Türkiye, “Anayasa Mahkemesinin verdiği karara uymuyor, saygı da duymuyorum” diyen bir lider ile “Anayasa Mahkemesi derhal kapatılmalıdır..” diyen bir başka liderin ortaklığı ile yönetiliyor.
Liderlerden ilki, “Ekonominin sorumlusu benim ben” dedikçe kafa üstü çakılıyor, diğeri “HDP Derhal Kapatılmalıdır” dedikçe de HDP’nin oyları sürekli artıyor.
Bu liderlerden bir tanesi çıktı Salı Günü dedi ki;
“Üniversite sınavı tamamen kaldırılmalıdır. Toplam üniversitelerin kontenjan sayısı 1 milyonu aşmaktadır. Türkiye, sınavsız üniversiteye geçişi başarabilecek kapasiteye sahiptir. Gençlerimizi yarış atı gibi göremeyiz"
Bu sözlerin gerçekleşme oranının sıfır, hatta sıfırın altında olduğunu en iyi bilen, bu sözleri sarfeden Zat-ı Muhteremdir aslında.
Ama önüne gelen verilerde ‘Z’ kuşağı olarak adlandırılan gençliğin bu Zat’a ve büyük ortağına ‘Sempati!’ ile baktıklarını biliyor ve onların gönlünü kazanmak için, akıl melekelerini zorlayarak böyle bir öneri sunuyor.
Zira;
Geride bıraktığımız hafta sonu 2 milyon 600 bin genç üniversite için şansını denemek amacıyla sınav salonlarını doldurdu. Bunların 550 bin dolayındaki bölümü herhangi bir üniversiteye yerleşme imkanı bulacak.
Kalan 2 milyon genç ise, ‘Genç işsizlik’ kapanında, “Lise eğitimini kökten bitiren, çocukları kaliteden yoksun kadroların insafına bırakıp, bir yandan da Medrese Tarzı Eğitimi zorlayan 19 yıllık iktidara, kendisini cahil, niteliksiz bıraktığı için beddua edecek ve sandığın bir an önce önüne gelmesi için dua edecek.”
İşte Devlet Bahçeli’nin sözleri bu 2 milyon gence şirin gözükme çabasından ibarettir.
Zira o gençlik biliyor ki, bu iktidar döneminde en güvenilir kurum olan ÖSYM en güvenilmez kurumların içine sokulmuştur.
Zira o gençlik biliyor ki, yakın geçmişte bile bile, göre göre sınav soruları çalınmış ve FETÖ’cülere el altından dağıtılmıştır.
Zira o gençlik biliyor ki, KPSS Sınavlarında tarihinde hiç olmamış düzeyde 100 tam puan alınınca soruların çalındığı ortaya çıkmış ve KPSS Sınavı iptal edilmek zorunda kalınmıştır. 100 tam puan alanların neredeyse hiç biri yeniden yapılan sınava ‘Foyamız ortaya çıkmasın’ diye katılmamıştır.
Zira o gençlik biliyor ki, iktidar edenler kendi çocuklarına bir yolunu bulup ülkenin, hatta dünyanın en iyi eğitim kurumlarında eğitim alırdırırken, milyonlarca genci ‘Cehalet’ Prangasına mahkum etmiştir.
Zira o gençlik biliyor ki, bu iktidar sayesinde Dünyanın sayılı üniversiteleri arasında yer alan yüksek öğretim kurumlarımız da bölünerek, parçalanarak, başlarına siyasetçi eskileri atanarak niteliklerini ve kalitelerini kaybetme noktasına getirilmiştir.
Son kale Boğaziçi Üniversitesidir ve bu Üniversite kadrolarına, öğrencilerine yaşatılanlar ortadadır.
Zira o gençlik biliyor ki, önüne konulan tüm engelleri aşarak başarılı bir yüksek öğrenim geçiren gençlerin neredeyse tamamının inşanca çalışma ve yaşam koşulları için gözleri ‘Medeni Dünyada’dır.
Ondandır, Sayın Bahçeli’nin söylemlerini ciddiye alacak bir gencin çıkacağına ihtimal vermiyorum..