ise doğrudan tarikat yurduna yönlendirilir, Kayseri’de.
Tarikat Yurdu diyip geçmeyin Sayın İmamoğlu, bu binalar Fetö Döneminde de yurttu, müsadere edildi ve Kredi ve Yurtlar Kurumu yerine Vakıflar Bölge Müdürlüğüne devredildi. Vakıflar da bu binaları sembolik kira karşılığı Vakıf görünümlü tarikat yurtlarına dönüştürdü.
Unutmadan Kayseri’deki emekliye dersen ki “İstanbul Büyükşehir Belediyesi dar gelirli emekliye 10 bin lira Pazar desteği veriyor” ya da ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi her ay emekliye bir kilo et veriyor” diye, gülüp geçerler, zira mensubu olduğun parti, bu kentte bu tür haberlere uygulanan karartma zincirini bile kıramadı.
Dedim ki, defalarca yazdım ki bu kentin yönetenlerine, haftalık ya da aylık bir gazete çıkarın, her hafta CHP’nin seçimleri kazandığı bir belediyede uygulanan sosyal belediyecilik örneklerini gündeme getirin ve “Ey Kayseri’de yaşayan anne, ey bu kentin emeklisi, ey bu kentin öğrencisi, sen istemez misin iks belediyenin kent halkına sağladığı imkanların Kayseri’de olmasını” diye sorun bu gazeteden.
Sonra da bu gazeteyi Kahvehanelere, berber dükkanlarına, esnaf sitelerine, AVM’lere ücretsiz dağıtın.
Sayın İmamoğu, Prof. Dr. Naci Görür diyor ki, “Kayseri’de güçlü fay hatları var ve zemin çok çürük. Güçlü depremlerin yaşanabileceği kentlerimizden biri”
Ama biliyor musunuz, bu kent ‘Kat yüksekliği en fazla olan vilayet’ ünvanına sahip.
Peki Belediyeler bu konuda ne yapıyor derseniz, Şerefiye Parası toplamanın ötesinde hiçbir şey.
“Şerefiye Parası da nedir?” dediğini duyar gibi oluyorum, çağır belediye meclisi üyelerinden birini ya da partili bir müteahhidi sana anlatsın, Türkiye’de sadece Kayseri’de, bir de sanırım Konya’da olan başkan ve yöneticilerin örtülü ödeneği gibi kullanılan milyonlarca liralık şerefiye parasının ne olduğunu.
Biliyor musunuz Sayın İmamoğlu, Kayseri’de partinizin yıllarca neden güdük kaldığını.
Son seçimde Saadet Partisi olmasaydı yine bir milletvekili çıkarabilecek kadar oyu olduğunu.
Burada her kongre döneminde nükseden bir hastalık vardır, delege ağalığı müessesesi ve genel merkezin yıllardır gönderdiği bir ismin ilk sıradan aday edilmesi.
Kimleri seçmedi ki CHP’nin cefakar seçmeni.
Mesela Muharrem Eskiyapan’a bile oy verip vekil yaptı Kayseri’deki CHP’liler, biliyor musunuz?
Zira genel başkanlar ‘Adayınız budur’ diye gönderir, Kayseri seçmeni ise onu seçer.
O nedenle CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayını üyenin oyu ile belirleme kararı o kadar saygıdeğer bir karar ki.
Parti yönetimleri, belediye meclis üyesi adayları, hatta kongre delege adayları bile bu kentte delege ağalarının inisiyatifi çerçevesinde belirlenir.
Size tavsiyem, tarafsızlığına inandığınız bir partiliyi, eski ya da yeni yöneticiyi davet edin yarım saat dinleyin ve genel merkezinizin kentteki bu kronik hastalığın tedavisi için bir şeyler yapmasını talep edin.
Bunu yapmadığınız takdirde yapılacak ilk Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası gazetelerde “İmamoğlu’na en az oy Kayseri’den çıktı” diye haberler okumanız size sürpriz olmasın.
Kusura bakmayın, üzdüm sizi.
Ama her şeye rağmen bu kentte size inanan o kadar çok insan var ki, adaylık sürecinizde onlarla bir Açıkhava toplantısında bir araya gelmek borcunuz olsun.
Hoşgeldiniz Kayseri’ye..