Yılın ilk sabahına dayak yemiş gibi uyandık.
Dünden belliydi, hiçbir şeyin değişmediği, değişmeyeceği.
“Elektrik faturalarımız yüzde 150 zamlı gelecek” müjdesini!, geceden Erhan usta vermişti.
Benzin, LPG ve Mazot zamlarını zaten kanıksamıştık.
Buna bir de, vergi, ceza ve diğer kamu hizmetlerine yapılan yüzde 36’lık zammı ekleyin.
2022 için dile getirilen binlerce iyi niyet dileği, yılın ilk sabahında çöpe atıldı.
Artık eminim.
İktidar edenler el ele vermişler, kendilerine verilen kamuoyu desteğinin azalmasının intikamını alıyorlar bu milletten.
Sayın Cumhurbaşkanı, yılın son günü muhalefete yönelik duygularını sıralamıştı zaten.
Neler söylemişti, hatırlayalım;
“Cinsi, cibiliyeti bozuk. Siyasi eşkıya, adam değilsin, kalibresi bozuk, faşist, kifayetsiz, zorba.”
Bu tanımlamalar, bir konuşmanın içerisinden seçilmiştir.
Bu konuşmayı yapan ise Cumhurbaşkanıdır.
Daha da acı olanı, bu tanımlamalar sadece Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik değildir, aslında bu milletin çoğunluğuna yöneliktir.
Sonra da çık, siyasi seviye ara.
Sonra da çık, “Sayın Cumhurbaşkanı herkesin Cumhurbaşkanıdır” söylemlerine inan.
Yok arkadaş artık kaniyim.
2022’ye girdik ama çıkacağımızı sanmıyorum.
Böyle bir yönetim anlayışı olur mu? Allah Aşkına.
Ve daha da acı olanı nedir biliyor musunuz?
Necip Fazıl Kısakürek’in söylediği, “Enflasyon faizin piçidir” söylemine iman etmiş bir iktidar var tepemizde.
Biraz incelttiler bu sözü ve ısrarla, “Faiz neden, enflasyon sonuçtur” türküsü söylüyorlar.
Kardeşim, dünyanın hangi ekonomi uzmanına sorarsanız sorun.
Öyle değil.
Tamam faiz kötüdür.
Tamam inmesi gerekir.
Ama senin “İndirdim” demenle inmeeeez.
İnmiyor da görüyorsun.
Pazartesi günü enflasyon rakamları açıklanacak.
Senin indirdim dediğin faizin aksine Aralık Enflasyonu için çift haneli rakamlar telaffuz ediliyor.
Ekonomide istikrar, iktidara güven faizi indirmenin olmazsa olmazlarıdır.
Sonrasında Demokratik standartlar gelir, bilimsel eğitim kurumları inşa etmek gelir, bağımsız bir Adalet’in varlığına inandırmak gelir arkasından.
Kısacası dostlar, yeni yıl için tüm iyi dileklerimiz daha yılın ilk 10 dakikasında bitti, tükendi.
Yılın ilk sabahında karamsarlığımız, umutsuzluğumuz arttı, katmerlendi.
Dün gece saymaya çalıştım.
Hayatımızı doğrudan etkileyen gereksinimlerimizin 21 tanesi zamlandı.
Hem de ne zamlar.
Dolar 18 lira olduğunda benzin 11 lira civarındaydı.
Doları düşürdüler, benzin 12 lira oldu.
Daha bu yaz 3,5 liradan aldığımız LGP 8 liranın üzerinde.
Elektriğe yüzde 150 zam demek, bu millete ‘Kombiden sonra, elektrik düğmesine de dokunmayın’ talimatıdır.
Bu gün Hayrettin Karaman’dan, “Bu zamları iktidar edenler değil Allah yaptırıyor” türünden bir fetva bekliyoruz.
Zira beyinlerini yok ettiğiniz kitle uyanmaya başladı.
İçişleri Bakanının, “Bize bunları Allah yaptırıyor” sözü pek tutmadı.
Yeni bir Fetvaya ihtiyaç var, uyuşturcu dozu yükseğinden.