escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Ahmet Zorlu

facebook-paylas
SAMİMİYET..
Tarih: 19-07-2021 15:12:00 Güncelleme: 19-07-2021 15:13:00


Çok büyük bir hazinedir..
İçerisinde tevazu, insan sevgisi, dürüstlük, hepsinden önemlisi insan gibi insan olmayı barındırır.
Hayatın bize biçtiği rolü oynuyoruz sadece.
Hırs, samimiyetin ve dürüstlüğün en büyük düşmanıdır.
Olanla yetinmek, olduğun gibi görünmekle başlanmalıdır samimiyet sınavına hazırlanmaya.
Zira hayat denilen tahterevalli bazen sizi ekonomik, sosyal hatta siyasal olarak zirveye çıkarır, ama sizi zirveye çıkaranın aslında tahterevallinin diğer başında olan güç olduğunu görmez, o gücü yok sayarsanız, bir de bakmışsınız, tepe üstü çakılmışsınız.
O nedenle, hayatın hangi noktasında olursanız olun, dürüstlük ve samimiyet kavramları daima yanınızda bulunması gereken değerler olsun.
Yaklaşık 1,5 yıllık global bir pandemi dönemi yaşadık.
Bütün toplumsal tavırlarımız değişti, değiştirildi.
Geçmişte nüfus sayımlarında 5 yılda bir kez eve hapsolmuşluğu bile zorlanarak kabullenmişken haftanın iki günü, bazen 17 gün birden evlerimize hapsolduk, hapsedildik.
Aslında bir samimiyet sınavı idi, içinden geçtiğimiz.
Bir kültür testiydi aynı zamanda.
Nelerine tanık olduk, bu zaman diliminde insan denilen yaratığın ortaya koyduğu meziyetlerin.
Alış-verişe çıktığında bile kalabalıktan uzak duran sorumlu insan modelinden, maskesini koluna takan sorumsuzuna kadar.
Akşam üzeri çayını dostlarıyla içmeyi alışkanlık haline getiren insanın eve kapanmasından, açılan merdivenaltı batakhanede kumar oynayanına ve aldığı virüsü evine taşıyanına kadar.
Ülkesinin zor günler için bir köşeye attığı birikimlerini insanı için seferber eden yönetimlerden, insanına Iban gönderip bağış isteyen yönetimlere kadar.
Krizi fırsata çevirip test kiti pazarlamaya kalkışan, yatlarda partiler düzenlemekte beis görmeyen zengin ve siyasetçi bebelerinden, evine 2 ekmek alabilmek için yasağı ihlal ederek çöp kutularından atık kağıt toplamak zorunda kalanına kadar.
Yani diyeceğim, dünyadaki tüm milletler ve o milletlerin yönetimlerinin tam bir samimiyet sınavıydı geride bıraktığımız dönem.
Hala tam olarak atlatamazsak da yaygın aşılama sayesinde, ölümden biraz uzaklaştık.
Bu satırları, sahildeki villamdan değil, köyümdeki evimin bahçesinden yazıyorum.
Kentlerin bunaltısından yakasını kurtarıp köydeki temiz hava aşkına, sevdiklerini görebilme aşkına gelenlerin cıvıl cıvıl hale getirdiği köyümden.
Köyümün tarihinin en yoğun en kalabalık katılımlı Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz.
Yalısında bayramı karşılayanından, köyüne sığınanına kadar, Yunan adalarında bayramı geçireninden, sabahın köründe hala torbasını sırtlayıp çöp kutularındaki kağıtları toplayarak evine iki sıcak somun götürmenin çabasında olanına kadar, iktidarın önünü açtığı ve 11 ayrı kurumdan onbinlerce lira maaş alanından, kuraklık yüzünden borcu katlanan ve çıkmazdan nasıl kurtulacağını hesaplayamayan çiftçi kardeşime kadar hepimizin oturup, şapkamızı önümüze koyup bir hesap, bir muhasebe çizelgesi hazırlamamız gerekiyor, akıllarımızda, beyinlerimizde.
Hiçbir şey hatırlamazsak sormalıyız kendi kendimize;
Pandemi döneminin başında, demokratik çağdaş ülkelerin, vatandaşlarına sağladığı ekonomik imkanlar bu kadar genişken, bizi yönetenlerin 5 maskeyi vatandaşına ulaştırmakta bile aciz kalmasının nedenlerini.
Bütün dünyada seyahat kısıtlamasına gidilirken bizde uçak biletlerinden KDV’nin kaldırılmasının nedenlerini.
Millet, ekmek teknesini kapatıp evine kapanmışken, iktidarın kamu bankaları eliyle neredeyse sıfır faizli kredi dağıtmasının kimin işine yaradığını. Bu kredilerden dolayı görev zararı yazan bankaların bu görev zararının bizim sırtımıza nasıl yükleneceğini.
Esnafın kapattığı dükkanı bir daha açamadığı bir dönemde, iktidarın Kanal İstanbul gibi bir yatırım için, katmerlenmiş ülke borçlarına yeni borçlar ekleme çabalarını.
Paramızın bu süreçte nasıl pul edildiğini.
Bakanların devletin imkanlarını kendileri ve yandaşlarına nasıl bağladığını.
128 Milyar Doların nereye gittiğini.
Yandaşlara sağlanan milyonlarca dolarlık kredinin neden geri dönmediğini.
Toplum açlıkla sınanırken Göcek’te yaptırılan yazlık sarayı.
Beşli Çeteyi.
Ortadan kaldırılan Adaleti.
Bitirilen eğitimi.
Boğaziçi’nde ne yapılmak isteneni.
Yağmalanan ormanları, altın aşkına yok edilen Kaz Dağlarını.
Karadeniz Yaylalarının akıbetini.
Zira, bizi yönetenler yaptıklarının, aldıkları hatalı kararların hesabını bu millete vermeye niyetli değil.
Samimi değiller yani.
O zaman görev bizde, samimiyet masasına biz davet etmeliyiz ve hatanın, kusurun hesabını sormalıyız ki, bunlardan sonra gelecekler de bildiğini okumaya devam etmesin.
Ahmet ZORLU




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI