İşçisiniz, işvereniniz asgari ücretteki artışı sizin aldığınız maaşa yansıtmıyor, karşısına dikilir, hakkınızı ararsınız.
Memursunuz, işveren sosyal haklarınızın bazılarını vermemek için direndi, gidersiniz idare mahkemesine söke söke alırsınız.
Yankesici yürürken cüzdanınız aşırdı, soluğu karakolda alırsınız, bulunmayacağını bilseniz bile.
Sendikalısınız, toplu iş sözleşmesi masasında haklarınız için mücadele eden ama başarısız kalan sendikanıza destek vermek için, geçirirsiniz grev gömleğini sırtınıza.
İktidar ekonomik uygulamaları ile ayrıcalıklı bir zümre yarattı, sizin hakkınızı onlara yediriyor. Çıkarsınız meydanlara, uyarırsınız iktidar edenleri, şiddetsiz, kavgasız.
Bütün bunlar çağdaş dünyada, hak arama mücadelesi olarak kabul edilir ve meşrudur.
Bir de ülkelerde sosyal ihtiyaçları belirleyen kurumlar vardır.
Bu kurumların tespitlerine göre çalışanların ücretleri düzenlenir.
Türkiye’de bunun adına TÜİK diyoruz.
Her yılın Kasım Ayı sonunda ülkedeki yıllık enflasyonu tespit eder.
İktidar da, bu rakamları baz alarak asgari ücreti, memur maaş artış oranını ve Emekli Maaşlarını yeniden düzenler.
TÜİK’e göre 2022 yılında emeklinin, memurun ve asgari ücretlinin alacağı maaş zamları yüzde 21.31, yıllık enflasyon rakamlarına göre belirlenmeli.
Ama kazın ayağı öyle değil.
TÜİK’e alternatif hale gelen bir de bağımsız Enflasyon araştırma grubu var ve bu gruba göre TÜİK kalem oyunları ile işçinin, emeklinin alacağı ücretleri kırpıyor.
TÜİK’in enflasyon oranı belirlenmesinde kullandığı ürünleri baz alarak belirliyor yıllık enflasyonu, bu grupta.
Kısa adı ENAG olar bu bağımsız kuruluşun yaptığı hesaplamalara göre de Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 58.65.
Aradaki fark öyle böyle değil.
Tam yüzde 37.34.
TÜİK Yönetimi, tamamı bilim adamları ve uzmanlardan oluşan ENAG’ı, “Yalanımızı yüzümüze vuruyor” diye mahkemeye bile vermişti hazırlarsanız.
Oysa başta ekonomi uzmanları olmak üzere Türk Milleti, TÜİK’in belirlediği rakamları değil ENAG’ın rakamlarına inanıyor ve bu kurumun verilerini önemsiyor.
Zira aynı ürün kalemlerindeki fiyat hareketlerini izliyor bu bağımsız kuruluş.
İktidarın kontrolündeki TÜİK resmen işçinin, emeklinin, memurun geleceğini karartıyor.
Zira gizlenen fahiş fiyat hareketleri dikkate alınmadığı için Asgari ücret yüzde 37.34 daha eksik hesaplanacak.
Emeklinin yeni yılda alacağı maaş yüzde 37.34 daha eksik hesaplanacak.
Memur maaşları için sendikalar masaya oturduğunda TÜİK rakamları baz alınarak belirlenecek memurun ücret zammı rakamları.
Mevzuat nedir bilmiyorum ama, Muhalefet Partilerinin bu konuyu yargıya taşımaları ve gerçek enflasyon rakamları üzerinde çalışanın, emeklinin ücret artışlarının sağlanmasının bir yolunu bulmaları gerekiyor.
İktidar temsilcileri açık açık dile getiriyorlar, “Ekonomide yeni bir şey deniyoruz” diye.
Adını bilmedikleri bu deneme, bizim refahımızın yok edilmesi denemesidir.
Denedikleri, kitlelerin açlıkla, toplumun yoklukla sınanmasıdır.
Denedikleri, Türk Lirasının dünyanın en ucuz parası haline gelmesini sağlamaktır ve başarılı oldular.
Denedikleri, Dikta rejimlerinin hüküm sürdüğü ülkelerinde yaşanan ‘Kölelik Sistemi’ne bu milletin mahkum edilmesidir.
Denedikleri, bir avuç yandaşın biraz daha semirmesini sağlamaktır.
Çıkmış AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki diyor ki;
"Ufak tefek ekonomik sıkıntılar varsa, yakında asgari ücretinde emeklinin de, dar gelirlinin de ücretlerinin nasıl arttığını, nasıl rahatladığını herkes görecek. Hiç merak etmeyin. Sabahlara kadar Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bizler çalışıyoruz. Biraz sabır, sonu selamet. Ondan endişeniz olmasın”
Yahu, 19 yıl yetmedi de hala biraz sabır deme pişkinliği sergiliyorsunuz.
Ufak tefek değil yaşanan sıkıntılar Sayın Özhaseki, mutfağımıza girdiniz, soframızı tarumar ettiniz.
Et artık ihtiyaç olmaktan çıktı.
Yumurta fiyatlarının yıllık artışı yüzde 120.
Peynir artık sofralarımızda yer almıyor.
Sıvı Yağ iktidarınızda yüzde 200 arttı, onu da taneyle satıyorlar.
Asıl önemlisi, ekmek fiyatları son bir ayda yüzde 25 arttı ve yüzde yüz zam kapıda.
Barı susun, barı konuşmayın.
Zira her sözünüz dar ve sabit gelirliye ağır gelmeye başladı.
Gelişiniz görkemliydi ama, gidişiniz Metin Fevzioğlu’nun gidişinden daha hazin olacak.
Zira bu milletin sabrını istismar ettiniz.
Her sabah, binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce evden yükselen ah, sizi bundan sonra iflah etmeyecektir.
Ufak tefek neymiş gösterecektir bu millet size sandıkta.
Ahmet ZORLU