escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ahmet Zorlu

facebook-paylas
KITLIK KAPIDA.
Tarih: 10-12-2021 11:16:00 Güncelleme: 10-12-2021 11:16:00


Bir ülkeyi bitireceksen, besin kaynaklarını kurutarak başlayacaksın işe.
Eğer dış güç arıyorsanız, ülke tarımına göz atın.
Asıl dış güçlerin büyük oyununu bu alanda göreceksin.
Markete girdim, alış-veriş yapmaya.
Paket nohut dikkatimi çekti, paketin üzerinde kırmızı zemin ve beyaz bir yazı;
“Önce Vatan..”
Duygulanmadım desem yalan olur, içimden, “Anadolunun tarlalarında yetişen ürünün markette satılması ne kadar üzerindeki yazı ile uyumlu” diye geçirdim.
Sonra da paketin alt kenarına iliştirilmiş yazıyı dikkatle okudum.
Nohut Kanada menşeili.
Sanki iktidarın ‘Yerlilik ve Millilik’ anlayışının yansıması.
Sen Dünyanın öteki ucundan Nohut getirteceksin, yandaş ithalatçıya.
Yerli üretim nohutu da yok pahasına satacaksın.
Sonra da Kanada’nın nohutunun paketine “Önce Vatan” yazarak Milli Duyguları okşama ikiyüzlülüğü sergileyeceksin.
Sizin yerliliğinizi, sizin milliliğinizi sevsinler.
Sadece nohutta olsa bu ikiyüzlülük mesele yok, ama soframıza gelen her üründe aynı riya sergileniyor.
Türk Çiftçisinin ürettiği buğdayı 2,5 liradan alacaksın, Rusya’dan 4,7 liraya buğday ithal edeceksin.
Sonra da yerlilik ve millilik öyle mi?
Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl üre gübrenin bin 800 lira, DAP gübrenin de 2 bin 200 lira olduğunu hatırlatarak bugün her iki gübrenin fiyatının 14 bin 700 liraya ulaştığını dile getiriyor ve meclis kürsüsünden adeta yalvarıyor;
"Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl 4 bin 700 liradan yurtdışından aldığı buğdayı iç piyasada sanayiciye 2 bin 650 liradan sattı ise bir an önce gübreye de müdahale edilmelidir. Çiftçinin mutlak surette gübre atmasını sağlayacak indirim sağlanmalıdır. Aksi halde bizi gelecek yıllar büyük bir gıda krizi bekliyor.”
Yılın ilk 8 ayında tarımsal gıda ithalatı için dışarıya, yani başka ülkelerinin çiftçilerine ödediğimiz para ne kadar biliyor musunuz?
Tam 10 Milyar Dolar.
Böylesi devasa bir kaynağı Türk Çiftçisini ayağa kaldırmak için kullanmak yerine, 8-10 ithalatçının Türk Tarımını bitirme Projesi için harcarsanız gübre fiyatı da artar, un fiyatları da katlanır ve ardından da büyük bir gıda krizi kapınızı çalar.
Artık şu noktada bir araya gelmemiz gerekir;
Eğer Tarımsal Kalkınma için adım atılmaz ise, gübrede, tohumda, tarımsal üretimde yerli imkanların tamamı seferber edilmez ise, gelecek yıl, gelecek yıllarda gıda krizi demiyorum, kıtlık ile karı karşıya kalabiliriz.
Şunu açık açık kabul etmemiz gerekir.
Türkiye’de tarım sektörünün başındaki insanlar ya ehil ve uzman değil, ya da bilerek isteyerek bir yok etme projesi uygulanıyor.
Bakın bir iki haber başlığı;
Türkiye Nijer’de 1 milyon dekar alan kiraladı ve burada tarımsal yem bitkisi üretimi yapılarak Türkiye’ye getirilecek. (2018)
Ulan kaba yem bitkisini Nijer’de üretip Türkiye’ye getirmeye kalksanız, konteynırı için 15 bin dolar ödersiniz.
Sudan'da 99 yıllığına 780 bin 500 hektar tarım arazisi kiraladı. Bu arazide hem devlet hem özel sektörün tarımsal üretim yapması planlandı.
Bakanlar Kurulu'nun 9.11.2015 tarih ve 2015/8234 sayılı kararı onaylanarak yürürlüğe girdi. (2015)
Bu iki başlık bile, iktidar edenlerin Türk Tarımından ne kadar bihaber olduklarının somut delili değil mi?
Tarımsal kalkınma, güzel ülkemin yeniden kendi kendine yeten ve dünyaya ürün satan konuma gelmesi için kaçınılmazdır.
Artık ülkeler tarımsal ürün satarken dikkatli davranır hale geldi.
Yarın paranızla buğday, mısır alamayabilirsiniz.
Ama ülke tarımına yapılacak yatırım, desteklenecek çiftçi bu üretimi pekala sürdürebilir.
Ülkemdeki tabloya bakalım bir de.
Gübre fiyatlarındaki artışı yukarıda özetledim.
Mazotun litre fiyatı 10 lirayı geçti.
Sulanabilir alan konusunda iktidar kulağının üstüne yatıyor.
Kayseri’den bir-iki örnek verecek olur isek:
Yemliha Barajı’nın kuruluş amacı 3 vilayetin topraklarında sulu tarım yapılmasını sağlamaktı.
DSİ Sulama bölümünü Yemliha Barajı tanıtım yayınlarından bile çıkardı, sadece elektrik üretiyor.
1977 yılından bu yana Develi Ovası Sulama Projesini konuşuyoruz, Zamantı Suyunu develi Ovasına akıtılacaktı. Devasa Gıcık Tüneli de açıldı, ama sulama sistemleri yapılmadığı için bu tünel patates ve elma deposu olarak kullanılıyor.
Bahçeli Sulama Projesinin hali ortada.
Sarıoğlan Barajı Projesinin durumunu da merak edenler araştırsın.
Sonuç;
Bilerek ve isteyerek ülke gıda krizine, kıtlığa doğru sürükleniyor.
Umarım ben haksız çıkarım Türk Tarımının içine düşürüldüğü acınası nokta konusunda.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI