İktidar Pazartesi akşam saatlerinden itibaren dövizi tuş ederek, uzun süredir kaybettiği gündem belirleme yetisini yeniden kazandı.
Türk Milletine maliyeti hayli yüksek olsa da, özellikle iktidara sırtını dönen kararsızların başlarını yeniden iktidar partisine döndürmesini sağladı.
Hazır gündemi yakalamışken de, yine bildiğimiz konular ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuluyor, muhalif seçmenin ve muhalefetin bu gündemi izlemesi için azami çaba sergileniyor.
İçişleri Bakanımız, Memleketin yarısını neredeyse terörist olarak yaftalayan, hakkındaki kamyon dolusu iddiayı başarıyla halının altına süpürmeyi başaran zat, Pazar gününden, haftanın gündemini belirledi ve dedi ki;
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde son dönemde işe alınan ve Terör Örgütleri ile iltisaklı oldukları belirlenen 600 dolayında personel için özel bir soruşturma başlatıldı, müfettiş görevlendirildi..”
Pazar gecesi herkes işi gücü bıraktı, bakanın bu açıklamasını tartıştı.
Meğer Ekrem İmamoğlu kimleri doldurmamış ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne!.
PKK’lısı, THKP’lisi, Fetöcüsü ve ardını bile duymadığım örgüt mensupları.
Sayın Mehmet Özhaseki’nin “Teröristler işe alınacak ve faturanızı PKK’lılar evinize getirecek” iddiasını Sayın Cumhurbaşkanı biraz daha geliştirerek, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Terörist istihdam merkezine dönüştü”ye taşıyınca İçişleri Bakanına da, gereğini yapmak kaldı.
Yapmayın beyler, kıymayın kendinize ve geleceğinize.
İstanbul’da yaşamadığım için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin noktasındaki çalışmalarından bihaberim.
Ama biliyorum ki, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş gibi halkın oylarıyla belediye başkanı seçilen isimler çıktıkları yurt gezilerinde, bir sevgi seli ile karşılanşıyorlar.
Bunun son örneğini Kayseri’de gördük.
Memduh Büyükkılıç’ın bile korumalar eşliğinde dolaştığı Kayseri Caddelerinde binlerce insanın sevgisi, hoşgörüsü, ilgisi ile karşılandılar, uğurlandılar.
İstisnasız, bütün kamuoyu yoklamalarında aldıkları destek, Sayın Cumhurbaşkanının aldığı desteğin fersah fersah ilerisinde.
Şimdi Sayın İçişleri Bakanına bir soru;
Milletin, geleceğin Cumhurbaşkanı olarak gördüğü Ekrem İmamoğlu size göre bir terör örgütü mensubunu işe alır mı?
Eğer alındı ise, bu kişinin güvenlik soruşturmasını size bağlı polis yapmadı mı, neden alınmasına izin verdiniz?
Adli Sicil kaydını temiz olarak verdiğiniz bir işçiye ya da memura birkaç ay sonra terörist yaftası vurmaya kalkışmak, hangi ahlaki değerle izah edilebilir?
Albert Einstein, “Aynı hatayı defalarca tekrarlamak deliliktir” der.
Bana göre ise ahmaklıktan başka bir şey değildir.
Yahu bu adam hakkında demediğinizi bırakmadınız, 13 bin oy farkla seçildi, hile yapıldı deyip iptal ettiniz seçim sonuçlarını.
800 bin oy farkla kazanmadı mı, ikinci seçimi?
Şimdi kendi elinizle bu adamı Cumhurbaşkanı yapmaya çalıştığınızın farkında değil misiniz?
İhtimal vermiyorum ama, eğer Ekrem İmamoğlu görevden alınır, yerine de Esenler Belediye Başkanı gibi, yedi sülalesini belediyeye dolduran birini atarsanız, 2023 seçimlerinin Cumhurbaşkanını kendi elinizle şimdiden seçmiş olursunuz ben söyleyeyim.
Daha geçen hafta Melih Gökçek, “Bizim dönemimizde belediyeye doluşan Fetöcülerin bir bölümü aleyhimize çalışıyor” demedi mi?
Sayın İçişleri Bakanı, Sayın Yargı, neden Gökçek hakkında bir soruşturma açmadınız?
Bir çok belediye başkanınız, kültürel etkinlik adı altında para karşılığı gri pasaport verdiği yüzlerce insanın yurtdışına kaçmasına vesile oldu, hangisini soruşturdunuz?
Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerindeki Teftiş Kurulları, eski başkanlar hakkında kamyonlar dolusu soruşturma dosyası hazırladı, İçişleri Bakanlığı’nın görevi bu dosyaları savcıların önüne koymak mı, yoksa sümen altında bekletmek mi?
Neresinden bakarsanız bakın, Sayın İçişleri Bakanı’nın Pazar günü yaptığı bu çıkış, gündem değiştirmeye yöneliktir.
Ama ters tepecektir.
Ancaak, yaratılan bu durumun getireceği sonucu da ben size söyleyeyim.
2023’te iktidarın değişmesi halinde, haklarında onlarca değil, tonlarca dosya bulunan görevde olan, olmayan tüm belediye başkanlarınızın dosyalarının raftan indirilmesi durumunda yaşanacakları düşünmek bile istemiyorum.
Hakkında belge olmadan bir insanı, bir çok insanı ‘Terörist’ diye yaftalamak, bu milleti bölmenin ötesinde bir işe yaramaz.
Biliyorum, tahmin ediyorum olacakları.
Fetö’den öğrendiğiniz ve her fırsatta uyguladığınız ‘Gizli Tanık’ ifadeleri ile bir çok insanı önümüzdeki günlerde mağdur edeceksiniz.
Açılan davaları sündürdükçe sündürecek, onlarca insanı, teziniz uğruna sıkıntıya sokacaksınız.
Sonunda Mehmet Özhaseki’nin ‘Saygı işadamı’ olarak lanse ettiği, çocuk pornocusu gibi gizli tanıklarınızın gerçek yüzü ortaya çıkacak.
Ama bu süre zarfında dikkatleri ekonomiden, piyasalardan başka yöne çevirmeyi umuyorsunuz.
Başaramayacaksınız.
Zira Mide gurultusunu bastıracak kadar güçlü bir gürültü henüz icat edilmemiştir..