Kurtlar Vadisi diye bir dizi vardı hatırladınız mı?
Dizi saatinde kentlerde hayat durur, herkes ekrana odaklanırdı.
Ardından sökün etti, Osmanlı Dönemini işleyen, veya toplumu ve gençliği yozlaşmaya sevk eden TV dizileri.
Mafya artıkları cezaevinden çıkınca ziyaret etmeye başladılar, siyasi parti liderlerini ve o liderin ya da liderlerin yanında pozlar vermeye.
Emrindeki askerlere, yürüyüş yaptırırken, “Devler gelir, devler gider/ Tek dev kalır Sedat Peker” diye uydurulmuş marş söyleten, ya da AKP il başkanını askeri törenle karşılatan komutanlar gördük bu memlekette.
Orta öğretimde, üniversitelerde yükselen değer haline getirildi, efelik, çetecilik.
Öğretmenini döven, dersinde ona adeta işkence eden çocuklar ve velileri vardı geride kalan dönemde.
Yasada ortaöğretim kurumlarında okuyan çocukların özel yurt, öğrenci evi gibi uydurma yapılarda barındırılamayacağı açık açık yazıldığı halde Karaman’da patladı, yobazlığın çocuklarımızı nasıl bir takım yobazların cinsel zevklerine meze edildiği gerçeği.
Okullarda bilim, teknolojik eğitim rafa kaldırıldı, değerler eğitimi denilerek Işid, Hamas, Hizbullahçı beyinler, hiçbir akademik formasyona uymadıkları halde çocuklarımıza ders vermeye başladılar.
Dinci yapılar ve çakma milliyetçi oluşumlar okullara adeta kamp kurdu.
Sonuç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, işgale karşı sergiledikleri direniş nedeniyle, Cumhuriyetin ilk yıllarında emperyalizme karşı mücadelesini ödüllendirerek ‘Şanlı’ ve ‘Kahraman’ Ünvanı verdiği iki kentimizde birer gün arayla, tüylerimizi diken diken eden iki olay yaşadık dün ve önceki gün..
Çok değil, daha bir ay önce Sayın Devlet Bahçeli bir dizi oyuncusunu kabul etmiş ve kendisini kutlamıştı, hatırladınız mı?
Diziyi, merak ettiğim için bir bölümünü izledim.
Kan, kin, mafya özentili yapılanmalar.
Ve geçen hafta düştü mesaj kutuma, Akkışla İlçemizde, Ülkü Ocakları Şube Başkanının, ilkokullu miniklere bozkurt işareti yaptırması.
Sorar mısınız o arkadaşa, o okulda her sabah çocuklar ‘Türküm, doğruyum’ diye haykırarak girerlerdi okullarına, kim kaldırdı, öğrenci andını, diye?
Ya da sorar mısınız bu kenti yönetenlere, o minik beyinlere bozkurt işareti yaptıran adamın o okulda ne işi vardı diye?
Daha dün, Ege Üniversitesinde dövmeli ve palalı birinin insanlara saldıran görüntülerini izlemediniz mi?
Beyler, asayiş toplantıları ve alınacak önlemler sorunu çözmez.
Kayseri Cumhuriyet Meydanında, eğitimciler sendikasının bulunduğu binada, bina büyüklüğünde asılan ve aylarca orada tutulan “İzettin El Kassam Onurumuzdur” yazılı afişi defalarca gündeme getirerek indirtemedik, hatırladınız mı?
Yani, kamu yöneticilerini kontrolüne alan yoz dinci ve mafyatik yapılar, gençliğe ve geleceğimize yön verir hale geldi.
Eğitim kurumlarında bilim kapının dışına, eğitim bahçenin dışına çıkarıldı ve çocuklarımız bir takım kirli zihinlere meze ediliyor.
Ondan diyoruz, ‘Her alanda, ülkenin kuruluş ayarlarına geri döndürülmesi gerekir’ diye..
Milli Eğitimiz, Ekonomimiz, Sosyal Hayatımız, Dinimiz ve İnançlarımız bir takım kirli ve kirlenmiş yapıların ayakları altında paspas edildi.
Neymiş efendim, sorumlu sosyal medya?
Hayır kardeşim, sorumlu devletin altını üstüne getiren kirli zihniyet.
Sorumlu, bir takım çevrelerin emrine verilmiş yargı.
Sorumlu, kirli havuzlara doldurduğunuz medya.
Sorumlu, bir takım ucu dışarda dinci yapıların kapısında, görevden yükselmek için el etek öpen bürokrasi.
Sorumlu, açlığını bastırabilmek için okul kantininden yarım tost alıp deftere yazdırtacak kadar geleceğimizi sahipsiz bırakan iktidar erki.
Yeter artık, çekin elinizi okullarımızdan, çekin elinizi geleceğimiz olan çocuklarımızdan.
Görmüyor musunuz, Şefkatli ve sıcak bir el Türkiye Haritasını okşasa..
85 Milyon hüngür hüngür ağlayacağız.
O kadar doluyuz.