escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ahmet Zorlu

facebook-paylas
İNANÇLARIMIZI BİLE YEDİK, SAYENİZDE.
Tarih: 14-04-2026 16:41:00 Güncelleme: 14-04-2026 16:41:00


Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildiği günden bu yana Merkez Bankası tam 60 milyar dolar para yaktı, sırf dövizi sabit tutabilmek adına.
Bu para, 86 milyonun her birinin cebinden 25 bin lira çekilmesi anlamına geliyor.
Onlarca Şirkete Kayyum atandı, hepsi İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve CHP'li belediyeler ile ilintili kurumlar.
Bir çok şirket Konkordato başvurusu yaptı, hakkında verilecek kararı bekliyor.
Yüzlerce genç sırf ‘ama’ dedikleri için, sokağa çıktıkları için Silivri Zindanına dolduruldu.
Gelen yoğun tepkiler yüzünden serbest kalsalar da, haklarında somut bir delil bulunmayan İmamoğlu ve arkadaşları, haklarında onlarca sabıka dosyası olan Meşe, Çınar ve Ladin adındaki 3-5 iftiracının, ‘Duydum, tahmin ediyorum’ ifadeleri ile cezaevinde.
Yani geldiğimiz noktada, her an yolda yürürken gözaltına alınabilirsiniz.
Üniversite Rektörü çıkıyor, "İptal ekmek zorundaydık İmamoğlu'nun diplomasını, anlayın" diyor.
Yani sevgili dostlar;
Diplomanızı kontrol edin, iptal edilmiş olabilir.
Şirketinizi kontrol edin, başına kayyum atanmış olabilir.
Tapunuzu kontrol edin, elinizden alınmış olabilir, noktasındayız.
Avrupa Parlamentosu Ekrem İmamoğlu’nun içeri atılması ve sokak gösterilerine katılanlara yönelik tutum için bir kınama kararı aldı.
90 tanesi iktidarın kınanmasına, 2 tanesi çekimser, 8 tanesi de karar aleyhine oy kullandı.
O 8 milletvekili kim biliyor musunuz?
Cumhur İttifakının Türkiye’yi temsil eden milletvekilleri.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iktidara bu davalarla ilgili sorular gönderdi.
Velhasıl, Sevgili Dostlar, güzel ülkem 2017 Nisan'ından bu yana devam eden ve bir türlü sonu gelmeyen büyük bir ekonomik kaosun kucağında oturuyor.
Ekonomik krizler (V), (U) ve (L) tipi şeklinde özetlenir.
V Tipi Krizler dibi görünce tekrar yükseliş, U tipi krizler dibi görünce 1,2 yılda yeniden yükselişe geçiş olarak tanımlanır.
Bizdeki kriz L Tipi krizi bile geçti, dibin dibini bulan ekonomimiz, kriz ile resmi nikah akdetti adeta.
Güzel Ülkem, nereden bakarsanız bakın tam bir enkaz görünümünde.
İsrailin bakanını bırakın, Yamyam Uganda'nın Genelkurmay Başkanı bile bize kafa tutmaya, haraç istemeye başladı.
Güzel ülkem, tam bir ekonomik kaos yaşıyor.
Güzel ülkem, açlığı, ekonomik sıkıntıyı, çaresizliği iliklerine kadar yaşayan mazlum insanlar ülkesi oldu.
Şairin dediği gibi;
“Nasıl öfkelenmem ki, düşündükçe Memleketimi.
Çırpınıyor ayakları altında, bir avuç hergelenin..”
Bizim yarına dair umutlarımız kalmadığı gibi, bizi yönetenlerin de yarına dair söyleyecekleri sözü kalmadı.
Ellerinde kalan sopayı, kırbacı bir celep acımasızlığıyla sırtımıza indiriyor, bizi salhanelere doldurmaya çalışıyorlar.
Sofralarımızı önce et, ardından yumurta, zeytin, peynir terk etti.
Ekmek bile ha gitti, ha gidecek gibi duruyor.
Tencerelerimizde aş yerine dert, aş yerine taş kaynamaya başladı.
10 kilometrelik mesafeye gitmek için bile aracımızın kontağını çeviremez durumdayız.
Polis ve mahkeme zoruyla değil, ekonomi zoruyla bir sürgün süreci başladı güzel ülkemde.
Bu iktidarın uyguladığı politikalarla köyünden koparılan aileler önce kentlere yerleştirildi, şimdi konut kiralarının ulaşılmazlığı, konut sahibi olma hayalinin son bulması yüzünden kentlerin varoşlarına sürülüyoruz, hep birlikte.
Köyden gelen geri dönemiyor, zira gelirken varını yoğunu satıp geldi.
Milletin çok büyük bölümü, yetersiz beslenme ve sağlıksız ürünler tüketmek zorunda kaldığı için hastanelerde derdine çare arar hale durumda.
Okul çağındaki çocukların büyük bölümü, yetersiz beslenmenin ilk sonucu olan ‘Öğrenme Güçlüğü’ yaşamaya başladı.
Konutlar el değiştirdi, artık yabancıdan ev kiralamak zorunda kalıyoruz.
Güzel ülkemin vatandaşlığı, dolar aşkına işporta tezgahında.
En acısı da nedir biliyor musunuz?
Milletçe boğazımızdan kısıyoruz, milletçe gece gündüz demeden cebimizdekileri aktarıyoruz, ama bir avuç kendini bilmez soysuzu doyuramıyoruz.
Düşünebiliyor musunuz?
Adam, bu iktidar sayesinde “Dünyada en çok kamu ihalesi alan adamlar’ listesinde.
Nüfus Cüzdanı var, Türkiye Cumhuriyeti ibaresi taşıyor.
Ama, kendisini besleyip büyüten iktidara diyor ki, “Tamam bu yolu, bu köprüyü, bu hastaneyi yaparım yapmasına da, bulacağım krediye devleti kefil kılarım, geri ödeme ve ihtilaf durumunda da senin adaletin yerine İngiliz Adaletinin güvencesini isterim..”
Buna isyan eden muhalefete de cevap iktidardan geliyor, “Tabii ki, söke söke alırlar..”
Bir başkası, “Tamam biliyoruz fiyatlar çok yüksek ama bizden kaynaklanmıyor, bir avuç gıda tekeli yapıyor bunu. Yaz gelince göreceksiniz fiyatlar kendiliğinden düşecek..” diyor.
Bir başkası, “Tamam açlık ve fakirlik var, ama çok şükür mülteci değiliz” saçmalığını kürsüden dillendiriyor.
Hayırdır efendi.
Sırada mülteci olmamız mı var?
Bu milleti ve bu ülkeyi refaha erdirme sözü ile iktidar olan ve devletin kasasının anahtarı boynunda asılı bulunan zat, Yüksek Enflasyonda Dünya İkincisi olan güzel ülkemde, enflasyonun düşmesi için önce iki ay, sonra 6 ay tarih vermişti, son olarak revize edip “Yıl sonundan itibaren enflasyon düşmeye başlayacak” diyordu, aradan 3 yıl geçti ve geçen yıl bu gün Antalya Ekonomi Forumunda hazine ve maliye bakanı yine tekrarladı nakaratı;
“Enflasyon ha düştü, ha düşecek..”
Bu sefer, tezi doğru olabilir.
Zira dünyanın hiçbir ülkesinde mezarlıklarda enflasyon olmaz.
Sayenizde alış-verişi unuttuk, üretenin malı satılamazsa, enflasyon da düşer belki.
İktidar edenlerin ellerinde iki argüman kaldı, biri baskı, diğeri din.
‘Ama’ diyen, ‘Fakat’ diyen, ‘Bu kadarı da olmaz’ diyenlere ilk davet semt karakolundan geliyor, “Filan vekil, falan belediye başkanı sizden şikayetçi, yayın yoluyla hakaret etmişsiniz..”
Yazdığınız yazıya, yaptığınız eleştiriye bakıyorsunuz, hakaretin H’si yok.
Amaç baskıyla, sindirmeyle, ele geçirilen adalet sopasıyla susturabilir miyiz, sindirebilir miyiz çabası.
Düzenledikleri Bölge Toplantısında bile salonun yarısı dolmayınca, salonu devasa perde ile bölüyorlar, ama ne kadar yalnızlaştıklarını görmüyor, görmek istemiyor iktidar edenler.
Şimdi yeni bir gerekçe buldular, Domates pahalı mı; İran Savaşı.
Elektriğe zam mı yapıldı; İran Savaşı,
Ulan Savaşın göbeğindeki İran ve Ukrayna'da bu kadar pahalılık ve enflasyon yok.
Uğrayıverin bir manava, size İran'dan getirilen karpuzu satıyor manavlar.
Tıpkı Suriye'de iç savaş sürerken oradan patates soğan aldığımız gibi.
Adalet sopası ile terbiye edileceğimizi sanıyorlar.
Ama bilmiyorlar ki, o sopanın artık Adalet’in elinde olmadığını, herkesin bildiğini.
Diğeri de din demiştim.
İktidarın Şehr-i Emin’i teravih ve Cuma namazına, o gün hangi camiye gideceğini ilan ediyor.
Namaz çıkışı kapıda tatlı dağıtıldığı bilindiği için insanlar o camiye gidiyor Teravih Namazına.
Hele sabah namazına denk getirirseniz, sabah sıcak çorba bile içiriyorlar adama.
Kalenin her surunda devasa posterler.
“Hoş geldin ya Şehr-i Ramazan’ yazısı ile.
Ülkenin bir numarası beslenme reçetesi veriyor, Manda Yoğurdu, Medine Hurması, Yulaf ezmesi ve Kestane balı içeren.
Gençlere, dünyayı gezin tavsiyeleri, aromalı kahve önerileri.
Yahu biz mahalle arası çay evinin önüne oturup bir bardak çay ısmarlayamayacak kadar perişanız, görmüyor musunuz?
Yani Sevgili dostlar, milletin açlığını bile istismar edecek kadar kibir budalası bir Şüreka tarafından yönetiliyoruz.
Albert Camus der ki;
“İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer.”
Sayenizde umutlarımızı, hayallerimizi ve inançlarımızı da yedik, bitirdik, tükettik.
Anladınız mı?




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI