Türkiye gündemi o kadar yoğun ki, ama benim için Kayseri’nin özel bir yeri var.
Her olumlu gelişmeyi, her olumsuzluğu değerlendirmek durumundayım.
Büyükşehir Belediye Meclisi, Ağustos Ayı olağan toplantısına CHP’li üyeler bir önerge ile geldiler.
Önergenin özeti;
“Kentin toplumsal hayatını her alanda olumsuz etkileyen Suriyelilerin ülkelerine gönderilmesi için gerekli çalışmaları yapmak amacıyla bir komisyon kurulması..”
Bence bunun yerine, Suriyelilerin kent yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini inceleyecek ve bir rapor hazırlayacak komisyon önerisi daha makul olurdu.
Meclis Başkanlığını yürüten Mehmet Savruk öneriyi okuduktan sonra sırayla söz aldılar, ilçe belediye başkanları.
Hepsi de, sıkıntının büyüklüğü noktasında CHP’lileri haklı bulan konuşmalar yaptılar.
Ama yetki noktasında belediyenin bu anlamda yetkili olmadığına dikkat çekerek, CHP’den öneriyi geri çekmesi ricasında bulundular.
Yani Mehmet Özhaseki gibi, “Onlar giderse biz batarız” demediler.
Öneri geri çekilmeyince de çaresiz oylayıp reddetmek zorunda kaldılar.
AKP Grubunu temsilen yapılan konuşmaları dinlerken daha 15 gün önce, “Suriyelileri gönderirsek sanayimiz çöker” diyen ve bu sözlerini, radyoların ortak yayınında da yineleyen Mehmet Özhaseki’nin sözlerini hatırladım.
CHP’nin bu önerisi, AKP’nin ilçe belediye başkanları ve meclis üyelerinin de Mehmet Özhaseki ile aynı fikri paylaşmadığını net bir şekilde ortaya koydu.
Bakalım, meclis oturum tutanaklarını incelediğinde Sayın Özhaseki, tabii incelerse partisinin belediye başkanlarının bile bu konudan rahatsız oluşlarını nasıl değerlendirecek, göreceğiz.
Konu, ülkemizdeki yabancılardan açılmışken, bir-iki kelam da ben etmek isterim.
Sosyal Medya’da her kafadan bir ses çıkıyor.
Allah hiçbir toplumu, topluluğu, insanı ülkesinden kaçacak kadar çaresiz bırakmasın.
Amaaaaa, ülkesi başka güçlerle savaş halinde iken de, ABD gibi, Rusya gibi emperyalist ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek kadar da onursuz yapmasın.
Şu anda ülkemize akın akın gelen Afgan gençler, askerini kısa bir süre önce bu ülkeden çeken ABD’nin Ali Menfaatlerine hizmet ettikleri için Taliban’dan çekiniyor ve ondan kaçıyorlar.
Hem de anne-babalarını, eş ve çocuklarını bırakarak.
İşte bu olmaz.
Hangi kültür olursa olsun, hangi ülke olursa olsun, ülkesini işgal edene hizmet ediyor ise biri, her kültür de ona“Vatan Haini” denir.
Ayrıca hangi iktidar olursa olsun, ülkesine gelen yabancı akınını kontrol etmek, gelenleri kayıt altına almak, onların sosyo ekonomik ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür.
Eğer güzelim ülkemde, her 10 kişiden biri kaçak olarak yaşıyor ise, eğer ülkeme başka yerlerden gelenler için iktidar 50 milyar dolar harcıyor ise, eğer ülkemde bu düzensiz misafirler, mülteciler veya kaçaklar benim yaşam tarzıma ayak uydurmak yerine kendi yaşam tarzını bana dayatıyorsa, o zaman sıkıntı var demektir.
Dahası da var.
Benim ülkemin gençleri üniversite kapılarından dönerken, düzensiz göçmenler için ülkemin üniversitelerinde on binlerce kişilik kontenjan ayrılıyor ise, sıkıntı daha büyük demektir.
Durun daha bitmedi.
Eğer benim ülkemde üniversiteyi bitirmiş öğretmen amelelik yapmaya, makine mühendisi hurdacılık yapmaya, kimyager sebze halinde hamallık yapmaya razı iken ve bu imkanı bile bulamazken, bu alanlar düzensiz göçmenler tarafından üç kuruşluk ücretlerle kapatılmış ve ülke gençliği geleceğinden bile umudunu kesmişse o zaman sıkıntı daha büyük demektir.
Hepsinden önemlisi ise;
Ülke gençliğinin yüzde 60’ı, beyaz ve mavi yakalıların yüzde 80’i çağdaş ülkelerde, alanlarında bile değil, lokantada garsonluk için, bulaşıkçılık için, temizlik işçisi olmak için vize kuyruklarında bekliyor ise, sıkıntı iktidarı sarsacak, iktidarı, iktidardan edecek boyutlara gelmiş demektir.
O nedenle, bu günden tezi yok, ülkemize giriş yapanlar kayıt altına alınmalı, sınır güvenliği sağlanmalıdır.
Bu gün, Kocasinan Belediyesi’ne bağlı bir eğitim kurumunun yaptığı füzeyi de değerlendirecektim, ama yerim kalmadı.
Sadece şunu söyleyeyim, dünyadaki teknolojiye bakarak, Erbosan’dan alınan borunun içine düzenek kurup onu uçurmakla övünmek bana çok ilkel ve banal geldi..
Unutmadan, Kayseri’nin son yıllarda aldığı en büyük yatırım!, Hava İkmal Millet Bahçesi’nden bahsetmesek haksızlık etmiş oluruz.
Bahçenin giriş kapısı tamamlanmak üzere.
Her biri minare yüksekliğinde, 5 adet sütun saydım girişte.
Birer Beton Abidesi!
Her şeyi hemen hissederim.
Öngörüm yüksektir.
Ama sizin bu beton sevdanıza akıl erdiremedim.
Diyelim bu günü kapatalım.
Malum yazılar uzun olunca okuyucu kızıyor.