Seçim gecesi, Sayın Cumhurbaşkanı İstanbul-Ankara arasında mekik dokumaya başlayınca anlamıştım bir şeyler olduğunu.
Sonuçlar yüzde 80’lere ulaştığında ise birden bire veri akışı kesildi.
Hepimizin morali bozuktu.
Zira, sandıklardan çıkan sonuçların bize verilişine baktığımızda, çelişkilerle doluydu.
Mesela Deprem Bölgesinden gelen sonuçlar, bölgedeki hayatın gerçeği ile örtüşmüyordu.
Bütün kamuoyu yoklamalarında yüzde beşlerde görülen MHP, ülke genelinde mucize yaratmıştı.
Millet İttifakının oluşturduğu takip merkezinde Recep Tayyip Erdoğan yüzde 45, Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48.5 görünürken, verilerini AKP Genel Merkezinden aldığı anlaşılan Anadolu Ajansı ve Anka, Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferini ilan etmek üzereydi.
Ancak Yüksek Seçim Kurulu, “Bu kadarını da yapamayız” diyerek sabah saatlerinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kaldığını ilan etmek zorunda kaldı.
İki gündür devam eden bilgi akışı ise bana, AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un, İstanbul Seçimleri iptal edildiğinde söylediği, “Hiçbir şey olmadı ise de bir şeyler olmuştur” sözünü hatırlattı.
Sanırım sulandırılan, üzerinde oyun oynanan sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi değildir.
Seçmen listelerinden başlamak üzere, Milletvekilliği Seçimlerinin de yeniden irdelenmesi, incelenmesi gerekmektedir.
Zira her iki seçimde, ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla uyumlu sonuçlanmamıştır.
Her iki seçimde, Yüce Türk Milleti’nin içinde bulunduğu acınası gerçeği yansıtmamaktadır.
Çevrilen dolaplara rağmen, atı Üsküdarı geçse de jokey attan düşmüştür.
İktidar Partisi ilk kez Türkiye Büyü Millet Meclisi’nde sıkıntılı durumdadır.
11 Gün sonra yeniden sandığa gideceğiz.
Millet İttifakı Partilerinin tabanında ilk üç gün yaşanan moral bozukluğu yerini azim ve kararlılığa bırakmak üzeredir.
Zira Türkiye’nin köklü bir değişime, adalete, özgürlüğe, insan haklarına, ekonomide yarını görebilmeye ihtiyacı vardır.
O nedenle, ülkenin geleceğinden, çocuklarının geleceğinden endişe duyanların, önyargılardan arınıp sandıklara akın etmesi gerekmektedir.
Gelelim, Kayseri’deki seçim sonuçlarının analizine.
AKP ilk kez bir sandalye daha az çıkarabilmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi, aday sıralamasının avantajı ile iki milletvekili göndermeyi başarmıştır Ankara’ya.
Ama bu CHP Teşkilatlarının değil, Mahmut Arıkan ve Partisinin büyük bir ciddiyetle çalışması sonucu gerçekleşmiştir.
Aramızda kalsın, Mahmut Arıkan için CHP’ye oy veren Kayseri’deki kitlenin Kemal Kılıçdaroğlu’na da oy verip vermediği konusunda benim şüphelerim var.
İyi Parti’de ise ‘Gizli MHP’liler’ yine bildiklerini okudu, MHP’ye iki sandalye kazandırmayı başardı Kayseri’de.
Kim bu gizli MHP’liler diye soracak olursanız, Milletvekili Dursun Ataş’tan başlar, 50-60 kişinin adını sıralayabilirim.
Zira, seçim atmosferine girdiğimiz günlerde İyi Parti’nin Kayseri’den 3 sandalye çıkaracağına kesin gözüyle bakılıyordu.
Meral Akşener’in masadan kalkması ile bu hesap 2 milletvekilliğine düştü.
Listeler belli olduktan sonra başlayan iç kavga ve çekişme, Sayın Dursun Ataş’ın ve parti teşkilatlarının uyumsuz çalışması, daha doğrusu çalışmaması sayesinde ikinci koltuk MHP’ye altın tepside sunulmuştur.
Eğer, genel merkez Abdullah İlker Sungur’u ikinci sıradan göstermeseydi ve Sayın Sungur, bir siyasi parti merkezi gibi gecesini gündüzüne katmasaydı, inanın İyi Parti bir sandalyeyi de AKP’ye hediye eder, milletvekili çıkaramazdı Kayseri’den.
Son yerel seçimlerde, Sarız ve Pınarbaşı Belediye Başkanlıklarını MHP’ye hediye eden Dursun Ataş yine bildiğini okumuş, 10 kişilik aday listesinde 5 tane Avşar’a rağmen ikinci bir sandalyenin çıkmasının önüne başarıyla geçmiştir!
Daha da ötesini söyleyeyim mi?
Yarın, olmasa bir gün “Dursun Ataş partisinden istifa etti, MHP Rozeti taktı” diye duyarsanız şaşırmayın.
Yukarıda Mahmut Arıkan’ın Kayseri Teşkilatı ve tabanı için söylediklerimin aynısını İyi Parti için de söyleyebilirim.
İyi Parti Tabanından da Sayın Kılıçdaroğlu yerine özellikle Sinan Oğan’a oy kullanan çok sayıda dostum, bildiğim, tanıdığım var.
Sonuç;
14 Mayıs Seçimleri, Türk Milletinin iradesini yansıtmaktan uzak kalmıştır.
O nedenle, seçmen listelerinden, ıslak imzalı tutanaklara kadar yeniden incelenmesi gerekmektedir.
Kayseri Millet İttifakı Partilerinden CHP ve İyi Partinin de, bu anlamda arınmaya, inanmışlardan oluşan teşkilatlar oluşturmaya şiddetle ihtiyacı vardır.