SEÇMEN UYANDI..
Havada artık seçim kokusu var.
İktidar, bir yandan geçmişin pasağını, kirini temizleme çalışırken, diğer yandan, bir seçim daha kazanabilir miyiz umudu ile çaba gösteriyor.
Lüks Salonlarda, kapalı toplantılarda, 'Kimi aday yaparsak yüzde 1 daha fazla oy alırız'ın sağlamaları yapılıyor.
Böylesi bir dönemde, seçmen de sandığa hazırlık yapıyor kendince.
Öyle sanıyorum, kılı kırk yaracak bu seçimde.
Bir de mektup hazırlıyor, iktidar partisi ve iktidar adayı partilerin yönetenlerine.
Bakın o mektupta neler talep ediyor seçmen;
"Benim vekaletim kıymetlidir arkadaş..
O nedenle oyuma talip olacaksan, her şeyden önce kendine 'Adam gibi adam' dedirteceksin.
Emir kulu veya emir eri olmayacaksın.
Nokta kadar menfaat gördüğün kapının önünde virgüle dönmeyeceksin.
Karar verme yetin olacak, iraden olacak, herkesten önce, önce kendine saygın olacak.
Velinimetin olmayacak seçim masraflarını karşılayan, çünkü eğer vekil olursan masraflarını karşılayana kulluk edersin.
Elifi gördüğünde mertek sananlardan olmayacak, ilim irfan sahibi olacaksın.
Arkanda karanlık sahneler bulunmayacak.
Bir siyasal düşünceye el sallarken, çaktırmadan diğerine göz kırpmayacaksın.
İnandığını söylediğin davaya önce eşin ve çocukların, sonra annen, baban kardeşlerin, sonra bütün süalen ve en sonunda da yaşadığın, doğduğun ekmeğini yediğin çevreyi inandıracaksın
Seni benim karşıma aday çıkaracak siyasal hareket edebine, adabına, karakterine, kişiliğine, insanlığına, bilime, sanata, ilime, irfana bağlılığına kefil olabilecek.
Beynindekini dilinin dile getirdiğine ikna etmen gerek beni.
Eğer işverensen, yanında çalıştırdığın adamın üç kuruşluk hakkını gasp etmeyeceksin.
Ya da sana tanınan kamu imkanlarını birilerine peşkeş çekmeyecek, hak etmeyenlere dağıtmayacaksın..
Geçmişin su gibi berrak olacak.
Vekaleti, yakınlarının işlerini yürütmek, yakınlarının geleceğini garanti altına almak için değil, inandığın için, hizmet aşkıyla yandığın için isteyeceksin ki anlamlı olsun.
Ve eğer üstlenirsen bu vekaleti, bu ülke için, bu kent için, bu millet için söyleyecek sözün olup olmadığını kontrol edeceksin.
Kişiliğin oturmuş olacak velhasıl..
Filanın yakını, falanın akrabası olmak değil, adamlığın referansın olacak yani..
Temsil etmeye talip olduğun kentin her sorununu, her sıkıntısını yakından bilecek, çözümü için sözün olacak.
Bu kent için, bu ülke için hayallerin olacak yani.
Ha az daha unutuyordum.
Yuvarlana, yuvarlana köşesi kalmamışlardansan, sakın ama sakın oy isteme benden.
Geçmişten bu yana çizginde sapma olmayacak.
Yani inandığın gibi yaşamış, yaşadığın gibi inanmış olman önemli.
Ve bir de, hangi partiden milletvekili adayı olursan ol, bu ülkenin birliği, dirliği, huzuru, toprak bütünlüğü, üniter yapısı konusunda söyleyecek sözün olmalı mesela.
Ya da demokrasi için, Cumhuriyet için, Bağımsızlık için, Laiklik için, Atatürk İlke ve Devrimleri için, Parlamenter Demokrasi için, İnsan Hakları için, Ekonomi için, işçi için, çiftçi için, emekli için, eğitim için, sağlık için de bir şeyler ortaya koyman gerek.
Ve şubeden aldığın, Askerlikle ilişkisi yoktur belgesinin altında, "Testis kanseri!" ya da "Babam sağolsun" yazmayacak.
İbadet için mekan seçerken, memleket büyüklerine görünme kaygısı ile değil, yüce yaradan görüyor ya o bana yeter diyenlerden olacaksın.
İnancı, ibadeti göstermelik olarak yapmayacaksın yani.
Eğer yukarda bir bölümünü saymaya çalıştığım vasıfları taşıyorsan, hayırlı olsun, oyum sana.
Ama bunların hiç biri sende yoksa, kusura bakma.
Dedim ya, yazının başında;
Benim vekaletim kıymetlidir.
Adam olana veririm ancak."
Ahmet ZORLU