Evren Dölek kardeşimiz yazmış, sosyal medyada;
“Eğer kurtarıcı, bugün 72 yaşında olan İlhan Kesici ise ki inanmak istemiyorum; kapatın dükkanı!…”
Kurtarıcı..
Ne kadar derin anlamlar içeren bir kelime.
Boşuna bekleme kardeşim.
Cumhuriyet tarihinde, hatta ondan da önce bir tane geldi bu topraklara.
Milletine inanç aşıladı, güven verdi ve ardına taktı.
Bu gün üzerinde yaşadığımız Türkiye’yi bize bıraktı ve gitti.
Ama, “Bir daha kurtarıcı beklemeyin” demekle kalmadı.
Gençliğe hitabede demiş ki;
“Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Yetmedi.
Giderken de 100 yıl sonrası gerçekleştiğini gördüğümüz önemli tavsiyelerde bulundu.
Mesela dedi ki;
Çok değil, 100 yıla kalmaz, Sovyetler Birliği dağılır. Bizim oradaki Türk Toplulukları ile irtibatı kesmememiz gerekir..”
Oldu mu, oldu.
“Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu tip yapılar din ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlı’yı batırdığı için yasakladık. Çok değil yüzyıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki, bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir.”
Yaşandı mı, yaşandı,
İstikbal göklerdedir diyerek Kayseri’ye uçak fabrikası kurdurdu mu kurdurdu.
“Benim sözlerim bir gün bilimle çelişirse, beni değil, bilimi takip edin” dedi mi dedi.
Beş ilkeye dikkat çekti mi çekti.
1-Komşuların iç işlerine karışmayın.
2- Rusya’yı tahrik etmeyin.
3- Arap ülkeleriyle ilişkilerinizi geliştirin. Aralarındaki anlaşmazlıklara karışmayın.
4- Sormadan akıl vermeyin.
5- Batı kültürünü benimseyin, fakat onların emperyalist emellerine alet olmayın.
Beşinin de tersini yaptı mı bu iktidar, yaptı.
Kurduğu Cumhuriyet 100 yaşına giriyor.
Hangi sözü gerçeğe aykırı çıktı.
Ama bütün yaptıklarını, milletiyle yaptı.
Bölmedi, birleştirdi.
Suçlamadı, ikna etti.
Hakaret etmedi, alttan aldı.
Yani Milletine güvendi, Milletinin güvenini kazandı.
Bu saatten sonra kurtarıcı Milletin İradesidir.
Yeni bir Tek Adama kurtarıcı gözüyle bakmak ilkellik ve cahilliktir.
Eğer kurtulmak, kurtarılmak istiyorsak ilkelere bakacağız.
Demokrasi diyorsa, Cumhuriyet diyorsa, laiklik diyorsa, üretim diyorsa, istihdam diyorsa, bilim diyorsa, kurucu irade diyorsa, “Yurtta barış, Dünyada Barış” diyorsa bir siyasal oluşum, işte kurtarıcı odur.
Almanlar ağır bir yenilgi aldıktan sonra Konrad Adenauer şöyle der;
“Bir daha Hz. İsa bile gelse tüm yetkiyi bir kişi ve yanındakilere verecek kadar aptal olmayacağız.”
Zira, tek adam anlayışı vücut bulduğu hiçbir ülkeye ve topluma huzur getirmemiştir, refah getirmemiştir.
Seçilmişlerin oluşturduğu bir hükümet organı, onu denetleyen etkili bir meclis, hesap vermekten kaçan değil, hesap vermekten onur duyan bir yönetim erki, bir takım dini ve milli duyguları istismar etmeyecek siyaset yapısı.
Kurtuluşun reçetesi budur kardeşim.
O reçeteyi alacak, ilk seçimde sandığa gidecek ve bu millete yukarıda özetlemeye çalıştığım ilkeleri taahhüt eden anlayışın altına mührü basacaksın.
O zaman kurtarıcı aramana gerek kalmaz.
Kurtarıcı sen olur, kendinle birlikte Milleti’ni ve insanlığı kurtarırsın.