Dün CHP’deki bölünmeyi gündeme getirdiğim yazıdan alınan, CHP’nin ‘Papyonlusu’ Ahmet Turan Özkan, kendi sosyal medya sitesinde beni CHP’lilere şikayet etti ve “Bizden belge, bilgi istemeden bizi çalışmamakla suçladı” gibisinden saçmaladı.
Sonra da belediye meclisi toplantılarında gündeme getirdiği konuları tek tek sıraladı sıraladı. Sıraladı dediğime bakmayın, meclis toplantılarında yaptığı konuşmaları, “Gündeme getirdim” diye özetledi.
İlkinden başlayalım isterseniz.
“Sinan Cafe’de fiyatlar çok pahalı mutlaka indirilmeli, görüşümü mecliste dile getirdim” buyurmuşlar.
Peki kaç kişi duydu.
Internet sitesine koydu ya, sanıyor ki kalenin dibindeki emekli, üniversitedeki hoca Ahmet Turan Özkan’ın mecliste Sinan Cafe ile ilgili yaptığı konuşmayı tartışıyor.
Bak efendi Sinan Cafe’deki fiyatlar basına ve halka nasıl yansıtılır anlatayım.
Sabah kalkarsın, İstanbul’dan veya İzmir’den halk lokantalarının o günkü mönüsünü öğrenir not edersin.
Sonra da yanına bir kamera alarak Sinan Cafeye gider, o gün İstanbul’da 40, İzmir’de 50 liradan servis edilen yemeklerin aynısını söylersin. Oturup afiyetle yedikten sonra hesap istemeden Kasaya giderek 40 lira atar ve dersin ki, “Bak kardeşim ben Kocasinan Belediye Meclisi üyesiyim. Az önce bana servis ettiğiniz yemeği İstanbul’da halk 40, İzmir’de 50 liradan tüketiyor belediye lokantalarında. O nedenle 40 liradan fazla ödemeyeceğim” diyerek mekandan ayrılırsın.
Bu görüntüleri de tüm partililerinden rica ederek sosyal medya sitelerinde yayınlamalarını istersin, yetmedi partinin basın biriminden (varsa tabi), görüntünün televizyon ve ınternet kanallarına servis edilmesini talep edersin.
Bir sorun, bir sıkıntı kamuoyuna böyle mal edilir, anladın mı..
Mecliste gündeme getirdiğini söylediğin ikinci konu, öğrencilerin beslenmesi ile ilgiliydi ve toplantıdaki konuşmalarını izledim, hatta bir iki kez de eleştirdim konuşmanızı yazılarımda.
Zira siz bu konuda konuşma yaparken, “Kocasinan Belediye Başkanı ilçedeki okullarda eğitim gören dar gelirli öğrencilerin aç karnına derse girmesinden kendini sorumlu hissetmeli gereğini yapmalı” demediniz.
Sponsor bulalım, hayırseverlerden destek isteyelim diye saçmaladınız.
Öğrenciye beslenme desteği veren CHP’li belediyeler bunun bedelini hayırseverlerden ya da sponsorlardan mı karşılıyor sanıyorsun?
Yoksul Halka Pazar desteği istediğinizi söylüyorsunuz, Sorar mısınız partililerinize haberleri var mı bu desteği talep ettiğinizden arkadaşlarınızın?
Devam ediyor, kadına şiddet, temizlik hizmetlerine yönelik eleştiriler, Kent Lokantaları talep etmiş beyefendi.
Yani diyeceğim, meclis kürsüsüne çıkıp bir konuyu gündeme getirmeyi marifet olarak anlatıyor, CHP’lilere beni şikayet ettiği paylaşımında.
Bak efendi, çok uzun yıllar Melikgazi, Kocasinan gibi belediyelerde muhalefetin temsilcisi yoktu.
Ama eskiden, yani Niyazi Bahçecioğlu döneminde nasıldı anlatayım sana.
Meclis toplantısı genelde gece yapılırdı.
Ama öğleden sonra partilerin meclis grupları, il veya ilçe başkanlarının gözetiminde toplanır, gündemdeki maddeleri tek tek değerlendirir, sonra da kentin can yakıcı sorunları konusunda üyelerden biri görevlendirilir ve bu sorun ön plana çıkarılarak yazılı medyada yer alması sağlanırdı.
Şimdi sen 5 ayda 5 sorunu gündeme getirdim diye övünüyorsun.
Kimin haberi var?
Bir konuyu topluma mal edebilmenin yolları vardır, bunları da anlattım milletvekiline, il başkanına, partililerine.
Yazdım zaman zaman köşe yazılarımda.
Eğer yazılı ve görsel medyada sesiniz çıkmıyorsa, kürsüden istediğiniz kadar hikaye anlatın, meclis salonun dışına çıkmaz.
Artı bir siyasetçi, aleyhine dahi yazı yazılsa bile bir gazeteciyi hedef göstermez. Hakaret varsa yasal yollara başvurur. Ama eleştiri siyasetçi için doğruyu bulma konusunda rehber olmalıdır.
Kaldı ki, benim dün CHP ile ilgili yazım sonrası arayan yüzlerce partili teşekkür etti, bir tek sen “Merhum Mustafa Topaloğlu’nun dediği gibi” ciyakladın, hayırdır.
Sana tavsiyem son yerel seçimlerde Talas’ta alınan CHP oylarını, sonra da bir önceki seçimde alınan oyların sayılarını al incele, bu etnik çekişme yüzünden son seçimde tam 8 bin oy daha az alındığını göreceksin.
Kayseri’den iki milletvekili çıktı ise son seçimde, bunu Mahmut Arıkan ve ekiplerine borçlu olduğunuzu da ilk seçimde göreceksiniz.
Benim eleştirdiğim, benim karşı çıktığım, oluşturulan ve partiyi karpuz gibi ikiye bölen çift başlılığın partiye verdiği zarardır.
Ama yine de aferin, partililerine yönelik şahsımla ilgili yayınladığın şikayetname sayesinde bu günkü köşemi kapatmayı başardın.
Buradan söz veriyorum, sık sık da bu köşede ağırlayacağım seni.
Ta ki, “Yeter Allah Aşkına” dedirtene kadar.