Yer Trabzon.
Kürsüde Sayın Cumhurbaşkanı, bakanlar ve partinin ileri gelenleri.
Bir çocuk ısrarla Cumhurbaşkanı ile görüşmek istiyor veya önceden ayarlanmış.
Sayın Cumhurbaşkanına, Organize Suç Örgütü Liderliğinden 10 yıldır hapiste olan babasını affetmesini istiyor.
Buraya kadarı normal sayılabilir.
Ama sonrası felaket, sonrası fecaat.
Çocuk kürsüden nutuk atmaya başlamasın mı.
Tıpkı Sayın Cumhurbaşkanı gibi, “Bay Kemal” diye başlıyor konuşmaya.
Baktı, Sayın Cumhurbaşkanı sözler kitlede etki yapıyor.
“Mikrofona konuş” diyerek mikrofonu bizzat eliyle tutuyor.
Kürsüdekilerin ağızları kulaklarında.
Zavallı çocuk, kendisine ezberletilenleri sıralıyor, CHP Liderine ‘Hain’ diyor.
Alkış, tufan.
Görüntüleri izlerken utandım, yüzüm kızardı.
Lanet olsun siyaset bu ise.
Defalarca izledim görüntüyü.
Sonra düşündüm şöyle bir.
Bu çocuğun babası, Dikta bir rejimin hüküm sürdüğü ülkede mahkum olsaydı, bu sabah salıverilmişti.
Ama demokratik bir ülkede olsaydı, derhal Aile Bakanlıkları harekete geçer, çocuğu ailesinden alıp Devlet Himayesindeki bir yurda yerleştirirdi.
Teselli, Dikta bir rejim yönetmiyormuş ülkemizi.
Ama Demokratik bir ülkede de yaşamıyor muşuz.
Zira bu çocuk miting sonrası evine gitti, belki de cahiller sürüsü tarafından Kahramanlar gibi karşılandı.
Başta kendisine ‘Hain’ dedirtilen Ana Muhalefet Partisi Lideri olmak üzere, duyarlı insanlar çocuğu kınamak yerine, “Paylaşımlarınıza dikkat edin, o daha çocuk” diyerek olgunluklarını ortaya koyarken, bu ülkenin asayişini sağlamakla görevli zat, sosyal medya sitesinden “Çocuk, Sayın Cumhurbaşkanının elinden mikrofonu kaptı ve Eren’in katillerinin arkadaşlarına saydırdı” türünden bir mesaj.
Yazık be.
Günah be.
Eren’in şehit edildiği o bölgede kendisine pusu kurulan ve ölümden dönen tek siyasetçi var, onun adı da Kemal Kılıçdaroğlu.
İnsan klavyenin başına geçince nasıl bu kadar insanlıktan çıkabilir.
Nasıl bir olguyu 180 derece ters çevirerek topluma sunabilir.
Buradan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına açık çağrımdır.
Derhal bu yavrumuzu, daha o yaşta hayatında hiç görmediği bir siyasetçiye hain diyecek kadar acımasız, ortamdan alınmalı ve devlet himayesinde eğitimini tamamlaması sağlanmalıdır.
Siz de diyeceksiniz ki, Karaman’da çocuk yaşta sırayla tecavüze uğrayan çocuklar alındı mı ki ailelerinden bu alınsın. Babalar, anneler baskı sonucu davalarından vazgeçirilmedi mi?
Sonuç;
İktidar Partisi’nin bir süredir güzel ülkem topraklarında ektiği ithal nifak tohumları filizlendi, boy verdi.
Artık, Cin Ali okuyacak yaştaki çocuklarımız ‘Bay Kemal’ diye hitap eder hale geldi.
Dedim ya, yazılarımda hep uyarırım, uyarırdım.
Siyaseti, Camiden, Kışladan ve okuldan uzak tutun diye.
Ama tablo ortada.
Siyaset artık ilköğretim okullarımıza bile girdi.
8, bilemedin dokuz yaşında bir çocuk mitingde, eline tutuşturulan oyuncak aşkına veya ‘Acaba babamı hapisten çıkarırlar mı?’ hesabı ile siyasi liderlere ‘Hain’ diyor, saydırıyor.
Devlet denilen mekanizmayı elinde bulunduranlar da sırıtarak izliyor, alkışlıyor.
Ben utandım.
Biz utandık.
Peki ya sen.
Peki ya siz?